Başvurucu tıp doktoru olarak uzmanlık alanı ile ilgili bilgiler vermek üzere katıldığı özel bir televizyon kanalında yayınlanan programda, tanınmış bir kişinin hasta olması dolayısıyla muhtemel yaşam süresine ilişkin tahminini içeren ifadelerin bilgisi dışında canlı yayında yayınlanması sonucu yaşadığı olumsuzlukların tazmini amacıyla açtığı davanın reddi nedeniyle adil yargılanma hakkının ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu tıp doktoru olarak uzmanlık alanı ile ilgili bilgiler vermek üzere katıldığı özel bir televizyon kanalında yayınlanan programda, tanınmış bir kişinin hasta olması dolayısıyla muhtemel yaşam süresine ilişkin tahminini içeren ifadelerin bilgisi dışında canlı yayında yayınlanması sonucu yaşadığı olumsuzlukların tazmini amacıyla açtığı davanın reddi nedeniyle adil yargılanma hakkının ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru 26/2/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 26/3/2014 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: İç hastalıkları uzmanı olan başvurucu, 15/10/2007 tarihinde özel bir televizyon kanalında yayınlanan programa konuk olarak katılmıştır. Başvurucu programın yayında olmadığını düşündüğü sırada, tanınmış bir kişinin hasta olması dolayısıyla “sizler de şahit olun benim kaç senelik tecrübeme dayanarak söylüyorum 5 ay ömrü yoktur, ortalama 5 ay” şeklinde hastanın muhtemel yaşam süresine ilişkin tahminini içeren ifadelerde bulunmuştur. Başvurucu bu olay nedeniyle itibarının sarsıldığını, toplum önünde küçük düşürüldüğünü, mesleğini yapamaz hale geldiğini, iş ve kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek olayın gerçekleşmesinde sorumluluklarının bulunduğunu düşündüğü program sunucuları, program yönetmenleri ve yönetmen yardımcısı hakkında Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 30/11/2007 tarihinde maddi ve manevi tazminat talep ederek dava açmıştır. Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi 29/12/2009 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi şöyledir: “…davaya konu program CD çözümü incelenmiş. Davaya konu sözlerin davacı tarafından program sırasında söylendiği, yayında olmadıkları sırada bu sözlerin söylendiği şeklindeki beyana değer verilemeyeceği, davacının konuşmasına dikkat etmesi gerektiği, davacının kendi söylediği sözlerin yayınlanması nedeniyle program sunucuları ve program görevlilerinden maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği davanın yerinde olmadığı kanaatine varıldığından reddine karar verilmesi uygun görülmüştür.” İlk Derece Mahkemesinin kararı Yargıtay Hukuk Dairesinin 17/4/2012 tarihli ilamı ile onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme istemi de Yargıtay Hukuk Dairesinin 16/1/2013 tarihli ilamı ile reddedilmiştir. Bu ilam başvurucuya 22/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 11/1/2011 tarih ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun maddesi.