T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:26/05/2023 Dava Türü:Tazminat (Eser Sözleşmesi-Cezai Şart/Tazminat/Eksik ve Ayıplı İş Bedeli) Dava Tarihi:22/02/2021 Karar Yazım T.:05/02/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yap…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:26/05/2023 Dava Türü:Tazminat (Eser Sözleşmesi-Cezai Şart/Tazminat/Eksik ve Ayıplı İş Bedeli) Dava Tarihi:22/02/2021 Karar Yazım T.:05/02/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA VE BİRLEŞEN DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, davacı ile davalı şirket arasında Serik ilçesi ... mahallesi ... parselde 21/02/2020 tarihli muz serası yapım sözleşmesi imzalandığını, davalının talimatları doğrultusunda işin tamamlandığını ve teslim edildiğini, sözleşmeye göre yapılması gerekenden daha fazla imalat yapıldığını, sözleşme bedelinin ek imalatla birlikte 2.665.956,35 TL olduğunu, yağışlı günlerde ve rüzgarlı günlerde çalışma yapılmasının mümkün olmadığını, pandemi yaşandığını, Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdıklarını, yapılan ek imalat bedelinin belirlendiğini, sözleşmeye göre yapılan işin teşvik belgeli olmasından dolayı KDV muafiyetinin söz konusu olduğunu, KDV talep hakkını saklı tuttuklarını, davalı şirket tarafından Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında tespit talebinde bulunulduğunu, raporda 51.100,00 TL'lik eksik işlerin tespit edildiğini, rapora itiraz ettiklerini, davalının sözleşme bedelini ödeme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, yapılan iş karşılığı yaklaşık %90 oranında ödeme yapılması gerektiğini, davalıdan bakiye 843.456,35 TL alacağının bulunduğunu, davalı tarafın edimini yerine getirmeyen taraf olduğunu, hali hazırda seranın kullanıldığını ve kazanç elde edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin alacak ve faiz talep hakkı saklı kalarak 843.456,35 TL alacağın davalıdan tahsiline, alacağa avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada davacı ... ... A.Ş. vekili açtığı dava ile, davalı şirket ile muz serası yapım sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'nun garantör sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, metrekaresi 73,00 TL olmak üzere 35.000 m2 karşılığı 2.555.000,00 TL sözleşim bedeli olarak kararlaştırıldığını, davalıya 1.822.500,00 TL ödeme yapıldığını, yine davalı şirketin yapmadığı işler sebebiyle üçüncü kişilere yaptırılan işler nedeniyle 104.877,00 TL'lik işin iş bedelinden düşülmek üzere davalıya fatura edildiğini, bu şekilde toplam ödeme tutarının 1.927.377,00 TL olduğunu, belirtildiği gibi davalı şirketin yapmadığı işleri üçüncü kişilerin yaptığını, eksik ve ayıplı işler sebebiyle davalıya fazladan ödemeler yapıldığını, işin sözleşmeye göre 10/04/2020 tarihinde tamamlanmasının kararlaştırıldığını, 22/04/2020 tarihinde davalıya ihtarname çekilerek 30/04/2020 tarihine kadar işin tamamlanması istenerek 3.000,00 TL günlük cezai şart talep edildiğini, davalının ihtara rağmen eksiklikleri gidermediğini, sözleşmenin 24/09/2020 tarihli noter ihtarnamesi ile feshedildiğini, gecikme tarihinden fesih tarihine kadar günlük 3.000,00 TL'den cezai şart talep ettiklerini, mahkemece tespit yaptırdıklarını, işin süresinde tamamlanmaması sebebiyle sezon kaybı, ürün kaybı yaşadıklarını ve zarara uğradıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 100.000,00 TL cezai şartın davalı ... yönünden 10.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere (Islahla 474.000,00 TL); 100.000,00 TL eksik ve ayıplı iş bedelinin davalı ... yönünden şimdilik 10.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere (Islahla 1.128.873,54 TL); 100.000,00 TL sezon, ürün ve pazar kaybı nedeniyle uğranılan zararın davalılardan ... yönünden şimdilik 10.