10. Hukuk Dairesi 2011/9106 E. , 2012/18837 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :741-221 Dava, davalılar tarafından kavgada öldürülen sigortalının hak sahiplerine bağlanan aylığın ve cenaze giderinin davalıdan istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosy…
**10. Hukuk Dairesi 2011/9106 E. , 2012/18837 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :741-221 Dava, davalılar tarafından kavgada öldürülen sigortalının hak sahiplerine bağlanan aylığın ve cenaze giderinin davalıdan istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurumun, 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalısı olan ...’nun davalılar tarafından öldürülmesi olayından sonra hak sahiplerine bağlanan ölüm aylıklarının kusurlu davalılardan tahsili istemine ilişkin davada; mahkemece, 5510 sayılı Yasanın 39. maddesindeki “…. ilk peşin sermaye değerinin yarısı için kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir.” düzenlemesine dayanarak, aylığın ilk peşin değerinin yarasına kusur uygulanması sonucu karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı, 5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 39. maddesindeki; “üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malul veya vazife malulü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücû edilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin, anılan Yasada, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı sonucu olarak davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi olduğu halde hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde 5510 sayılı Yasanın 39. Maddesi gözetilerek hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.