TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2021 NUMARASI : 2019/955 Esas, 2021/140 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı ol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1534 KARAR NO : 2026/103 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2021 NUMARASI : 2019/955 Esas, 2021/140 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı tarafa fason kesim, dikim, ütü-paket hizmeti vermiş olduğunu, kesilen faturalara karşılık davalı tarafından değişik zamanlarda ödemeler yapılmış olduğunu, ilişkinin cari hesap şeklinde devam ettiğini, müvekkili şirketin fason kesim, dikim ütü paket işlemini yaptığı tüm ürünleri üretim sürecinde davalıdan kaynaklanan gecikmelere rağmen ayıptan ari bir şekilde tam ve eksiksiz olarak teslim etmiş olduğunu, davalının da bu ürünleri teslim almış olduğunu ve herhangi bir ayıp tespit etmediğinden yurt dışına ihraç etmiş olduğunu, cari hesapta oluşan bakiyenin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Bakırköy 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış olduğunu, ancak davalı tarafça haksız bir şekilde itiraz edilmiş olduğunu, beyan ederek; itirazın iptali ile 9.008,30 TL üzerinden takibin devamına, davalının 9.008,30 TL üzerinden %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ile davacı firma arasında fason dikim sözleşmesi imzalanmış olduğunu, cari hesap ilişkisi içerisinde davacının çeşitli tarihlerde süresinde ürünleri teslim etmediğini, ürünlerde kalite farkı ve beden dağılımı hatası söz konusu olduğundan taşıma bedelinin rücu faturası ile iade faturaları kesilerek davacıya yansıtılmış olduğunu, müvekkilinin tanzim etmiş olduğu bu iade ve yansıtma faturaları dahilinde tutulan cari hesap kaydı uyarınca müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, 6361 numaralı siparişlerin, 28.02.2019 tarihinde yurtdışına ihraç edilmek üzere müvekkili şirket depolarından yüklenmesi gerekirken, davacı tarafından 01.03.2019 tarihinde saat 20:30’da geç saatte müvekkili şirketin depolarına teslim edildiğinden, bu şekilde müvekkili şirketin depolarından ancak ertesi gün 02.03.2019 tarihinde tırla yüklenebilmiş olduğunu, bu şekilde ürünlerin yurtdışına 01.03.2019 tarihinde Inditex depolarına saat 17:00’ye kadar teslim edilmesi gerekirken geç teslim söz konusu olduğunu, bu sebeple express tır farkı söz konusu olduğunu, ayrıca davacı tarafından teslim edilen ürünler ile müvekkilinin sipariş ettiği ürünler arasında kalite farkı bulunduğunu, gecikmeden ve kalite farkından dolayı yurt dışı firması tarafından müvekkiline 838,39 Euro bedelli reklamasyon faturası kesilmiş olduğunu, bu sebeple müvekkilin 838,39 Euro’nun o günkü karşılığı olan 5.508,73- TL’lik Reklamasyon farkını 24.04.2019 tarih A seri ... sıra numaralı 5.508,73- TL bedelli “reklamasyon gelirleri - kdvsiz ft:043/19 hıtex 6361 sıp (kaliteden kaldı ve gecikti)” açıklamalı faturayı tanzim ederek davacıya yansıtmış olduğunu, davacıya 236,00 TL bedelli 01.03.2019 tarih A seri ve ... sıra numaralı nakliye gider yansıtması faturası tanzim edilerek yansıtılmış olduğunu, 6242 numaralı sipariş bakımından beden dağılımı hatası ve ürün tesliminde gecikme için yurtdışı firmasından müvekkiline 3.401,76 Euro bedelli reklamasyon faturası kesilmiş olduğunu belirterek; davanın reddine, davacının kötüniyetli olması nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, dava fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı taraf, davalı tarafa vermiş olduğu fason kesim, dikim, ütü-paket hizmeti bedelinin davalı tarafından ödenmediği iddia ettiği, davalı taraf ise, kalite farkı, beden dağılımı hatası ve taşıma bedeli rücu faturaları nedeni ile davacı tarafa borcunun bulunmadığını iddia ettiği, yapılan defter incelemesi ve teknik bilirkişi raporu ile davacının ticari defterlerine göre takip tarihi 07.08.2019 itibariyle davacının davalıdan 9.008,30 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinde davalının davacıya borcunun bulunmadığının tespit edildiği, taraf defterleri arasında yer alan farkın sebebi davalı tarafından düzenlenen geç teslimden