Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/1445 E. , 2024/1062 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1445 Karar No : 2024/1062 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Ortaokulunda öğretmen olarak görev yapmakt…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/1445 E. , 2024/1062 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1445 Karar No : 2024/1062 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Ortaokulunda öğretmen olarak görev yapmakta iken davacının görevlendirilmesinin iptal edilmesine ilişkin 27/01/2021 tarihli Kaymakam Oluru'nun iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin gerekçesi olarak, davacı hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyasından yürütülen soruşturma sonucunda iddianame tanzim edilerek ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayısına kayden dava açılmış olmasının gösterildiği, anılan davada Mahkemenin ... gün ve K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundun 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görüldüğünden yasal dayanaklar karşısında, davacının çalışma izninin sonlandırılarak görevlendirmesinin iptal edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza kovuşturmasında, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu karara yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla reddine karar verildiği, ancak istinaf kararının temyiz edildiği, dosyanın Yargıtay'da derdest olduğu ve anılan mahkumiyet kararın kesinleşmediği, buna göre davacının devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine yönelik suçlar yönünden ceza aldığının kabulüne olanak bulunmadığı, bununla birlikte, davacının terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiği, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kontrolündeki dershanelerde çalışma kaydının bulunduğu, örgütün finans kaynağı Bank Asya'da hesap hareketlerinin olduğu, silahlı terör örgütüne üye olmaktan mahkumiyetine ilişkin ceza dosyasında örgütün gizli haberleşme programı bylock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlem ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; ... Ortaokulunda öğretmen olarak görev yapmakta iken davacının görevlendirilmesinin 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunun 4. maddesi uyarınca iptal edilmesine ilişkin ... tarihli ve E:... sayılı Kaymakamlık işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 39. maddesinin 4. fıkrasında " Kurumda görev yapan personelin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izni iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde; özel öğretim kurumlarında görev alacak personelde aranan şartlar arasında; 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile madde metninde sayılan suçlardan ceza alınmamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmamasının yer aldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacı hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçuna istinaden yürütülen ceza yargılamasında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:... , K:... sayılı kararıyla davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği, anılan karar yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E... , K:... sayılı kararıyla düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, dosyanın Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... sayılı esasına kayıtlı olduğu, henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verildiği üzere davacı hakkında devam eden bir ceza kovuşturması bulunmakla birlikte; Anayasa Mahkemesi'nin 28/09/2022 tarih ve E:2022/76, K:2022/112 sayılı kararıyla 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fikrasında yer alan "...veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması..." ibaresinin, anılan fıkrada yer alan "...personelinde..." ve "...anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar..." ibareleri yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacıda da olduğu gibi kimi durumlarda; ilgililer hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında açılmış olan ceza davalarının derdest yani kesinleşmemiş olması durumunda; -velev ki ilk derece ceza mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurmuş olsun- masumiyet karinesi nedeniyle idari yargı mercilerinin söz konusu cezayı dayanak alarak karar vermesi mümkün görülmemektedir. Bununla birlikte, davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olması, 5580 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca göreve son verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle idari yargı mercileri nezdinde açılan davanın görülmesini de engellemeyecektir. Zira, 5580 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan kurum personelinde aranacak şartlar arasında ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibat halleri de sayılmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:... , K:... sayılı kararında; "..sanığın FETÖ/PDY örgütünün gizli haberleşme programı olarak kullanılan Bylock uygulamasını kendi adına kayıtlı ve kendisi tarafından kullanılan ... numaralı GSM hattı üzerinden kullandığının tespit edildiği, bu uygulama ile ilgili olarak bir yazışma içeriğinin tespit edilemediği, ancak HIS kayıtlarının Bylock tespitini doğruladığı dikkate alındığında, sanığın FETÖ/PDY örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kabul edilerek sanık savunmalarına itibar edilmemiş olup eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın Bylock kullandığının tespit edilmesine rağmen yazışma içeriklerinin bulunmadığı bildirilmiş ise de, yukarıda belirtilen teknik raporda da açıklandığı üzere 15/11/2014 tarihinden önce log kayıtlarının bu programın yöneticisi tarafından silinmiş olduğu, MİT tarafından tüm verilerin kurtarılmadığı tespit edildiğinden sanık hakkında bir içerik bulunmamasının sebebinin log kayıtlarının silinmiş olmasından ve tüm verilerin kurtarılmış olmasından kaynaklandığı düşünülmüştür." ifadelerine yer verildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında; ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak gerek ceza yargılamasında elde edilen deliller gerekse dosya muhteviyatında yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisak düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığı hususunun değerlendirilebileceği açıktır. Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince ... Ağır Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararında yer alan tespitlerden yola çıkılarak davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisak düzeyinde bir ilişkisi olduğunu sonucuna varılmış ise de; Mahkemece sadece ceza mahkemesi kararındaki tespitlerin esas alınmasının somut olay bağlamında eksik incelemeyle karar verilmesine neden olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, öncelikle; davalı idareye, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin, bu tespitlere ilişkin bilgi ve belgelerin sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için; Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığına; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Vakıflar Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik verilecek ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir. Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 01/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.