9. Hukuk Dairesi 2015/31300 E. , 2016/14345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAHİLİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı, davalı ve dahili davalı avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A
**9. Hukuk Dairesi 2015/31300 E. , 2016/14345 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAHİLİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı, davalı ve dahili davalı avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, Müvekkilinin 2011 yılından beri davalı kurum bünyesinde ve en son Tüsside de görevlendirilerek alt iş veren işçisi olarak çalışmaktayken 31/12/2013 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, en son çalıştığı alt iş verenin dahili davalı ............şirketi olduğunu,ihaleyi başka bir firmanın kazanması sonucu bir kısım işçilerin yeni taşeron firmada tarafından çalıştırılmaması sonucunda iş akdinin sona erdirildiğini, iş yerinde geçerli bir alt iş veren / asıl iş veren ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin başından beri asıl iş veren davalının işçisi olduğunu,yazılı fesih bildiriminde fesih nedeninin ve fesih gerekçesinin bildirilmediğini iddia ederek davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... vekili; davacının davalı ...'ın işçisi olmadığını, bağlı olduğu firmalarla ... arasındaki ilişkinin 4857 sayılı yasanın 2. maddesi gereği asıl işveren alt işveren ilişkisi sayılamayacağını, .......firmasının davalı işyerinde üstlendiği temizlik hizmetlerinin yardımcı iş sayılamayacağını, asıl işin teknolojik nedenle uzmanlık gerektiren bir parçası da olmadığını, ..........firmasının işinin ve işyerinin farklı ve bağımsız olduğunu, benzer olaylarda davalı ile işçilerin kayden bağlı oldukları firmalar arasında müteahhitlik sözleşmesi olduğu gerekçesiyle davaların ... lehine reddedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ........vekili; Davacının en baştan beri asıl işveren davalı kurumun işçisi olması nedeniyle husumet itirazında bulunduklarını müvekkili şirketin ihale ile kurumun tarım, çevre düzenleme, bakım ve onarım işlerini yaptığını, ancak alt iş veren sorumluluğu taşımadığını, davacının işe başladığı andan itibaren asıl iş veren ...'ın işçisi olduğunu savunarak davanın kendileri yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılamada davacıya son alt işveren taşeron firmayı da davaya dahil etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilerek, davacı tarafın ihbar talepli dilekçesinin dava dışı ............'ne tebliğ edilerek ve dava dışı ...........gerekçeli kararın karar başlığında ise dahili davalı olarak gösterilerek, anılan şirketin davaya dahil edildiği, davacının davalı ... 'a ait işyerinde, en son diğer davalı .................ne bağlı olarak temizlik işçisi olarak çalıştığı, davacının işinin sürekli işlerden olması ve 4857 sayılı yasanın 11. maddesinde belirtilen şartların bulunmaması nedeniyle sözleşmenin belirsiz süreli olduğu, 4857 sayılı yasanın 2. maddesi gereğince asıl işin yardımcı işlerden olan temizlik işinin ihale yolu ile taşeron şirketlere verilmesi nedeniyle davalılar arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunduğu, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin asıl işveren- alt işveren ilişkisi olduğu, feshin geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacının dahili davalı ................ nezdinde işe iadesine, işe iadenin mali sonuçlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 6100 sayılı HMK ve yargılama hukukumuzda zorunlu dava arkadaşlığı dışında, bir kişinin dahili dava yolu ile davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. Sadece husumette yanılma halinde gerçek tarafa dava dilekçesi tebliğ edilir ve taraf teşkili sağlanır. Feshin geçersizliği ve işe iade davasında, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu takdirde, her iki işverene birlikte dava açılmasında işçi açısından yarar vardır. Muvazaa olmadığı sürece, alt işveren işçisi ile ilgili davada istemin ve verilecek kararın, feshin geçersizliği ve işe iade yönünden alt işveren, ancak feshin geçersizliğine bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden her iki işverenin birlikte sorumluluğu kapsamında olması gerekir. Asıl işveren ve alt asıl işveren arasındaki sözleşmenin muvazaalı olması halinde ise, asıl işveren başlangıçtan beri gerçek işveren olduğundan, davanın tarafı asıl işveren olmalıdır. Alt işverenin bu anlamda işverenlik sıfatı bulunmadığından, taraf sıfatı olmayacaktır. Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde, sözleşmede taraf sıfat bulunmadığından, işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. Davanın sadece asıl işverene karşı açılması halinde ise, husumetten yanılmaya göre durum değerlendirilmelidir. Asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olmadığı, kısaca asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu iddia edildiğinde, husumetin tevcihinde hata kabul edilerek, alt işverene dava dilekçesi tebliğ edilerek, davalı taraf olarak davaya kabul edilmelidir. Davacı tarafın muvazaa veya asıl işveren alt işveren ilişkisinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6-7 maddesindeki koşulları kapsamında kalmadığı iddia edildiğinde ise, davaya asıl işveren bakımında devam edilmeli ve sonuçta muvazaa bulunmadığı, asıl alt işveren ilişkisinin yasaya uygun kurulduğu kabul edildiği takdirde, iş ilişkisinin tarafı olmayan asıl işveren yönünden feshin geçersizliği ve işe iade davasının husumetten reddi gerekir. Dosya içeriğine göre davacının yardımcı iş kapsamında alt işveren işçisi olarak çalıştığı, davalı ... ile dahili davalı arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı muvazaa iddia edip asıl işverene karşı dava açmıştır. Bu durumda husumette yanılma yoktur. Aleyhine usulüne uygun şekilde dava açılmayan alt işverenin dahili dava yolu ile davaya ithal edilmesi ve hakkında hüküm kurulması hatalıdır. Buna göre, davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile, Şirket hakkındaki davanın ise hakkında usulüne uygun dava açılmadığından reddine karar verilmelidir. Kabule göre davalı ...'ın 278 sayılı yasanın 14. Maddesi uyarınca harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi de hatalıdır. F) HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile, Şirket hakkındaki davanın ise Şirket aleyhine usulüne uygun dava açılmadığından usulden REDDİNE, 3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına 4.Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5. Davalı ... Vekil ile temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.800,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ..............a verilmesine, 6.Davalı Şirket Vekil ile temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.800,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı Şirket' e verilmesine, 7. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalı ve dahili davalıya iadesine, Kesin olarak 15.06.2016 oybirliği ile karar verildi. .............