9. Hukuk Dairesi 2011/48634 E. , 2013/32421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (... 1. İŞ) DAVA :Taraflar arasındaki, sır saklama taahhüdü ile rekabet yasağına aykırı davranma nedeniyle cezai şart ile ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi üzerin
**9. Hukuk Dairesi 2011/48634 E. , 2013/32421 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (... 1. İŞ) DAVA :Taraflar arasındaki, sır saklama taahhüdü ile rekabet yasağına aykırı davranma nedeniyle cezai şart ile ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.12.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı şirkette satış geliştirme yöneticisi olarak çalışırken ihbar öneline uymadan işten ayrıldığını, iş sözleşmesi ile mutabakat protokolünde haksız rekabet ve sır saklama mükellefiyetine ilişkin düzenlemeler uyarınca aynı alanda faaliyet gösteren başka GSM şirketlerinde 12 ay boyunca çalışmayacağına ilişkin taahhüdüne aykırı davranarak aynı alanda faaliyette bulunan başka bir şirkette satış geliştirme yöneticiliği yapmaya başladığını ileri sürerek, ihbar tazminatı ile haksız rekabet ve sır saklama mükellefiyetine aykırı hareket etmesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacaklarını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacı işverene karşı haksız rekabetinin söz konusu olmayıp BK.348 madde hükümlerinin uygulanamayacağını, iş sözleşmesi feshedilirken işveren tarafından ihbar önelinden vazgeçildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının haksız rekabet ve sır saklama mükellefiyetine aykırı davrandığından sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağını ödemek zorunda olduğu, iş sözleşmesi sona ererken işverenin ihbar önelinden vazgeçttiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, davalının imzaladığı “rekabet yasağı taahhüdü” ile işten ayrıldığı tarihten itibaren iki yıl süreyle rekabet etmemeyi taahhüt etmesine karşın; akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayanmaktadır. Davaya dayanak alınan taahhüdün işçi ile işveren arasında düzenlenmesi bu taahhüt nedeniyle çıkan uyuşmazlığın iş hukuku kapsamında kaldığını kabule yeterli değildir. Zira, bu taahhüt iş akdinin sona ermesi halinde yapılmaması gereken bir hususa ilişkin olmakla, iş hukukunun düzenleme alanı dışında kalmaktadır. Gerek davalı işçinin açıklanan taahhüdünün kapsamı, gerek davalının davacıya ait işyerinden istifaen ayrılmış ve başka bir işyerinde çalışmaya başlaması ve gerekse de davacının istemi ile davanın açıklanan özelliğine göre; davalının rekabet yasağını ihlal eden davranışının açık biçimde iş akdinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğu; bu davranışın, hizmet akdinin sona ermesinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 444 ve 447 maddeleri (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 348.maddesi) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu kapsamda yer alan uyuşmazlıklara ilişkin davaların ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1-c. (mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1-3.) maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşıdığında duraksama bulunmamaktadır. (HGK 27.2.1013 gün ve 2012/9-854 E. 2013/292 K.) Mutlak ticari davaların görülme yeri ise, açık biçimde ticaret mahkemeleridir. Mahkemece mutlak ticari dava niteliğindeki haksız rekabet nedeniyle cezai şart alacağına ilişkin davanın dosyadan tefrik edilerek bu davaya bakma görevi ticaret mahkemesine ait olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 990.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.