11. Hukuk Dairesi 2017/302 E. , 2018/2701 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/02/2016 tarih ve 2015/18-2016/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm…
**11. Hukuk Dairesi 2017/302 E. , 2018/2701 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/02/2016 tarih ve 2015/18-2016/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalının özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS)” akdedildiğini, anılan sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü sırada enerji nakil hattından çıkan yangın nedeniyle oluşan zararın tazmini istemiyle .... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde müvekkili aleyhine açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve davaya istinaden müvekkilinin icra dosyasına ve temyiz harç ve masrafları olarak toplam 497.079,15 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini ve İHDS hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, ayrıca davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; rucü talebine konu ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/277 esas sayılı dosyasında davalılar arasında B... ve ...'ın da bulunduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan değerlendirmede davalıların kusurlarının tartışıldığı ve olayda B...'ın kusurlu olduğu kabul edilip ...'ın ise kusursuz kabul edildiği, bu kabule göre karar verildiği ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu hüküm ve bu hükümle birlikte tartışılan kusurun aynı davada taraf sıfatları bulunan B... ve ... için kesin hüküm niteliğinde olduğu, kabul edilen kusur oranının ise işbu davada kesin delil niteliğine haiz olup, artık yeniden kusur oranı tartışmasına girilmesinin mümkün olmadığı, ... ve B... arasındaki kusurun tartışılıp karara bağlandığı ve olayda ...'ın kusursuz olduğunun tespitinin yapıldığı için bu delilin ancak yargılama iadesi yoluyla yeniden tartışmaya açılabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.