21. Hukuk Dairesi 2008/3692 E. , 2008/6706 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi TARİHİ : 20/12/2006 Davacı M.Al Vek. Av.A.K.S. Ile davalılar, 1-Sosyal Güvenlik Kurumu Vek. Av.M.G. 2-T.Ş.Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü Vek. Av.S.A.T. aralarındaki tesbit davası hakkında Ankara 5.İş Mahkemesince verilen 20.12.2006 gün ve 567-915 Sayılı kararın BOZULMASINA ilişkin Dairemizin 03.12.2007 gün ve 2086-21704 Sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde Maddi hatanı…
**21. Hukuk Dairesi 2008/3692 E. , 2008/6706 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi TARİHİ : 20/12/2006 Davacı M.Al Vek. Av.A.K.S. Ile davalılar, 1-Sosyal Güvenlik Kurumu Vek. Av.M.G. 2-T.Ş.Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü Vek. Av.S.A.T. aralarındaki tesbit davası hakkında Ankara 5.İş Mahkemesince verilen 20.12.2006 gün ve 567-915 Sayılı kararın BOZULMASINA ilişkin Dairemizin 03.12.2007 gün ve 2086-21704 Sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde Maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı M.A.ile davalılar S.S.K. Başkanlığı ve T.Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü arasında görülen davalı işyerindeki daimi ve geçici kadro ile geçen sigorta primi ödenmiş çalışma sürelerine Yasada belirtilen miktar kadar itibari hizmet zammından yararlandırılması ile sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda Ankara 5.İş Mahkemesince verilen 20.12.2006 gün 2006/567E, 2006/915K Sayılı hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, davacının çalışmalarının 506 sayılı Yasanın Ek 5/IV maddesi kapsamında bulunmadığından, Dairemizce davanın reddi yerine kabulünün hatalı olduğundan yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş ve bu karar üzerine Davacı vekili dairemiz bozma kararının maddi yanılgıya dayalı olduğundan bahisle düzeltilmesini talep etmiştir. İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Gerçekten; maddi yanılgı kavramından amaç; Hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır. Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.