kaynaklı nakliye gideri faturası ve reklamasyon faturaları olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesindeki beyanları ve defter kayıtları bir arada değerlendirildiğinde ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davacının ürünleri teslim etmesi gereken tarihi gösteren taraflar arasında düzenlenmiş herhangi bir sözleşme dosyaya sunulmadığı ve davacı tarafın geç teslimat yaptığının kabul edilmediği, davalının geç teslimat yapıldığı iddiası ispata muhtaç olduğu, düzenlenen reklamasyon faturaları yönünden de davacının fason işlem yapmış olduğu ürünlerin ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş herhangi bir tespit raporu da sunulmadığı, bilirkişi incelemesine sunulan 18 adet tişörte bakılarak davacının yaptığı fason kesim, dikim ve ütü paket işleminin ayıplı olduğu sonucuna varılamayacağı gibi teknik bilirkişi incelemesine sunulan bu miktarda üründe hata tespit edilmesinin fire dahilinde olduğu kabul edilmekle davalı tarafın reklamasyon ve nakliye gideri faturalarının davacıya yansıtılamayacağı sonucuna varıldığı ve belirlenebilir alacak yönünden icra inkar tazminatı talebinini kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Bakırköy 14. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında davalının asıl alacak 9.008,30 TL’lik kısma itirazının iptaline, takibin 9.008,30 TL asıl alacak üzerinden devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 1801,66 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV İSTİNAF Davalı vekili istinafında; geç teslime dair mail yazışmaları olduğunu, bilirkişinin ürünlerin ayıplı olduğunu tespit etmesine rağmen, bilirkişinin hatalı rapor verdiğini, ürünlerde hatanın bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen itirazlarının değerlendirilmesi için yeni bir rapor alınmadan, hukuka aykırı rapora göre hüküm verildiğini, itirazları karşılar mahiyette inceleme yapılmaksızın itiraza uğramış bilirkişi raporuna değer vererek sonuca gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebidir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı , davalıya fason kesim dikim işi yaptığını, ürünleri ayıpsız ve eksiksiz teslim ettiğini, davalının yurt dışına ihraç ettiğini, cari hesapta oluşan bakiyenin ödenmemesi üzerine icra takibi yaptıklarını, davalının itirazının haksız olduğunu beyan ederek, itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraflar arasında fason dikim sözleşmesi olduğunu, cari hesap ilişkisi içerisinde davacının zamanında ürün teslimi yapmadığını, ürünlerde kalite farkı ve beden dağılımı hatası olduğunu, müvekkilini de iade fatura keserek davacıya yansıttığını, davacıya borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, davacının geç teslim yaptığına dair dosyaya davalı tarafça bir belge sunulmadığı, ayıp iddialarının bir rapor ile davalı yanca tespit edilmediği, davacı defterlerine göre davacının 9.008,30TL. alacaklı olduğunu, davalının ispat külfetini yerine getiremediği bu sebeple davalının iade faturalarının kabulünün mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya kapsamında alınan ve hükme dayanak yapılan 07.12.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda, 18 adet ürünün hatalı olduğu tespit edildiği, bu hatanın ne tür bir hata, ayıp olduğu hususunun aydınlatılmadığı ve fire olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişinin 18 adet üründeki hatanın ne tür bir ayıp olduğunun belirlemesi ve sonucuna göre 18 adet ürün açısından bir bedel indirimi gerekip gerekmeyeceğinin Mahkemece tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.Davalı vekilince hükme dayanak yapılan 07.12.2020 tarihli bilirkişi raporuna teknik itirazlar ileri sürülmüş olmasına rağmen, mahkemece itirazları karşılayan bir ek ve gereğinde yeni bir rapor alınmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle belirttiğimiz eksikliklerin giderilmesi açısından davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/02/2021 tarih, 2019/955 Esas, 2021/140 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28/01/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.