10. Hukuk Dairesi 2022/14495 E. , 2023/7483 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2770 E., 2022/1383 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/741 E., 2019/691 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar, davalı ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliğ
**10. Hukuk Dairesi 2022/14495 E. , 2023/7483 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2770 E., 2022/1383 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/741 E., 2019/691 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar, davalı ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliği A.Ş. ve daval...Tahliye Liman Hizmetleri İnş. San. ve Tic. Limited şirket vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince davalılar ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliği A.Ş. ve Mollaoğlu... Liman Hizmetleri İnş. San. ve Tic. Limited şirket vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar , davalı ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliği A.Ş. ve davalı Mollaoğlu... Liman Hizmetleri İnş. San. ve Tic. Limited şirket vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin murisi ...'ın MMK Metalürji A.Ş.’nin taşeron firması olan Mollaoğlu... Liman Hizmetleri Nakliye Müteahhitlik İnş. Taah. İşleri Tic. San. Ltd. Şti.’nde sigortalı işçi olarak çalıştığını, muris ...'ın 30.06.2015 tarihinde MMK Metalürji A.Ş. liman sahasında çalışmakta iken davalı MMK Metalürji A.Ş. çalışanı davalı ... kontrolündeki forklift olarak adlandırılan iş makinesinin geri manevra yaparken çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybettiğini, eşinin ve aynı çatı altında birlikte yaşadığı boşanmış kızı ve torununun desteği olduğunu beyanla ... adına 1.000,00 TL maddi tazminatın, 250.000,00 TL manevi tazminatın, ... adına 1.000,00 TL maddi tazminatın, 150.000,00 TL manevi tazminatın ve ... adına 1.000,00 TL maddi tazminatın 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Mollaoğlu... Liman Hiz. Nak. Müt. İnş. Taah. İşl. Tic. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların eşi ve babaları olan işçinin dava konusu kazaya, öncelikle kendi bağışlanamaz kusuru ve ...’nin işçisi forklift operatörü ...’in ağır ihmal ve kusuru nedeniyle uğradığını bu olayda kazaya kusuruyla neden olan forklift operatörü ...'in, ...’nin işçisi olduğunu bu nedenle davanın müvekkili şirket açısından reddinin gerektiğini ve müvekkili şirketin hiçbir kusur ve ihmalinin olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduğunu, müvekkilinin MMK Metalürji isimli şirkette Forklift operatörü olarak çalıştığını, olay günü kullanmış olduğu makinanın beko aparatını ambara geri geri manevra yaparak götürdüğünü, kullanmış olduğu forkliftin ağırlığı ve çalışma şartları gereği ortalama hızının 5-10 Km'yi geçmediğini, geri manevra yaptığı sırada makina üzerinde bulunan bütün uyarı sistemleri (siren, geri vites sesi ve diğer uyarılar) çalışmakla beraber müvekkilinin kornasına da basarak malzemeyi taşıdığını, bu sırada normalde sapancı ve işaretçi olarak çalışan müteveffanın forklifti fark etmediği için kazaya neden olduğunu ve müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. 3.Davalı ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliği A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduğunu, müteveffanın MMK Metalürji isimli şirketin işçisi olmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında alt üst işveren ilişkinin olmadığını ve her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ve davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; 1-Davanın kısmen kabulüne, Maddi Tazminat Yönünden ... yönünden toplam 71.407,68 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatın olay tarihi olan 30.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine, Dilek Demirsaban ve ... yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine Manevi Tazminat Yönünden Fatma Derirsaban yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.06.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine Dilek Demirsaban yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.06.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine ... yönünden manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar, davalı ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliği A.Ş. ve daval...Tahliye Liman Hizmetleri İnş. San. ve Tic. Limited şirket vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin iş kazası nedeni ile kusuru olmadığını, davacılar Ceren ile Dilek açısından dava dilekçesindeki nedenlerle maddi tazminat talebinin kabulü gerektiğini, torun Ceren açısından da manevi zararın oluşması nedeni ile kabulü gerektiği halde hatalı şekilde reddine karar verildiğini ve davacı ... açısından hesaplanan maddi tazminat miktarına itirazla istinaf yoluna başvurmuştur. 2.Davalı ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliği A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffanın diğer şirket çalışanı olduğunu, husumet itirazı nedeni ile davanın reddi gerektiğini, keşif yapılarak kusur oranının tespitinin gerektiğini, kusura itirazla davacıların maddi zararının SGK tarafından karşılandığını, hesap raporları arasında çelişki olduğunu, maddi tazminat tutarına kaza tarihi değil ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, cevap dilekçesindeki nedenlerle davanın reddi gerektiğini öne sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. 3.Davalı Mollaoğlu... Liman Hizmetleri İnş. San. ve Tic. Limited Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusura itirazla hesaplanan maddi tazminatın çelişkili ve hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu, cevap dilekçesindeki nedenlerle davanın reddi gerektiğini öne sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. Ayrıca davalı vekili 27.02.2020 tarihli talep dilekçesi ile 31 KDH 70, 31 Z 7410,31 TD 656 plakalı araçlar üzerindeki tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; SGK kayıtları, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre 30.06.2015 tarihinde MMK Metalürji limanında 1-8 nolu rıhtım arasında forklift operatörü olan davalı ...’in forklift bıçağı üzerine beko aparatını alıp geri geri ambara götürürken, müteveffa Aziz Demirsabanın tır ve kamyonların manevralarını yönlendirme işini yapması sırasında forkliftin geri geri gelirken arkası forklifte dönük olan ...'ı fark etmeyerek çarpması sonucu meydana gelen kazada ...’ın hayatını kaybettiği, SGK soruşturma raporuna göre; olayın iş kazası olduğu, kazanın meydana gelmesinde asıl işveren ... A.Ş.’nin %25 oranında; altı işveren Mollaoğlu Tahmil Ltd.