Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5403 E. , 2024/7474 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5403 Karar No : 2024/7474 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği ( ...Yakası ... Dairesi Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili,…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5403 E. , 2024/7474 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5403 Karar No : 2024/7474 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği ( ...Yakası ... Dairesi Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Adalar ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazın önünde yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın 475,00 m²'lik kısmının plaj (güneşlenme yeri) olarak kullanılmak suretiyle davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 26/08/2015 - 13/09/2017 tarihleri arasındaki dönem için 181.686,11-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu görülen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan taşınmazı 26/08/2015 - 13/09/2017 tarihleri arasında işgal etmesi nedeniyle ödemesi gereken ecrimisil bedelinin 68.156,00-TL olması karşısında, dava konusu ecrimisil ihbarnamesi ile ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin 113.530,11-TL'lik kısmının iptaline, 68.156,00-TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; ecrimisilin işgal nedeniyle alınan bir tazminat olduğu, ecrimisil tutarının hesaplanmasında taşınmazın, mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı, elde edilen gelir ve taşınmazın kullanıcısına katkısı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, ecrimisilin fahiş olduğu iddiasının emsal bir taşınmaza göre değerlendirilmesi yolunun seçilmesi ve bu emsalin taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan nitelikte olması gerektiği kuşkusuz olup, genel bir verginin matrahını oluşturan, binanın, arsanın, arazinin değerini esas alıp, bu nedenle taşınmazın kullanım niteliğini, diğer bir ifadeyle malikine sağladığı, sağlayabileceği ekonomik faydayı dikkate almayan vergi değerinin, tek başına ecrimisilin belirlenmesinde ölçüt olamayacağı, nitekim 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre, bina ve arazi vergisinin matrahı, binanın ve arazinin bu Kanun hükümlerine göre tesbit olunan vergi değeri olup, Kanun'un 29. maddesine göre, vergi değerinin arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre hesaplanmasının öngörüldüğü, bu haliyle, İdare Mahkemesince ecrimisil işleminin hukuka uygunluğunun denetiminde hükme esas alınan bilirkişi raporu gözetilerek karar verilmesi usule ve hukuka uygun olup, davalı idarenin işgal edilen taşınmazın cephesinin bulunduğu sokağa göre ve işgalin ticari kullanım amacını taşıdığından hareketle emlak vergisi değerinin %5'ini esas alınarak ecrimisil belirlediği için başkaca bir teknik ve hukuki incelemeye tabi tutulmadan davanın reddi gerekmediğinden, tarafların istinaf başvurularının belirtilen açıklama ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 13/09/2017 tarihli taşınmaz tespit tutanağıyla davacının, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazı fuzulen işgal ettiğinin belirlenmesi üzerine, aynı nitelikteki taşınmazlar için belirlenen bedeller esas alınarak ecrimisilin hesaplandığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin 1. fıkrasında, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanun'un 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisilin isteneceği, ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmeyeceği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir. 2886 sayılı Kanun’un 74. maddesine istinaden çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, "ecrimisil", Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminat; "fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." 5. fıkrasında ise, "Emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler için ecrimisil tespit ve takdirinde, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değeri dikkate alınır." hükmü yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" kuralı yer almaktadır. Bakılan uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından, söz konusu taşınmazın plaj olarak ticari amaçla kullanılması nedeniyle bulunduğu yer emlak vergi değerlerinin %5'i belirlendikten sonra bu bedel üzerinden ecrimisil birim değeri tespit edilerek kıymet takdirinin yapıldığı; Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda ise, fuzulen işgal edilen alanın, davacı tarafından plaj ve güneşlenme alanı olarak tasarruf edildiği, işgal edilen alanın niteliği, yüzölçümü, konumu, ticari sirkülasyonu, mevkii, işgal alanı, taşınmazın işgal şekli, işgalle elde edilen ekonomik fayda ve gelirler, aynı nitelikteki emsal kira ve ecrimisil bedelleri, bölgede ecrimisil miktarını etkileyecek diğer ekonomik faktörlerin dikkate alınarak değer hesabının yapıldığı, taşınmazın kullanımının taşınmaz tespit tutanağında 15 Haziran – 15 Eylül arasını (plaj alanı olarak kullanılması nedeniyle) kapsadığının belirtildiği, bölgede ilgili dönemlerde denize girildiği ve ticari olarak kullanıldığının bilindiği, ancak diğer tarihlerde taşınmazın ticari kullanımı olmadığı için yaz döneminde takdir edilen ecrimisil bedeli kadar değer takdir edilmediği, bu nedenle ecrimisil bedeli hesaplanırken bu durumun da dikkate alındığı, söz konusu taşınmazın işgalin olduğu 26/08/2015 - 13/09/2017 döneminde yeniden değerleme oranına göre 68.156,00-TL ecrimisil getirisi olabileceğinin hesaplandığı, belirlenen bedel (68.156,00-TL) ile dava konusu işlemde belirlenen (181.686,11-TL ) bedel arasındaki (113.530,11-TL) farkın hesaplama döneminde ticari kullanım ile ticari olmayan kullanım ayrımı yapılmadığından kaynaklandığı yönünde tespitlere yer verildiği, İdare Mahkemesince anılan bilirkişi raporu dikkate alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verildiği, davalı idarece yapılan istinaf başvusu üzerine Bölge İdare Mahkemesince istinaf isteminin açıklamalı olarak reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 5. fıkrasında emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar için ecrimisil tespit ve takdirinde, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metrekare birim değerinin dikkate alınacağı belirtilmiş olup, emsal alınan taşınmaz, davaya konu taşınmaza olan yakınlığı, kullanım durumu ve konumu gibi diğer unsurlarıyla birlikte değerlendirilmek suretiyle ecrimisil bedeli yönünden karar verilmesi gerektiği açıktır. 336 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliği'ne göre en yakın taşınmazın emlak vergi değerinin dikkate alınması gerektiği, bunun da davacıya ait ve işgal edilen alanı kullanan parselin emlak vergi değeri olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan; İdare Mahkemesince karar verilirken, ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmazın plaj olarak işgal edilmesi nedeniyle sadece turizm sezonunda aktif olarak kullanıldığından bahisle ecrimisil bedeli hesaplanmışsa da, davacının işgalinin tüm yıl devam etmesi nedeniyle ecrimisil bedelinin tüm yıla ilişkin yapılacağı açıktır. Bu durumda, gerekirse ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle, emsal kira bedellerinin yanında, anılan taşınmazın davacı tarafından tüm yıl boyunca ticari faaliyet amacıyla kullanıldığı da dikkate alınarak, ecrimisil bedelinin emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğinden, Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yönündeki temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.