Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 01/11/2011 tarihinde Kartal'da ... bayisi olarak faaliyete geçerek "... Stratejik Lokasyonlar İşletmeci Bayi Sözleşmesi" imzaladığını, müvekkilinin başarılı çalışmaları nedeniyle davalı şirketin müvekkiline ... Caddesi'nde de bayilik verdiğini, 01/11/2013 tarihinde başka bir "... Stratejik Lokasyonlar İşletmeci Bayi Sözleşmesi"nin imzalandığını, sonrasında ... birleşmesi nedeniyle tüm davalılar ile müvekkili arasında 08/12/2015 tarihin
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin acentesi olan davalı/borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den olan alacağını tahsil etmek amacıyla; ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ancak taraflarınca başlatılan takibe, davalı/borçlu tarafından sadece borcun tahsilini geciktirmek amacıyla ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini, bu nedenle alacaklarının tahsilini sağlamak adına; işbu davayı açmak ve davalı/borçlunun yapmış olduğu itirazın iptalini talep etmek zarureti hasıl olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında sözleşmesel bir acentelik ilişkisi bulunduğunu, acentelik sözleşmesindeki yetki anlaşmasına göre İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı/borçlu şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan 07.03.2009 tarihli "Satış Acenteliği Sözleşmesi" uyarınca; ihtilaf halinde İstanbul Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığını, nitekim sözleşmenin 12. Maddesi aynen; "UYGULANACAK MEVZUAT VE YETKİ Bu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda Türk Hukuku uygulanır. İhtilaf halinde yetkili merci, İstanbul mahkemeleri ve icra daireleridir." denildiğini, davanın her iki tarafının da TTK uyarınca tacir sıfatına haiz olduğu göz önüne alındığında; yetkiye sözleşmesinin muteber olacağının sabit olduğunu, müvekkili şirket ile davalı/borçlu arasında sözleşmesel bir acentelik ilişkisi bulunduğunun sabit olup, davalı/borçlunun da bu meyanda bir itirazı bulunmadığını, taraflar arasındaki acentelik ilişkisi gereği davalı/borçlu şirketin, müvekkili şirketin biletlerinin satışında görev alacak ve kendisinin sattığı bilet bedelleriyle birlikte "hizmet ücreti"ni yine yolculardan tahsil edeceğini, davalı/borçlu şirketin 2018 yılı içerisinde yaptığı bilet satışlarının, davalının ağır kusuru veya kastı nedeniyle tahsil edilemediğini, nitekim bilet satışının yapıldığı kredi kartlarıyla ilgili gelen harcama şikayetleri neticesinde ilgili bilet bedellerinin, kart sahiplerine iade edilmek zorunda kalındığını, ancak yolcular adına biletleri düzenleyen müvekkilinin bu sebeple zarara uğradığını, davalı tarafın, kredi kartı kanalıyla gerçekleştirdiği satış bedellerinin çoğuna dair "fraud" (sahtekarlık/dolandırıcılık) şikayetleri yapıldığını ve söz konusu şikayetler üzerinde ilgili bedeller, kart sahiplerine geri ödenmiş olduğunu, bu noktada müvekkili şirketin bedelini tahsil edemediği halde yolculara satılan biletler nedeniyle zarara uğradığını, davalı/borçlu şirketin ise acentelik sözleşmesinin;"ACENTE, kredi kartını kabul ederken, kimlik kontrolü yapmak ve sistem üzerinden satışı gösteren makbuzu müşteriye imzalatmak ve ıslak imzası bulunan makbuzu ve diğer evrakları ...'un talep etmesi halinde teslim etmek zorundadır. Aksi takdirde sorumluluk ACENTE'ye aittir." şeklindeki 8/f maddesine aykırı davranarak, müvekkili şirketin uğradığı zarara doğrudan sebebiyet verdiğini ayrıca davalının, acentelik ilişkisinin sona erdirilene kadar Ocak 2018 - Mayıs 2018 ayları arasında yoğun olarak şikayet alan işlemleri, ceza yargılamasına konu edilebilecek nitelikte olup; davalı hakkındaki her türlü şikayet haklarının saklı olduğunu, müvekkili şirketin biletleri, ... (uluslararası hava taşımacıları birliği) tarafından sunulan bsp (bank settlement plan) sistemi üzerinden yapıldığını ve satılan biletlerin kayıtları da işbu sistemde tutulduğunu, müvekkili şirketin acenteleri tarafından yapılan tüm bilet satışları, ... üzerinden yapılmadığını, yapılan satışlar hakkında herhangi bir şikayet, hata vb. nedenle bilet bedelinin tahsil edilememesi durumunda müvekkil şirketin acente hakkında ... ( ... ) (Acente Borç Kaydı) oluşturduğunu, ... kayıtlarında biletin numarası, biletin alındığı kredi kartı numarası, bilet bedeli ve sair hususlar bulunmakta olup; bu kayıtların taraflar arasında bir nevi cari hesap vasfına haiz olduğunun sabit olduğunu, davalının kredi kartıyla sattığı ve Müvekkil Şirketin tahsil edemediği biletlerin bedeli toplamının 217.242,79 - TL olduğunu, bu bedelin 173.046,00 - TL'si için Müvekkili Şirket tarafından ... düzenlendiğini ancak davalı acentenin müvekkili şirketi zarara uğratan işlemlerinden dolayı acentelik ilişkisi sona erdirildiği için 44.196,79 - TL'lik kısım için ... düzenlenemediğini, müvekkil şirketin ... düzenleyemediği 44.196,79 - TL'lik zararının kaynağı olan biletler, kart bilgileri ve sair hususların yer aldığı listenin de dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı/borçlu acente ile müvekkili şirket arasında yapılan yazışmalarda; davalı/borçlunun, borcu kabul ettiğinin görüldüğünü, dolayısıyla icra dosyasına "borcun olmadığına" dair yapılan itiraz kötü niyetli ve asılsız olduğunu belirterek açıklanan nedenler ile davalı tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin aynen devamına, takip konusu alacaklarının hüküm altına alınmasına, takibe konu borç miktarının %20'sinden aşağı olmayacak şekilde davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.