11. Hukuk Dairesi 2024/1767 E. , 2025/1138 K. MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/541 Esas, 2024/23 Karar vekili Avukat ... KARAR :Ret SAYISI :2019/147 E., 2021/262 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemli olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne…
**11. Hukuk Dairesi 2024/1767 E. , 2025/1138 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/541 Esas, 2024/23 Karar vekili Avukat ... KARAR :Ret SAYISI :2019/147 E., 2021/262 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemli olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;markasının dava dışı Perakende Tic. A.Ş. adına 11.01.2017 tarih 2017/02237, 06.04.2017 tarih 2017/31237 ve 10.08.2017 tarih 2017/71677 numara ile tescil edildiğini, ardından ilgili markaların davacı şirkete devredildiğini, davalı tarafından 207/78938 başvuru numaralı, 08.09.2017 tarihi ile kayıtlı olan "ekru" ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalının daha sonra ismi ile logoyu ve ismi ile logoyu kendisi adına tescil ettirdiğini, davalının ile markalarının müvekkilinin markası ile karıştırılma tehlikesi olduğunu, bu suretle davacının marka haklarına tecavüz edildiğini ileri sürerek davacının markasına tecavüzün durdurulmasına, davalıya ait ve ibareli markalarının hükümsüzlüğüne ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait "ecrou" markasının tüketiciye yansıyan bir ürünü olduğunun tespit edilemediğini, alınan duyumlarda ECROU markasının yurt dışında kullanıldığını, davalının markalarının ise yurt içinde kullanıldığını bu yönüyle karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı tarafça, davalının "ekru" markasından sonra "ekrutex" ve "ekruteks" markalarına itiraz edilmediğini, bu yönüyle davacının kötüniyetli olduğunu, davacının markasının tanınmış bir marka olmadığını, dava konusu markaların anlam, yazılış, okunuş olarak da benzerlik taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, davacının markaları ile davalının markaları arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacının markalarının korumada öncelik ilkesi gereğince tescil edildiği emtia/hizmet sınıflarında korunması gerektiği, davalı kullanımlarının tecavüz oluşturduğu mal ve hizmet sınıflarındaki benzerlik ve karıştırılma ihtimaline binaen yapılan tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalı kullanımlarının, davacıya ait Ecrou ibareli marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, davalının kullanmış olduğu ve tecavüze sebebiyet veren her türlü araç ve gereçlere el konulmasına, davalı şirketin tecavüze sebebiyet verecek şekilde piyasaya sürdüğü eşya, tabela ve internet sitelerinden işbu markanın silinmesine, davalıya ait 2017/78938 numaralı Ekru markasının 35. hizmet sınıfının alt sınıflarında yer alan "perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri." emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, davalıya ait 2018/02607 ve 2018/07498 numaralı Ekru markasının 18. ve 25. emtia sınıflarının tamamı yönünden, 35. hizmet sınıfının alt sınıflarında yer alan " Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamül taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar; çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri; ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri; şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler, malların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler parekende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar ve katalog vb. Diğer yöntemler ile sağlanabilir,)" emtia ve hizmetleri yönünden de kısmen hükümsüzlüğüne, hüküm özetinin ilanına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 20.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.