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere (Islahla 405.196,15 TL) 24/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek aylık %5 temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPLAR Davalı vekili cevabında, davacı tarafın süresinde işi bitirmeyip, eksik ve ayıplı bırakması sebebiyle sözleşmeyi feshettiklerini, eksik ve ayıplı işlerin üçüncü kişilere yaptırıldığını, davacıya fazladan ödeme yapıldığını, Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında eksik ve ayıplı işlerin belirlendiğini, davacıya yapılan ödemelerin işin geldiği seviyenin çok üzerinde olduğunu, davacıya sözleşme sebebiyle 1.822.500,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca üçüncü kişilere yaptırılan işler sebebiyle 104.877,00 TL'lik faturaların düzenlendiğini, bu bedelin de ödeme tutarına eklenmesi gerektiğini, davacının temerrüdü nedeniyle eksik ve ayıplı işlerden kaynaklı en az 51.000,00 TL zararlarının mevcut olduğunu, eksik ve ayıplı iş bedeli alacağı, cezai şart ve sezon, ürün kaybı alacaklarının takas ve mahsubunu talep ettiklerini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada davalı ... A.Ş. vekili cevabında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ...'nun sözleşme sebebiyle sorumluluğuna gidilemeyeceğini, TBK 583 vd.maddelerinde yer alan kefalete dair hükümlerin yazılı şekil şartına uygun yapılmaması sebebiyle davalı ...'un sorumlu olmayacağını, kefalet sözleşmesinin yazılı olmaması sebebiyle geçerli olmadığını, davacının sezon ve verim kaybı sebebiyle zarar talebinde bulunduğunu, zararının oluşmadığını, serada tüm montajların yapıldığını, aks ve aksamların yerine oturtulduğunu, birleşen davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince, "...Taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli olduğu görülmüştür. Mahkememizce alınan bilirkişi raporundan sözleşmedeki işin toplam %94,285'inin tamamlandığı, %5,715'inin eksik kaldığı, tamamlanan kısmının bedelinin 2.513.596,35 TL olduğu, eksik kalan kısmın oranının %5,715 olup, bunun 152.360,00 TL olduğu görülmüştür. Buna göre, ödenmeyen imalat bedelinin 691.096,35 TL olduğu (davacı tarafından ödenmeyen imalat bedeli olarak 843.456,35 TL talep edilmiş ise de; yapılan eksik ve imalat bedeli düşüldüğünde bu tutarın 691.096,35 TL) görülmekle asıl dava yönünden bu tutar üzerinden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası yönünden Sözleşmede kararlaştırılan cezai şart niteliği itibariyle 6098 sayılı TBK'nun 179/2. Maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, bu cezanın talep edilebilmesi için eser teslim alınırken anılan cezai isteme hakkının saklı tutulması veya sözleşmede ihtirazi kayda gerek olmaksızın cezai şart istenebileceğine dair bir hüküm bulunması gerekir. Aksi halde ihtirazi kayıt bulunmaksızın eserin teslim alınması durumunda ceza düşer. Sözleşmeye aykırılık halinde aksine hüküm olmadıkça ya sözleşmenin aynen ifası yada seçimlik cezanın ödenmesi istenebilir. Taraflar arasındaki sözleşmede fesih halinde ayrıca cezanında ödeneceğine ilişkin bir hükme yer verilmediğinden ve davacı sözleşmeyi feshettiğinden feshedilen sözleşmeye dayanılarak seçimlik cezanında ödenmesi talep edilemeyeceğinden birleşen dosya davacının cezai şart talebinin tümden reddine karar vermek gerekmiştir. Kar mahrumiyeti yönünden yapılan değerlendirmede ise; Birleşen dosya davacısının sözleşmenin belirtilen sürede birleşen dosya davalısı yüklenici tarafından tamamlanmaması nedeniyle kar kaybına uğradığı ve bunu talep edilebileceği görülmekle bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen tutar olan 405.196,15 TL kar mahrumiyetinin birleşen dosya davalılarından müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir. Birleşen dosya davacısı iş sahibinin eksik ve ayıplı imalat bedeli yönünden talebinin değerlendirilmesin de: Sözleşmenin eser teslim alınmadan feshedildiği, eksik ve ayıplı imalat bedelinin talep edilebilmesinin ön koşulunun eserin teslim alınması olduğu, söz konusu eser teslim