4. Ceza Dairesi 2022/2291 E. , 2024/16894 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; kamu davasına yöntemince katılmayan şikayetçi ve mağdur vekilinin kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılanlar vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde s
**4. Ceza Dairesi 2022/2291 E. , 2024/16894 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; kamu davasına yöntemince katılmayan şikayetçi ve mağdur vekilinin kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılanlar vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar, şikayetçi ve mağdur vekilinin temyiz istemi, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a uyarınca beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, Mahkemece hakaret suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı yönünde bir inceleme yapılmadığına yöneliktir. III. GEREKÇE Davaya konu haber içeriğinde yer alan ifadelerin ve haber başlığının, Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında özel bir önem atfedilen ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gerektiği, ifade özgürlüğünün demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardan ve toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini oluşturduğu, AİHM içtihatlarında da belirtildiği üzere haberin okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı bir ifade tarzıyla kaleme alınabileceği, haber içeriğindeki ifadelerin söylendiği yer ve zaman unsurları da gözetildiğinde muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp eleştiri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, aksi düşünülecek olursa, suçla korunmak istenen değerin ölçüsüz bir şekilde genişleyeceği ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebileceği, bu kapsamda hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, yargılama sonuçlarına uygun şekilde beraat hükmü kurulmasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Şikayetçi ve Mağdur Vekilinin Temyiz İstemine İlişkin 04.10.2017 tarihli oturumda, şikayetçi ...'un sanıktan şikayetçi olduğunu ancak davaya katılmak istemediğini belirttiği ve mağdur ...'in sanık hakkında şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının bulunmadığı belirlenerek, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkilerinin olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi ve mağdur vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemine İlişkin Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Sapanca Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.