6. Ceza Dairesi 2023/17139 E. , 2025/4653 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1354 E., 2023/617 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edile
**6. Ceza Dairesi 2023/17139 E. , 2025/4653 K.** **"İçtihat Metni"** İSTİNAF SONRASI TEMYİZ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1354 E., 2023/617 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2020/183 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.02.2023 tarihli ve 2022/1354 Esas, 2023/617 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Tanıklar dinlenmeden, dosyadaki mevcut ifadeler arasında oluşan çelişki giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğuna, sanığın telefon baz kayıtları alınmayarak delillerin eksik toplandığına, hangi beyan ve delillere neden üstünlük tanındığına karar yerinde tartışılmadığına, dosyadaki video kaydı tam olarak çözümlenemediğine, sanık atılı suç yönünden yeteri kadar araştırılmadığına, suçla ilgili esaslı unsurların yeterince aydınlatılamadığına, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesi hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Katılanın, sanık ile ortak arkadaşları olan O. S. isimli şahıs aracılığıyla tanıştıkları, sanığın olay tarihinden bir süre önce kullanmış olduğu 0530 043.... numaralı hattından katılanı arayarak ortak ticaret yapmayı teklif ettiği, sonrasında sanığın katılana ait 16 YC 300 plakalı aracın ve Çerkezköy'de bulunan üç adet dairenin satılık olduğunu öğrendiği, satılık menkul ve gayrimenkullere ilişkin sanık ve katılanın bir süre konuştukları, 24.05.2015 tarihinde sanığın gündüz saatlerinde katılanı arayarak arkadaşlarının Çerkezköy'de bulunan dairelere bakmak istediğini, dairelerin adreslerini öğrenmeleri gerektiğini katılana söylediği, katılanın de bunun üzerine dairelerinin adres bilgilerini sanığa verdiği, yaklaşık 2-3 saat sonra sanığın tekrar katılanı arayarak arkadaşlarının daireleri beğendiğini söyleyerek pazarlık için akşam saat 21.00 sıralarında katılanın ofisinde görüşmek istediklerini söylediği, katılanın bu durumu kabul ettiği, bunun üzerine katılanın adına kayıtlı aracı ile sanık ile buluşmak üzere 24.05.2015 günü saat 20.50 sıralarında Cevizli’de bulunan ofisine gittiğinde aracını park ettiği sırada tanımadığı polis yelekli üç şahsın yanına gelerek hakkında ihbar olduğunu söyleyip üzerine aradıkları, kelepçe taktıkları ve katılana ait araca katılanı arka koltuğa oturtmak suretiyle bindikleri, sonrasında sanığın da katılana ait aracın şoför koltuğuna binerek araç ile yola çıktıkları, yolda bir müddet seyrettikten sonra bir yerde durarak katılanın gözünü bağladıkları, sonrasında bir iş yerine götürerek söz konusu bu yerde sanığın katılana silah göstererek "sen tefecilik yapıyor muşsun bize 1 milyon 500 bin TL vereceksin, yoksa eşini ve çocuklarını öldüreceğiz, Suriyeli birine kafana sıktırırız" şeklinde ki ifadeler ile tehdit edip katılanı darp ederek yaraladıkları, katılanın istenen miktarda parasının olmadığını beyan etmesi üzerine sanıkların bu seferde ev ve arabasını istedikleri, katılanın bu durumu kabul etmesi üzerine katılanın kimliğini almak üzere katılanın ikametine gittikleri, katılanın çocuklarından birinin ikamet önüne kimliğini getirdiği, sonrasında sanığın işletmekte olduğu kafeye gittikten sonra tekrar aynı iş yerine döndükleri, sabaha kadar katılanın bu iş yerinde alıkonulduğu, saat 09.00 sıralarında sanıkların gelerek noterden vekaletname çıkarmak üzere katılanı aldıkları, katılanın burnundan yaralanması sebebiyle nefes alamadığını beyan ettiğinden katılanı Özel Fatih Hastanesine götürdükleri, burada yapılan tedaviden sonra ... 