alınmaksızın iş sahibi tarafından yapılan sözleşmeden dönme halinde eksik ve ayıplı imalat bedelinin istenilmesi söz konusu olamayacağından bu talep yönü ile de birleşen dosya davacısının eksik ve ayıplı imalat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede: Birleşen dosya davalısı ...'nun sözleşmede yüklenicinin yanında garantör sıfatıyla imzasının bulunduğu görülmüştür. TBK'nun 128. Maddesinde de "Üçüncü bir kişinin fiilinin başkasına karşı üstlenen, bu fiilin gerçekleşmemesinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi mevcuttur. Birleşen dosya davalısı ...'nun gerçek kişi garantör sıfatı bulunmakla TBK'daki Kefalete İlişkin Hükümlerin uygulanması gerektiği, kefalete ilişkin hükümler yönünden geçerlilik şartının bulunduğu görülmekle garantörlük sıfatına göre meydana gelen kar mahrumiyetinden sorumlu olduğunun kabulüne karar..." verilmesi gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 691.096,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı birleşen dosya davacısından tahsili ile davacı birleşen dosya davalısına verilmesine, davacı birleşen dosya davalısının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 405.196,15 TL kar mahrumiyetinin 30/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte birleşen dosya davalılarından müteselsilen tahsili ile davalı birleşen dosya davacısına verilmesine, birleşen dosya davacısının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava, davacı vekili ve davalı vekili tarafından; birleşen dava, birleşen dosya davacısı ... ... A.Ş. vekili ve davalı ... A.Ş. ve ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı/birleşen dosya davalısı vekili, davalı şirketin eksik ödeme yaptığı, eksik imalat söz konusu olmadığı, fazladan imalat yapıldığı, değişik iş tespit dosyasında bu hususun belirlendiği, rapora karşı itirazların dikkate alınmadığı, 20/03/2023 tarihli ek rapor dikkate alınarak eksik imalat bedeli tespiti yapıldığı, 29/01/2021 tarihli tarım sigortaları havuzu tarsim devlet destekli sera sigortası hasar tespit raporunda belirlemeler yapıldığı, bu tespit raporu içeriğinin dikkate alınmadığı, bu raporda seradaki yırtıkların fırtınadan dolayı gerçekleştiğinin belirlendiği, davalının sözleşmede kararlaştırılan şekilde zamanında gerekli ödemeleri yapmadığı, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde davalının zamanında ödeme yapmaması sebebiyle ifadan kaçınma hakkı bulunduğu, sözleşmenin 5. maddesinde ödeme koşullarının belirlendiği, yapılan işe göre sözleşme bedelinin %90'ının ödenmiş olması gerektiği, davalı tarafın 1.822.500,00 TL ödeme yaptığı, bu bedelin de %71,33'e tekabül ettiği, davalı tarafın temerrüde düştüğü gibi nedenlerle asıl davayı; birleşen dava yönünden hatalı karar verildiği, bilirkişi heyetinin Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespitine dayalı olarak rapor düzenlediği, aynı mahkemenin ... D.İş sayılı tespitin değerlendirilmediği, edimini yerine getirmeyen tarafın talepte bulunamayacağı, birleşen davada verilen kararın sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiği, eksik yapıldığı belirtilen imalatların muz ekimine engel teşkil edip etmeyeceğinin araştırılmadığı, yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, hakkaniyet indiriminin de yapılmadığı, davalı ...'nun sorumluluğunun söz konusu olmadığı, kefalete dair hükümlerin kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uygun olarak yapılmaması sebebiyle geçerli olmadığı, adı geçenin garantör sıfatını taşımadığı, birleşen davada reddedilen miktar üzerinden vekalet ücreti verilmesi gerekirken, mahkemece ücreti vekalete hükmedildiği gibi nedenlerle de birleşen davada verilen kararı istinaf etmiştir. Davalı/birleşen dosya davacısı vekili, cevap ve birleşen dosyadaki dava dilekçesini tekrarlar mahiyette beyanda bulunarak işin 50 günlük süre içerisinde tamamlanmadığı, 2 ihtarname çekilerek davalı yüklenicinin