(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2014/6885 E. , 2014/9650 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Yörede 2008 yılında yapılan kadastro sırasında Arısı Köyü, 108 ada 1 parsel sayılı 1070 hektar 5575,32 m² yüzölçü…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2014/6885 E. , 2014/9650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Yörede 2008 yılında yapılan kadastro sırasında Arısı Köyü, 108 ada 1 parsel sayılı 1070 hektar 5575,32 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, 18.06.2008 tarihli dilekçeleriyle, kendilerine ait taşınmazların orman parseli içinde bırakıldığı iddiasıyla irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece, her ne kadar çekişmeli taşınmazın tutanağı kadastro mahkemesinde davalı olması nedeniyle kesinleşmemiş ise de, davacıların 10 yıllık süre içinde zilyetlik hukukî sebebine dayanarak dava açamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08/05/2012 tarih ve 2012/754 - 6818 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ''Davacıların dava ettiği ve fen bilirkişinin raporuna ekli krokide (A, B, C ve D) harfleri ile gösterilen taşınmazların 108 ada 1 sayılı orman parseli içinde kaldıkları anlaşılmaktadır. Davacılar, orman niteliği ile Hazine adına tespit edilen taşınmazın bir bölümü üzerinde zilyetliğe dayanarak tapu iptali ve adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır. Ne var ki; mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği gibi ve dosya arasında bulunan kadastro müdürlüğünün 08.08.2008 tarihli yazısından, çekişmeli 108 ada 1 sayılı parselin dava açıldığı tarihte kadastro mahkemesinde dava konusu olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, eldeki davanın açıldığı tarihte aynı parsel hakkında kadastro mahkemesinde görülmekte olan bir dava (derdest) bulunduğuna göre, eldeki bu dava, 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi anlamında derdest davaya katılmadır. 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi gereğince tespitten önceki haklara dayanılarak aslî müdahil olarak davaya katılan kişilerle ilgili olarak uyuşmazlıkları çözümleme görevi kadastro mahkemelerine aittir. Görev konusu kamu düzeniyle ilgili olduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. Bu durumda; mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere işin esası hakkında kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmesinin doğru olmadığı''na değinilmiştir.