2. Ceza Dairesi 2024/6109 E. , 2024/18173 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/1726 D.İş SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31790 sayılı kanun yararına boz
**2. Ceza Dairesi 2024/6109 E. , 2024/18173 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/1726 D.İş SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31790 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, noter olan müştekinin, şüphelinin noterliğine gelerek işlem sırasında iş yeri içerisinde bulunan sıramatiğe vurmak suretiyle yere düşürerek kırdığından bahisle şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca kırıldığı iddia edilen sıramatiğe yönelik somut bir zararın tespitinin yapılmadığı ve iddiaların soyut kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre şüpheli, müştekiler ve tanık beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, şüpheli ile müşteki arasında noterlik içerisinde tartışma yaşandığı ve şüphelinin iş yerinde bulunan sıramatiğe vurmak suretiyle yere düşürdüğünün anlaşılması karşısında müşteki tarafından dosyaya sunulan 17/03/2023 tarihli içeriği OLC 21 Bilet makinesi olan faturanın da dosyaya ibraz edildiği, bu minvalde müşteki tarafından yeni sıramatik alınıp alınmadığı, yere düşen sıramatiğin akıbeti hususunda müştekiden ek beyan alınarak zarar oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, anılan suçtan şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmek üzere soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. İncelemeye konu olayda, şikâyetçinin müracaatında, kendisinin Manavgat 6. Noteri olduğunu, şüphelinin noterliğine gelerek işlem sırasında sistemde sorun olmasına sinirlendiğini ve beklemek istemediğini ve sonrasında iş yeri içerisinde bulunan sıramatiğe vurmak suretiyle yere düşürerek kırdığından bahisle şikayetçi olduğu, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, kırıldığı iddia edilen sıramatiğe yönelik somut bir zararın tespitinin yapılmadığı ve iddiaların soyut kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, şikâyetçi ile şüpheli arasında noterlik içerisinde tartışma yaşandığı ve şüphelinin noterlikten çıkışta sıramatiğe yanlışlıkla çarptığını beyan ettiği, ancak şikâyetçi ile aynı yönde beyanda bulunan tanıklar ... ve ...'ın şüphelinin sıramatiğe vurarak yere düşürdüğünü beyan ettikleri, yine şikâyetçi tarafından ibraz edilen 17.03.2023 tarihli faturaya göre, "OLC 21" isimli bilet makinesi 10.587,50 TL tutarında ödeme yapıldığının anlaşıldığı, faturanın tamirat veya yeni bir makineye ilişkin olup olmadığı, önceki sıramatiğin akıbeti hususunda şikâyetçiden ek beyan alınarak ve bununla ilgili belgeler temin edilerek, şüphelinin eylemi sonucu bir zarar oluşup oluşmadığı tereddüde mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiği, açıklandığı üzere, bahse konu araştırmaların yapılması sağlanarak şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Manavgat 1. Sulh Ceza Hâkimliğinden kesin olarak verilen 13.06.2023 tarihli ve 2023/1726 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.