(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6581 E. , 2008/7879 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 12.06.2002 gününde verilen dilekçe ile Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayalı temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve iç
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6581 E. , 2008/7879 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 12.06.2002 gününde verilen dilekçe ile Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayalı temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davacıların tapu ile malik olduğu 342 ada 67 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılan binanın davalı adına kayıtlı 342 ada 23 parsele taşan kısmının Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayanılarak temliken tescil istemiyle açılmıştır. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 18.02.2002 tarihli fen bilirkişileri raporunda kırmızı renkle boyalı 0,84 m2’lik kısmın davalıya ait 23 parselden iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yasal ayrıcalıklar dışında, Türk Medeni Kanunu’nun 684/1 ve 718/2 maddelerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf ... o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. Bunun ayrıcalıklarından birisi de Türk Medeni Kanunun 725. maddesinde düzenlenmiş olup, madde hükmü; "Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmaz bütünleyici parça olur. Böyle bir irtifak ... yoksa, zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, ... yapıyı iyi niyetle yapan kimse uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak ... kurulmasının veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının kendisine devrini isteyebilir." şeklindedir. Böylece arazi ile muhdesat arasındaki bağlantı kesilmiş ve koşulların oluşması halinde ise, bina sahibine ayrılmaz parça niteliğindeki ... yapı için üzerinde bulunduğu tapulu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 725. maddesi hükmünden açıkça anlaşıldığı üzere, taşınmaz mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin Türk Medeni Kanunun 3. maddesinde hükme bağlanan subjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşın bilebilecek durumda olmamasını, ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder. Malzeme malikinin tescil istemi ile açtığı davada iyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Ne var ki, 14.02.1951 tarih 17/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan malzeme sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü, bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. Ayrıca iyiniyet inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmelidir. Somut olayda, davadan önce ve inşaat başlangıcında davalı tarafından 29.08.2001 tarihinde 2001/252 E. sayılı dava dosyasında davacılar aleyhine el atmanın önlenmesi davası açılmış buna rağmen davacılar inşaata devam etmişlerdir. Bundan ayrı sözü edilen dava sırasında tescile konu inşaatın bitmemiş olduğu Gönen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/141 D.İş E. sayılı 07.09.2001 tarihli tespit zaptından da anlaşılmaktadır. Tescil kararı verilebilmesi için inşaatın başlangıcından bitimine kadar iyi niyetli olunması gerekir. Eldeki dava da bina sahibi davacıların iyiniyetli olmadıkları anlaşılmakla az yukarıda açıklanan Türk Medeni Kanunu 725. madde hükmünden yararlanma olanakları bulunmamaktadır. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.