Başvuru, tıbbi ihmal sonucu zarara uğranılması nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tıbbi ihmal sonucu zarara uğranılması nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucunun eşi olan S., göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikâyetleri ile 28/1/2015 tarihinde Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurmuştur. S.nin sol elinin üzerinden damar yolu açılmak suretiyle ilaç enjekte edilmiş ve hasta taburcu edilmiştir. S. enjeksiyon sonrası sol kolunda yaygın şişlik oluştuğu iddiasıyla 17/8/2015 tarihinde başka bir hastaneye müracaat etmiş ve burada kendisine periferik vasküler hastalığı teşhisi konulmuştur. Başvurucu ve S. hatalı enjeksiyon nedeni ile adı geçen hastalığın oluştuğu iddiasıyla Sağlık Bakanlığı (İdare) aleyhine 24/5/2016 tarihinde tam yargı davası açmıştır. İstanbul İdare Mahkemesi, İdarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adli Tıp Enstitüsünden (Enstitü) rapor alınmasına karar vermiştir. Enstitünün 1/8/2018 tarihli raporunda; S.nin kolundaki şişliğin lenfodem hastalığına bağlı olarak ortaya çıktığı, bu hastalığın ön koldan yapılan bir enjeksiyonu takiben gerçekleşmesinin olası olmadığı ve hastanın kolundaki ödemin enjeksiyon nedeniyle gerçekleştiğini teyit etmeye yeter ölçüde tıbbi bulgunun tespit edilemediği belirtilmiştir. S. 23/12/2018 tarihinde vefat etmiştir. İstanbul İdare Mahkemesi 31/12/2018 tarihinde başvurucu ve müteveffa eşi S.nin tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; söz konusu bilirkişi raporuna atıf yapılmış ve S.nin uğradığı zarar ile İdarece sunulan sağlık hizmeti arasında herhangi bir illiyet bağının mevcut olmadığı, bu nedenle davalı İdare'ye izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı vurgulanmıştır. Kararda ayrıca bilirkişi raporuna yönelik itirazların yerinde görülmediği ifade edilmiştir. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 20/2/2020 tarihinde başvurucu ve müteveffa S.nin avukatlarının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Başvurucu, nihai hükmü 17/4/2020 tarihinde öğrendikten sonra süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.