8. Hukuk Dairesi 2021/12545 E. , 2023/5217 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/33 E., 2019/85 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine kar…
**8. Hukuk Dairesi 2021/12545 E. , 2023/5217 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/33 E., 2019/85 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili 22.07.2013 havale tarihli dilekçesi ile Ilgaz ilçesi Kazancı Köyünde bulunan 101 ada 1 parsel ... taşınmazın eski tapu kaydı ile kendisine ait olduğunu, evvelden beri kendi kullanımında olduğunu ve ormanla ilgisinin bulunmadığını belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve 2013/96 Esas, 2015/38 Karar ... kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.02.2017 tarih ve 2017/507 Esas - 2017/573 Karar ... ilamı ile "1) Dava, 101 ada 1 parsel ... taşınmazın tapusunun iptali ve davacı adına tescil talebiyle Orman Yönetimi aleyhine açılmıştır. Kural olarak; davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) hakkın malikine, davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) ise o hakka uymakla yükümlü olan kişiye aittir. Gayrimenkul mülkiyetine ilişkin davalarda davalı sıfatı dava tarihinde taşınmaz maliki olan kişiye (tapu sicilinde malik olarak yazılı olan kişiye) aittir. Husumet konusu, kamu düzenine ilişkin olup, HUMK'nın 187 ve HMK'nın 116. maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her safhasında ileri sürülebilir ve mahkemece de doğrudan doğruya (re'sen) gözönünde tutulur. Ormanların mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkı ise Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğundan, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurularak Hazine de davaya dahil ettirilerek taraf teşkili sağlanmalıdır. Bu husus gözetilmeyerek davaya devamla yalnızca Orman Yönetimi aleyhine hüküm kurulması uygun görülmemiştir. 2) Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 11/04/1968 tarih ve 9 sıra numaralı tapu kaydı ile 11/04/1968 tarih, cilt 80 ve sayfa 85 numaralı tapu kayıtlarının oluşumundan itibaren tüm geldi ve gittileri ile bulunduğu yerden getirtilmesi, bu tapu kayıtlarının kadastro çalışmalarında revizyon görüp görmediğinin tespiti, revizyon görmüş ise ilgili kadastro tespit tutanaklarının örneklerinin temini, kesinleşen tutanaklara ait tapu kayıt örneklerinin, davalı olan tutanakların ise ilgili dava dosyalarının bulundukları yerden getirtilmesi, yapılacak olan keşifte yerel bilirkişi ve tanıklar huzuruyla davacının dayandığı bu tapu kayıtlarının uygulanması ve tapu kayıtlarının davacının dava konusu ettiği böülmlere uyup uymadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen bölümde davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığı B harfi ile gösterilen bölümün ise orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığını ve tapulu olduklarını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıkları ve davacının dayandığı tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadıklarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun) 3402 ... Kadastro Kanunu (3402 ... Kanun). 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 225,45 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.