11. Ceza Dairesi 2012/22848 E. , 2013/11577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, yasal defter ve belgeleri gizlemek HÜKÜM : 1-213 sayılı VUK 359/a-2., 5237 sayılı TCK.nun 62, 51. maddesi gereğince erteli 5 ay hapis cezası. 1-Sanık müdafiinin '2002-2003-2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek' suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itrazlarının incelenmesinde; Bursa Vergi Dairesi Başkanlığının 29.08.2007 tarihli mütalaası ve ekin
**11. Ceza Dairesi 2012/22848 E. , 2013/11577 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, yasal defter ve belgeleri gizlemek HÜKÜM : 1-213 sayılı VUK 359/a-2., 5237 sayılı TCK.nun 62, 51. maddesi gereğince erteli 5 ay hapis cezası. 1-Sanık müdafiinin '2002-2003-2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek' suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itrazlarının incelenmesinde; Bursa Vergi Dairesi Başkanlığının 29.08.2007 tarihli mütalaası ve ekindeki suç raporunda; 2002 takvim yılında sahte fatura kullanıldığının bildirilmiş olmasına rağmen anılan takvim yılına yönelik 'sahte fatura düzenlemek' suçundan dava açıldığı ancak zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen '2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden iddianame tarihine kadar gerçekleştiği ve her takvim yılı içerisinde işlenen sahte fatura düzenlemek fiillerinin ayrı ayrı suçları oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde tek hüküm kurulması, Yasaya aykırı olup, sanığa yüklenen “2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 2-Sanık müdafiinin 'yasal defter ve belgeleri gizlemek' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 2002-2003-2004 takvim yıllarına ilişkin defter ve belgelerini vergi incelemesine esas olmak üzere merciine teslim etmediğinden bahisle eylemine uyan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılan sanık hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarında somut bir zarara yer verilmediği, ancak defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesinden dolayı, geçmiş dönemlere ilişkin vergi beyanları yeniden hesaplanmak suretiyle, bu vergiler tarh edilerek, bunlara bağlı bir kısım cezalara hükmedildiği, bir başka ifade ile tarh edilen bu vergi ve cezaların eylemden doğan zarar niteliğinde bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Şu halde sabıkası da bulunmayan sanık hakkında "defter ve belgeleri gizlemek" eylemi nedeniyle CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına engel oluşturabilecek somut bir zararın meydana geldiğinin kanıtlanamadığı cihetle, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 08.02.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik CMK'nun 231. maddesinin zarar giderilmediğinden bahisle uygulanmaması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.