2. Hukuk Dairesi 2014/11934 E. , 2014/25373 K. "" MAHKEMESİ :Seydişehir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :16.01.2014 NUMARASI :Esas no:2011/470 Karar no:2014/15 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı (koca) tarafından, ziynet alacağı yönünden; davacı (kadın) tarafından da, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat ve nafaka talepleri ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, ev…
**2. Hukuk Dairesi 2014/11934 E. , 2014/25373 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Seydişehir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :16.01.2014 NUMARASI :Esas no:2011/470 Karar no:2014/15 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı (koca) tarafından, ziynet alacağı yönünden; davacı (kadın) tarafından da, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat ve nafaka talepleri ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre,davalı (koca)'nın temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı (kadın)'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: a) Mahkemece, “boşanmaya sebep olan olaylarda, taraflar ortak kusurlu” kabul edilmiş, buna bağlı olarak davacının tazminat talepleri reddedilmiştir. Taraflar, 08.10.2009 tarihinde evlenmişler, boşanma davası ise 19.10.2011 tarihinde açılmıştır. Tarafların evlilikleri süresince sağlıklı bir cinsel ilişki kuramadıkları yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davacıda, cinsel ilişkiye engel olacak fizyolojik ve psikolojik bir rahatsızlık saptanmamıştır. Cinsel ilişkiden kaçınanın davacı olduğuna ilişkin bir delil de mevcut değildir. Bu halde, sağlıklı bir cinsel ilişkinin gerçekleştirilememesinde davalının kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Davacının, çocuklarının olmamasının sebebini soran yakınlarına, cinsel hayatlarının bulunmadığını anlatması, özel hayatın başkalarına ifşası niteliğinde görülemez ve bundan dolayı davacı kusurlu kabul edilemez. Başkaca bir kusuru da ispatlanmamıştır. O halde boşanmaya sebep olan olaylarda ağırlıklı olarak kusurlu olan tarafın davalı olduğu, bu sebeple Türk Medeni Kanununun 174'ncü maddesi gereğince diğer tarafın maddi ve manevi tazminatla sorumlu tutulması gerekirken, ortak kusurlu olduklarından bahisle, davacının tazminat isteklerinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. b-Davacının boşanmaya sebep olan olaylarda kusurunun bulunmadığı ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği toplanan delilerle gerçekleşmiştir. O halde davacı yararına, davalının mali gücü oranında uygun miktarda yoksulluk nafakası tayin ve takdiri gerekirken, bu talebin reddedilmesi doğru bulunmamıştır. c-Davacının ziynetlere ilişkin talebi kabul edildiğine göre, hüküm altına alınan ziynet eşyalarının değeri üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Üçüncü kısmına göre vekalet ücreti tayini doğru ise de, tayin olunan vekalet ücretinin, Tarifenin ikinci kısmında gösterilen maktu ücretin altında olamayacağı (Av.As.Ücr.Trf. m. 12/1) nazara alınarak, maktu miktarda vekalet ücret tayini gerekirken, bu miktarın altında eksik vekalet ücreti takdiri usul ve yasaya aykırıdır.