Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/967 E. , 2024/3258 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/967 Karar No : 2024/3258 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 12/04/2014 tarih ve 28970 sayılı Resmî Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik'te yer alan hesaplama yöntemlerine ilişkin ilgili maddelerin iptali ile eczacı yerleştirme sisteminde yerleştirme puanı hesapl…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/967 E. , 2024/3258 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/967 Karar No : 2024/3258 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 12/04/2014 tarih ve 28970 sayılı Resmî Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik'te yer alan hesaplama yöntemlerine ilişkin ilgili maddelerin iptali ile eczacı yerleştirme sisteminde yerleştirme puanı hesaplamasında ilçe katsayısı ile hizmet puanı hesaplanması ve sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi üzerinden hesaplanan hizmet puanının sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi raporunun yayınlandığı yıldan itibaren geçerli olmak üzere puan hesabında kullanılması ve hesaplamanın bu şekilde yapılması istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verilerek dava dosyasının Danıştaya gönderilmesi üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı, hususları düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3 ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrasında, "Serbest eczane sayıları, ilçe sınırları içindeki nüfusa göre en az üç bin beş yüz kişiye bir eczane olacak şekilde düzenlenir. Hiç eczanesi olmayan yerleşim birimlerinde nüfus kriterine bakılmaksızın bir eczanenin açılmasına müsaade edilir. Ancak bu şekilde açılan eczanelerin başka yerlere naklinde nüfus kriteri işletilir. Eczanelerin aynı ilçe içerisindeki nakillerinde nüfusa göre eczane açılması kriteri uygulanmaz." hükmü; 5. fıkrasında, "Eczane açılmasına ilişkin kriterler belirlenirken ilçelerin sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasına göre sınıflandırma yapılır. Bu sınıflandırmaya göre ilçelere ilçe katsayısı verilir. Eczacılara, o ilçede mesleki faaliyetlerini sürdürdükleri yıl sayısı ile ilçe katsayısının çarpımı kadar hizmet puanı verilir. Eczacı birden fazla ilçede çalışmış ise hizmet puanları toplanır. Hizmet puanı hesaplanırken ilçe katsayısı, doktora yapmış olanlar için dörtte bir oranında artırılarak uygulanır. Eczacılara, meslekte geçirilen toplam yıl sayısı ile eczacının hizmet puanı toplamı sonucu tespit edilen yerleştirme puanı verilir" hükmü; 6. fıkrasında, "Nüfus kriterlerine göre eczane açılabilecek yerler, her yıl en az iki kez olmak üzere Sağlık Bakanlığınca ilan edilir. İlan edilen yerlere müracaat eden adaylardan yerleştirme puanı en yüksek olanlar eczane açma hakkı kazanır. Yerleştirme puanının eşit olması hâlinde kura çekilir." hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan ve 12/04/2014 tarih ve 28970 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, " ı) Hizmet puanı: İlçede veya ilçelerde çalışılan yıl ile o ilçe veya ilçelere sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyine göre verilen katsayının çarpımı sonucu elde edilen puanı... z) Yerleştirme puanı: Eczacıların, meslekte geçirilen toplam yıl sayısı ile hizmet puanının toplamı sonucu tespit edilen puanı ifade eder" hükmüne; "Eczane açılmasına ilişkin kriterler" başlıklı 8. maddesinin 4. fıkrasında, "Eczane açılmasına ilişkin kriterler belirlenirken, Kalkınma Bakanlığından alınan verilere göre belirlenen ilçelerin sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasına göre sınıflandırma yapılır. Bu sınıflandırmaya göre ilçelere ilçe katsayısı verilir. Eczacıların, o ilçede mesleki faaliyetlerini sürdürdükleri yıl sayısı ile ilçe katsayısının çarpımı suretiyle hizmet puanı hesaplanır. Eczacı birden fazla ilçede çalışmış ise hizmet puanları toplanır. Hizmet puanı hesaplanırken ilçe katsayısı, doktora yapmış olanlar için dörtte bir oranında artırılarak uygulanır. Eczacılara, meslekte geçirilen toplam yıl sayısı ile eczacının hizmet puanı toplamı sonucu tespit edilen yerleştirme puanı verilir." hükmüne yer verilmiştir. İdari yargıda menfaat ihlali ileri sürülerek bir veya birden fazla işlemin iptalinin istenebileceği gibi idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklandığı ileri sürülen zararların tazmin edilmesi istemiyle tam yargı davası da açılabileceği, öte yandan, idari yargıda, iptal ve tam yargı davaları dışında bir dava türünün yer almadığı, bu nedenle, mahkemelerce, idareyi belirli bir işlemi tesis etmeye, karar almaya zorlayacak şekilde yargılama yapılmasının ve idari işlem niteliğinde bir karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığı; ancak mevcut bir işlem üzerinden yargılama yapılarak bu işlemin iptal edilmesinin mümkün olduğu açıktır. Diğer taraftan, yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Bir düzenleyici işleme karşı açılan iptal davasında da, düzenleyici işlemin tamamının, belirli maddelerinin veya maddelerin belirli kısımlarının iptalinin istenebilmesi mümkün olup, dava dilekçesinde iptal isteminin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Buna göre, düzenleyici işlemin tümünün iptali, ancak yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle istenebilecek olup, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmaması halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden, Ankara 5. İdare Mahkemesinin 11/01/2024 tarih ve E:2023/2167 sayılı ilk incelemeye esas ara kararına cevaben, davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile dava dilekçesinden, 12/04/2014 tarih ve 28970 sayılı Resmî Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik'te yer alan hesaplama yöntemlerine ilişkin ilgili maddelerin iptali ile eczacı yerleştirme sisteminde yerleştirme puanı hesaplamasında ilçe katsayısı ile hizmet puanı hesaplanması ile sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi üzerinden hesaplanan hizmet puanının sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi raporunun yayınlandığı yıldan itibaren geçerli olmak üzere puan hesabında kullanılması ve hesaplamanın bu şekilde yapılmasının istenildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, dava konusu Yönetmeliğin hesaplama yöntemlerine ilişkin maddelerin iptalinin istenildiği ancak iptali istenen ilgili hükümlerin neler olduğunun ve her bir madde yönünden hukuka aykırılık sebeplerinin belirtilmediği gibi menfaatinin ne şekilde ihlal edildiğinin de gösterilmediği, bir başka ifade ile iptali istenen madde veya ibarelerin hangi sebeplerle hukuka aykırı olduğunun belirtilmediği görülmektedir. Öte yandan; davacı tarafından, eczacı yerleştirme sisteminde yerleştirme puanı hesaplamasında ilçe katsayısı ile hizmet puanı hesaplanması ile sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi üzerinden hesaplanan hizmet puanının sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi raporunun yayınlandığı yıldan itibaren geçerli olmak üzere puan hesabında kullanılması ve hesaplamanın bu şekilde yapılmasına karar verilmesi istemine yer verilerek idari işlem niteliğinde yargı kararı verilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin hangi maddelerinin iptalinin istenildiğinin açıkça ifade edilmesi, iptali istenilen hükümler yönünden tek tek hukuka aykırılık sebeplerinin belirtilmesi ve menfaatinin ne şekilde etkilendiğinin açıklanması, varsa uygulama işleminin dilekçeye eklenmesi ayrıca idari işlem niteliğinde bir istemde de bulunulmamak suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenerek noksanı tamamlandıktan sonra dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, kesin olarak 23/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.