16. Ceza Dairesi 2019/10729 E. , 2019/8087 K. "" İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtiraz Edilen Karar : Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 11.04.2019 tarih ve 2018/4253 Esas, 2019/2504 Karar sayılı onama kararı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı: İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 2. Ceza Dairesinin 25.01.2018 tarih ve 2008/25 Esas, 2018/362 Karar sayılı kararı İtirazla İlgili Hüküm : Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2017 tarih 2017/17 E. 2017/29 K. sayılı dosyasında TC…
**16. Ceza Dairesi 2019/10729 E. , 2019/8087 K.** **"İçtihat Metni"** İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtiraz Edilen Karar : Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 11.04.2019 tarih ve 2018/4253 Esas, 2019/2504 Karar sayılı onama kararı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı: İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 2. Ceza Dairesinin 25.01.2018 tarih ve 2008/25 Esas, 2018/362 Karar sayılı kararı İtirazla İlgili Hüküm : Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2017 tarih 2017/17 E. 2017/29 K. sayılı dosyasında TCK’nın 314/2, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. Maddesi uyarınca mahkumiyete dair kararına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi. Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Dairemizin 11.04.2019 tarih ve 2018/4253 Esas, 2019/2504 Karar sayılı onama kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık lehine itiraz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısı ve ekindeki dava dosyası incelendi, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında özetle: “Savunma, Anayasamızın 36. maddesiyle anayasal güvence altına alınan meşru bir yol, müdafii de savunmanın meşru bir aracıdır. Dolayısıyla söz konusu hüküm, müdafii aracılığı ile savunulmayı da anayasal güvence altına almaktadır. 5271 sayılı CMK, savunma hakkı konusunda oldukça hassas davranmış, bunun bir sonucu olarak da isteğe bağlı müdafiliğin yanında, bazı hallerde zorunlu müdafiliği benimsemiştir. Bu bağlamda Yasanın 147. maddesinde; şüphelinin müdafi seçme hakkının bulunduğu, onun hukukî yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceğini kendisine bildirilmesi gerektiği, 148. maddesinde; müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı, 149. maddesinde; sanığın kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabileceği, avukatın, sanık ile görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkının engellenemeyeceği ve kısıtlanamayacağı, 153. maddesinde; müdafinin kovuşturma evresinde dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebileceği ve istediği tutanak ve belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabileceği, 154. Maddesinde; 2. Fıkradaki istisna haricinde sanığın vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebileceği hükme bağlanmıştır. CMK'nın “müdafiin görevlendirilmesi” başlıklı 150. maddesi; “(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.