Şti’nin %25 oranında kusurlu olduğu ve işverenler hakkında 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 76/4 ncü maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği, üçüncü şahıs ...’in %40 oranında kusurlu olduğu ve hakkında 5510 sayılı Kanun'un 21/4 ve 76/6’ncü maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği ve kazazede Aziz Debirsaban’ın %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece alınan iş güvenliği alanında uzman 3'lü heyet bilirkişi raporuna göre; davalı MMK Metalürji A.Ş.' nin %25 oranında kusurlu olduğu, davalı Mollaoğlu... Liman Hiz. Nak. Müt. İnş. Taah. İşi. Tic.'in %25 oranında kusurlu olduğu, davalı ...' in %40 oranında kusurlu olduğu, Müteveffa ...' ın %10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ve kusur raporları arasında bir çelişkinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgilere göre, davacı ...’in ev hanımı olduğu, eşinden boşanmış olup herhangi bir işte çalışmadığı, babasından yaklaşık 300,00 TL emekli maaşı aldığı, annesi ve kızı ile birlikte yaşadığı, kız çocuklarının köyde oturmaları halinde 18, kentte oturmaları durumunda ise 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının ise 18 yaşına kadar destek görecekleri ancak çocukların içinde bulundukları koşullara göre, yüksek öğrenim görebileceklerinin kabulünün gerektiği hallerde 25 yaşına kadar destekten yararlandırılmaları yönündeki içtihatlar dikkate alındığında davacının genel karine 22 destek yaşını aşan kız çocuğunun destek almasını gerektirir durumun varlığının ispatlanması gerektiğinden ve bu yönde bir ispat bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı müteveffanın torunu olan Ceren yönünden de, tazminat hukuku genel ilkeleri çerçevesinde düzenli ve sürekli fiili destek durumunun mevcut olması veya ileride bu ilişkinin kurulacağının kuvvetle muhtemel olması, müteveffanın bakma gücüne haiz ve destek talep edenin ise bakılma ihtiyacı içerisinde olması ve yukarıda Dilek Demirsaban yönünden yapılan açıklamalar da belirtilen hususların geçerli olması gerektiği, dosya kapsamına göre bu yönde ispat gerçekleşmediğinden maddi ve manevi tazminat talebinin reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, 14.06.2019 tarihli Aktüerya bilirkişi raporundaki hesaplamaların denetime elverişli olduğu, açıklanan nedenlerle davacılar ile davalıların istinaf talebinin reddi gerektiği, manevi tazminat miktarı açısından istinaf talebinin yapılan değerlendirilmesinde; kabul edilen manevi tazminat miktarının kaza tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumları ile hakkaniyet ilkeleri birlikte değerlendirildiğinde düşük olarak belirlendiği, bu itibarla manevi tazminat miktarının davacı ... açısından 75.000,00 TL, davacı ... açısından ise 50.000,00 TL olarak belirlenmesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davalıların bu yöndeki istinaf talebinin reddi ile davacıların istinaf talebinin kabulü gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar vermiş olmasına rağmen davalılar lehine bu talep tümden reddedilmiş gibi değerlendirme yaptığı ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.750,00 TL maktu vekalet ücretine hatalı olarak hükmettiği, ancak kararın bu kısmı davalı tarafça istinaf edilmediği ve davacı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu için Daire tarafından yeniden oluşturulan kararda da davalılar lehine reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine değil, maktu 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle; A- 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/b-2 maddesi gereğince ... 1. İş Mahkemesinin 28.11.2019 tarih, 2015/741 Esas ve 2019/691 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 3-Davanın kısmen kabul kısmen reddine: Maddi Tazminat Yönünden; a)Davacı ... yönünden toplam 71.407,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30.06.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, b)Davacılar Dilek Demirsaban ve ... yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine Manevi Tazminat Yönünden; a)Davacı ... yönünden 75.000,00 TL manevi tazminatın 30.06.2015 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine b)Davacı ... Demirsaban yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın 30.06.2015 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine c)Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar , davalı ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliği A.Ş. ve daval...Tahliye Liman Hizmetleri İnş. San. ve Tic. Limited şirket vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliği AŞ. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı Mollaoğlu... Liman Hizmetleri İnş. San. ve Tic. Limited Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe C.A. Davacılar, davalı ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliği A.Ş. ve daval...Tahliye Liman Hizmetleri İnş. San. ve Tic. Limited şirketi vekillerinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 inci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. HMK 362/2 inci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir” HMK 366 ıncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ıncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir. Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davacılar , davalı ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliği A.Ş. ve daval...Tahliye Liman Hizmetleri İnş. San. ve Tic. Limited şirket vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. C.B. Davacılar, davalı ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliği A.Ş. ve daval...Tahliye Liman Hizmetleri İnş. San. ve Tic. Limited şirket vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası nedeniyle vefat etmesi sonucu yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 inci, 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliği A.Ş. ve daval...Tahliye Liman Hizmetleri İnş. San. ve Tic. Limited şirketi vekillerinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. 3.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. 4.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) 5.Somut olayda davacı ...‘in müteveffanın torunu olduğu, müteveffa ile aynı evde yaşadığı ve bu olay nedeniyle manevi acı, elem ve ızdırap duyacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle torun Ceren hakkında bir miktar manevi tazminata karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 6.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 7. O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar, davalı ... San. Tic. ve Liman İşletmeciliği A.Ş. ve daval...Tahliye Liman Hizmetleri İnş. San. ve Tic. Limited şirketi vekillerinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililerden alınmasına, 3. Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.