11. Hukuk Dairesi 2020/3680 E. , 2021/3582 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21/11/2018 tarih ve 2018/709-2018/1235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, du…
**11. Hukuk Dairesi 2020/3680 E. , 2021/3582 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21/11/2018 tarih ve 2018/709-2018/1235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı ile davalılardan Gördük Petrol Ürünleri Market Tarım Tekstil Nakliyat İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 05/10/2004 ve 18/05/2010 tarihli bayilik sözleşmeleri imzalandığını, davalı şirketin sözleşmelere ek olarak imzalanan taahhütname ile yıllık 1250 m3 beyaz ürün satmayı taahhüt etmesine rağmen taahhüdünü yerine getirmediğini, diğer davalıların 275.000,00 TL limitle müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, çekilen ihtardan sonuç alınamadığını ileri sürerek 422.488 USD'lik kâr mahrumiyetinden şimdilik 20.000 USD'nin bankaların yabancı paralara uyguladığı en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiş, 22/06/2016 tarihli dilekçesi ile talebini 60.780,00 USD olarak ıslah etmiştir. Davalılar vekili, ... ve ...'e davanın yöneltilmeyeceğini husumetten reddi gerektiği, 18/05/2010 tarihli sözleşmenin özgür iradeleri ile imzalanmadığını, ekonomik ve manevi baskı altında imzalandığı için geçersiz olduğunu, sözleşmenin davalı şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, 05/10/2004 tarihli sözleşmenin 18/05/2010 tarihli sözleşme ile ortadan kaldırıldığını, 05/10/2004 tarihli sözleşmeye istinaden ödemelerin ihtirazı kayıt konulmadan kabul edilmesi ve tonaj taahhütü ile tonaj taahhütünün 6 yıldır uygulanmaması ve sözleşmenin feshedilmeyerek yeniden sözleşme yapılmasının davacının cezai şarttan zımnen vazgeçtiğini gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki 2010 tarihli protokol ile 2004 tarihli sözleşmenin feshedildiği, böylece cezai şart hükümlerinin de iptal edilmiş olduğu ayrıca davacının uzun yıllar talep etmediği cezai şarta ilişkin davalıda haklı güven oluşturduğu bu nedenlerle 2004 tarihli sözleşme nedeniyle cezai şart talep edemeyeceği, taraflar arasında imzalanan 18/05/2010 tarihli sözleşmeden kaynaklanan cezai şartın talep edilebileceği, davalının yıllık alım taahhütünün 1.250 m3 olduğu, davalının 18/05/2010 - 18/05/2011 tarihleri arasında 237 m3 alım yaptığı, davalının 1.013 m3 alım yapmadığı, cezai şart miktarının 60.780,00 USD olduğu, taahhüt yıllık olarak verildiğinden 18/05/2011 ile fesih tarihi arası için cezai şart talep edilemeyeceği, davacı tarafından çekilen 29/07/2011 tarihli ihtarın davalılara 02/08/2011 tarihinde tebliğ edildiği ve aynı gün bu davanın açıldığı anlaşılmakla 20.000 USD'lik kısmına dava tarihinden, bakiye kısma ise 27/06/2016 ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'ün 275.000,00 TL limit ile kefil oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile; 60.780,00 USD'nin (davalılar ... ve ... açısından 275.000.- TL kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere) 20.000 USD'sinin 02/08/2011 dava tarihinden, 40.780 USD'nin 27/06/2016 tarihinden itibaren fiili ödeme gününe kadar Devlet Bankalarının USD ile açılmış bulunan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranından faiz yüklenerek davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6.932,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 12/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.