uyarıldığı, mahkemece sözleşmeden dönüldüğünden bahisle cezai şart talep edilemeyeceği gerekçesinin hatalı olduğu, sözleşmenin ileriye dönük olarak feshedildiği, sözleşmeden dönüldüğü gerekçesiyle birleşen davada eksik ve ayıplı iş tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, bu hususun asıl davada yapılan değerlendirmeyle çeliştiği, davacı iş sahibinin üçüncü kişilere yaptırdığı işler sebebiyle ödediği bedelin ödeme olarak dikkate alınmamasının ve iş bedelinden düşülmemesinin hatalı olduğu, hüküm altına alınan kar payı tazminatına akdi faiz yerine avans faizi uygulamasının hatalı olduğu, eksik ve ayıplı işlerin tespiti ile sözleşmeye uygun hale getirilmesi için gereken bedellerin tespiti yerine götürü usulü üzerinden eksik ve ayıplı iş bedeli tespitinin hatalı olduğu, işin tamamlanma oranında kullanılan hesaplama yönteminin hatalı olduğu, asıl davada kabul edilen kısım üzerinden harca hükmedilmesi gerekirken tüm harcın davalı şirkete yüklenmesinin hatalı olduğu, hükmün 8.maddesinin neye ilişkin olduğunun açıklanmadığı, bu tutarları kabul etmedikleri, asıl davada reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmediği gibi nedenlerle asıl ve birleşen davada verilen kararları istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Birleşen davada davacı iş sahibi, davalı şirket yüklenici, davalı gerçek kişi ise garantör (üçüncü kişinin fiilini üstlenen) kişidir. Asıl dava bakiye iş bedeli alacağı davası, birleşen dava ise cezai şart, eksik ve ayıplı iş nedeniyle yapılan fazla ödeme ile müspet zararın tazminine ilişkindir. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme 3.1.Taraflar arasında 21/02/2020 tarihli muz serası yapımına ilişkin yazılı sözleşme yapıldığı, işin 10/04/2020 tarihinde tamamlanması ile süresinde teslim edilmemesi halinde günlük 3.000,00 TL cezai şartın kararlaştırıldığı, iş bedelinin m2 birim fiyatı 73,00 TL + KDV olmak üzere 35.000 m2'lik alan için 2.555.000,00 TL + KDV olarak belirlendiği, m2 artışı ya da azalması halinde birim fiyata göre hesaplama yapılacağının kararlaştırıldığı, KDV muafiyet belgesi sunulması halinde KDV ödenmeyeceği ve peşinat olarak %10 ödeme yapılacağı, geri kalan %15'in çekle ödeneceği, kalanın mal sahaya indiğinde %50, yaylar montaj yapıldığında %15, seranın hazır hale getirilip tesliminde %10'unun ödeneceğinin taraflarca kabul edildiği, sözleşmenin davalı iş sahibi ... ... A.Ş.'nin 24/09/2020 tarihli noter ihtarnamesi ile feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. 3.2.Yüklenicinin sözleşmeyle kararlaştırılan sera yapım işini %94,285 oranında tamamladığı anlaşılmaktadır. İş sahibi şirket vekili noterden gönderdiği 24/09/2020 tarihli ihtarnamede daha önce gönderilen ihtarnamede eksik ve ayıplı işlerin giderilmesinin istenilmesine rağmen, bunların giderilmediği, eksik ve ayıplı işlerin iş sahibi şirket tarafından üçüncü kişilere tamamlattırılacağının alacak ve tazminat haklarının saklı olduğunu ifade ederek sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Sözleşme konusu işin sera yapım işi olması da dikkate alındığında, ifanın iş sahibinin kullanımında olan taşınmazda gerçekleştiği ve yapılan işin %94'ü aşan bir oranda tamamlandığı, iş sahibinin de gönderdiği ihtarnamede kalan eksik ve ayıplı işlerin üçüncü kişilere yaptırılacağının açıklanmasına göre, mevcut işin %94,285 oranında yapılarak eksik ve ayıplı olarak ifa edildiğinin ve ihbarnamenin ulaştığı tarih itibariyle sözleşmenin sona erdiğinin kabulü gerekir. 