11. Hukuk Dairesi 2023/5346 E. , 2024/7182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/960 E., 2023/956 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/138 E., 2020/64 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından
**11. Hukuk Dairesi 2023/5346 E. , 2024/7182 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/960 E., 2023/956 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/138 E., 2020/64 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın "2017/92752 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı ... YİDK'nın kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, daha önce "..." ibaresini taşıyan çok sayıda marka başvurusunun müvekkili markaları nedeniyle reddedildiğini, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar elde edeceğini, başvurunun müvekkilinin ticaret unvanını esas unsur olarak ihtiva da ettiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı şahıs, yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, emtia benzerliğinin gerçekleştiği, markayı oluşturan umumi görünümde, ortalama tüketici nezdinde markasal ayırt edici unsurun "... Usta" ibaresi olduğu, "usta" kelimesinin tescil edilmek istenen mal ve hizmetler bakımından doğrudan tanımlayıcı bir niteliğinin bulunmadığı ve "..." ibaresi ile birlikte tamlama oluşturacak şekilde konumlandırıldığı, bir bütün olarak "... Usta" ibaresinin markasal ayırt ediciliği üzerinde taşıyan esas unsur olduğu, "..." ibaresinin gerek bilinen yırtıcı bir kuş türü, gerekse ülkemizde yaygın kullanılan bir erkek ismi olması hasebiyle başlangıçtaki ayırt ediciliğinin yüksek olmadığı, ortalama tüketicinin davalı ...'a ait markayı gördüğünde görsel, işitsel ve kavramsal olarak bu markanın davacıya ait itiraza mesnet markalardan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, zira "... Usta" ibaresinin ilk bakışta kavramsal olarak usta niteliği bulunan bir erkek ismine atıf yaptığı, davacıya ait markaları oluşturan yırtıcı kuş türünü akla getirmediği, özellikle kavramsal bakımdan ortaya çıkan bu farklılığın markalar arasındaki iltibas tehlikesini önlediği, davaya konu markasının "... Usta" tamlaması yanında figüratif unsurlar içermek suretiyle umumi intiba olarak iltibas tehlikesinden uzaklaştığı, yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, işaretler bakımından benzer olmayan markalar nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının somut olayda oluşmadığı, davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediği, davalıya ait dava konusu marka ile davacıya ait "Fazlıoğlu" ibaresinin esas unsurunu oluşturduğu ticaret unvanı arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde iltibas tehlikesi oluşturacak nitelikte benzerliğin bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, başvurudaki şekil unsurunun taraf markalarını bütünsel açıdan yeterince farklılaştırdığı, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.11.2022 tarih ve 2021/8053 E., 2022/8465 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, markalar benzer bulunmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.