(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/3297 E. , 2012/4943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, zayi belgesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava, Dernekler Kanunu'nun 32. maddesi hükmüne göre hasımsız olarak açılmış, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mah
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/3297 E. , 2012/4943 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, zayi belgesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava, Dernekler Kanunu'nun 32. maddesi hükmüne göre hasımsız olarak açılmış, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32/k maddesine göre, dernekler tarafından tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olması şartıyla elde olmayan bir nedenle okunamayacak hale gelmesi veya kaybolması halinde bu hususun öğrenilmesi tarihinden itibaren 15 gün içinde dernek merkezinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinde zayi belgesi almak için dava açma zorunluluğu getirilmiş, bu gereği yerine getirmeyen yöneticilerin cezalandırılacağı açıklanmıştır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382. maddesinde çekişmesiz yargıya tabi işler sayılmış, aynı Kanunun 383. maddesinde ise çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça sulh hukuk mahkemesi olduğu açıklanmıştır.. Zayi belgesinin verilmesini düzenleyen 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32/k maddesinde bu hallerde görev konusunda herhangi bir düzenleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınır. Mahkemece bu hususlar gözetilerek, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu düşünülmeden işin esasının incelenip karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.