3.3. Sözleşme kısmen ifa ile sona erdiğinden, sözleşmenin feshi tarihi itibariyle iş sahibinin birleşen dosyada talep ettiği gecikme cezası ile diğer alacak ve tazminat taleplerinin incelenerek değerlendirilmesi gerekmektedir. Sözleşme yapılan işte eksik ve kusurlar bulunsa da büyük oranda ifa ile sona erdiğinden şartlarının oluşması durumunda ifada gecikmenin yükleniciden kaynaklanması halinde iş sahibinin cezalı dönemde cezai şart talep etmesi mümkün bulunmaktadır. Bu sebeple mahkemece işin tamamlanmasındaki gecikmenin yükleniciden mi kaynaklandığı, yoksa iş sahibinin ödemelerini geciktirmesinden mi kaynaklandığı belirlenerek, yükleniciden kaynaklandığının tespiti durumunda iş sahibi tarafından gönderilen ihtarnamede belirtilen ve cezalı süre olan 10/04/2020 - 30/04/2020 tarihleri arasındaki dönem için cezai şart alacağı hesabı yapılarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, birleşen dosyada bu hususlar değerlendirilmeden cezai şart talebinin reddedilmesi doğru olmamıştır. 3.4. İş sahibi taraf, birleşen dosyada sezon, ürün ve pazar kaybı nedeniyle uğranılan zararın tazminini istemektedir. Yukarıda da açıklandığı gibi, öncelikle işin tamamlanması ve süresinde tam olarak ifa edilememesinden doğan sorumluluğun hangi taraftan kaynaklandığının belirlenmeli, davalı yükleniciden kaynaklandığının tespiti durumunda birleşen dosyada bu husus karar altına alınması gerekirken, kusurun hangi taraftan kaynaklandığı tartışılıp değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. 3.5. Birleşen dosyada eksik ve ayıplı işlerin üçüncü kişilere yaptırma bedeli talep edilmektedir. Asıl dosyada yüklenicinin hak edişi belirlenirken eksik ve ayıplı işler dışlanarak hesaplama yapıldığından, eksik ve ayıplı iş oranına karşılık gelen miktar yönünden iş sahibinin talepte bulunması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, iş sahibinin sözleşme sona erdikten sonra eksik ve ayıplı işleri üçüncü kişilere yaptırılırken davalıya ödemesi gerekenden daha fazla yapmak durumunda kalacağı ödemelerden kaynaklanan farkı davalıdan talep etmesi mümkündür. Ancak bunun için sözleşmenin sona ermesinde davalı yüklenicinin kusurlu olduğunun belirlenmesi gerekir. Birleşen dosyada yukarıda açıklandığı gibi yüklenicinin kusurlu olup olmadığı araştırılarak kusurlu olmadığının belirlenmesi durumunda şimdiki gibi bu talebin reddi, kusurlu olduğunun belirlenmesi halinde ise, sözleşmenin feshinden sonra eksik ve ayıplı işlerin mümkün olan en kısa sürede (makul süre) aynı şartlarda başka bir yükleniciye mahalli rayice(mahalli rayice KDV ve yüklenici karı dahildir) göre ne kadar bedel ile yaptırılacağı bilirkişiden ek rapor alınarak belirlenmeli, sözleşme koşullarına göre belirlenen eksik ve ayıplı iş bedeli ile işin makul sürede üçüncü kişiye yaptırılması sonucu ödenen eksik ve ayıplı iş bedeli arasındaki farkın iş sahibi lehine hüküm altına alınabileceği hususu değerlendirilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir. 3.6. Kabule göre de, taraflarca yapılan sözleşmenin son hükümler başlıklı kısmında iş sahibinin uğradığı zararlar yönünden zararın doğduğu tarihten itibaren aylık %5 faiz uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Bu husus da değerlendirilerek faize ilişkin karar verilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. 3.7. Yine, mahkemece asıl ve birleşen davada reddedilen kısım yönünden davalı taraf yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmemesi de usul ve yasaya uygun düşmemektedir. 3.8. HMK'nun 297 maddesine göre mahkeme kararının gerekçeli olması gerekmektedir. Mahkemenin gerekçeli kararında asıl dava kısmında yer alan 8 nolu bentte belirlenen 14.569,63 TL ile birleşen dava kısmında yer alan 8 nolu bentte belirlenen 27.678,94 TL'nin neye ilişkin olduğu gerekçede ve hüküm yerinde gösterilmemesi de doğru olmamıştır. 3.9. Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin asıl ve birleşen dosyaya yönelik istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nun 353/1-a/4, 6 maddeleri uyarınca, kararın esası incelenmeksizin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin tümüyle ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine, 3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 05/02/2026 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. ...