3. Noterliğine giderek vekaletname düzenletildiği, sonrasında sanığın iş yerine giderek sanığın aldığı dairelere karşılık ödeme tarihleri 10.07.2015- 10.08.2015- 10.09.2015 olan 100.000, 100.000 ve 110.000 olan (toplam 310.000 TL) üç adet senet verdiği, bu senete sanık borçlu, sanığın annesi tanık A... ... kefil olarak imzaladıktan sonra sanıklar tarafından katılanın bırakıldığı, katılanın ailesiyle de tehdit edilmesi nedeniyle korktuğu, katılanın şikâyetçi olduğu zamana kadar sanık ... tarafından bahse konu dairelerden birinin Y.N. isimli şahsa satıldığı, diğer daireler satılmadan katılanın, sanığı vekillikten azlederek dairelerin satışına engel olup şikâyette bulunduğunun katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları, katılanın dosyaya sunmuş olduğu kamera görüntülerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesi sonucu düzenlenen raporda ve görüntülerin incelenmesinde, olay günü olan 24.05.2015 günü saat 20.50’de araçtan üç sanık indiği, iki şahsın üzerlerinde her ne kadar görüntülerin net olmaması sebebiyle polis yeleği olup olmadığının belli değil ise de polis yeleğine benzer ışıldaklı yelek olduğu, şahısların katılanın olduğunu belirttiği araca bindikleri ve saat 20.56 da araçların oradan ayrıldığının tespit edildiği, katılana ait cep telefonu ile sanığa ait cep telefonuna ilişkin olay tarihini de kapsayacak şekilde 24.05.2015- 24.06.2015 tarihleri arasında iletişiminin tespiti ve sinyal bilgilerinin talep edilerek temin edildiği, söz konusu bu iletişim tespiti (HTS) kayıtlarının incelenmesinde katılanın anlatımını doğrular nitelikte sanık ve katılan arasında görüşmeler olduğu ve katılan ile sanığın telefonlarının olay tarihi ve saati itibariyle yine katılanın olay anlatımı ile örtüşecek şekilde aynı adreslerde telefon baz bilgilerinin olduğu, katılanın ifadesinde Özel Fatih Hastanesinde tedavi olduğunu beyan etmesi sebebiyle bahse konu hastaneden tedavisine ilişkin gerekli tıbbi belgelerin istenmesi üzerine gönderilen CD’nin üzerinde katılanın adı, hastaneye gittiği 25.05.2015 tarih ve tetkik bilgilerinde kafa olarak belirtildiği, bu gönderilen CD içeriğinde ki 25.05.2015 tarihli tedavi evrakları incelenmesi için adli rapora gönderilmiş ve İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21.02.2019 günlü raporunda katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde hafif nitelikte olduğunun tespit edildiği, söz konusu daireyi satın alan tanık Y. N. isimli şahsın alınan beyanında, sanık ...'nın kendisini katılan ile ortak olduklarını, birlikte mobilya işi yaptıklarını, bu nedenle kendisinde katılanda vekaletnamesi olduğunu beyan etmesi üzerine sanığa güvenerek daireyi satın aldığını beyan ettiği, senetlere kefil olan imzası bulunan sanığın annesi tanık A... ... alınan beyanında, olay öncesi katılanın cafeye talip olduğunu yanında 3-4 kişi olduğunu, oğlu sanık ile bu kişilerin kafede dolaştıklarını, olay günü ise, oğlum ..., katılan ... ve diğer 3-4 kişi ile birlikte tekrar kafeye geldiklerini, daha önce hazırlanmış imzalanmış 3 adet senede imza attırdıklarını, senetler üzerinde 100.000,00 TL yazdığını, senetmleri neden imzaladığını bilmediğini, evrak içerisinde bulunan ifadelerde geçen Çerkezköy’deki evleri bilmediğini şeklinde beyanda bulunduğu, bu tanığın ifadesinde geçen 3-4 kişiyi katılan tüm aşamalardaki ifadelerinde sanığın yanındaki kişiler olarak belirttiği, oysaki sanık ifadelerinde yanında kimse olmadığı şeklinde beyanda bulunduğu, sanık savunmalarında mobilya mağazası ve cafe işlettiğini, ayrıca ev alım satımı yaptığını, katılanında üç adet dairesini kendisinin satmak istediğini bildirmesi üzerine katılanla anlaştıklarını ve katılana sırasıyla 10.07.2015 ödeme tarihli 100.000,00 TL, 10.08.2015 ödeme tarihli 100.000,00 TL ve 10.09.2015 ödeme tarihli 110.000,00 TL senet verdiğini, karşılığında sanığında kendisine dairelerin satışı için vekaletname verdiğini, dairelerden birinin satışını yaptıktan sonra kendisini vekaletten azledip dairenin satışını bedelini istediğini, ancak senedin vade günü gelmediği için dairenin satış bedelini katılana iade etmediğini belirtmiş ise de, senedin vade günü 10.07.2015 olup günümüze kadar sanığın dairenin satış bedelini katılana ödemediği görülmekle, bütün deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c maddesinde düzenlenen silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte nitelikli yağma ve aynı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b maddesinde düzenlenen silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını oluşturduğu gözetilmeden kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.