11. Hukuk Dairesi 2011/14829 E. , 2012/21256 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/06/2011 tarih ve 2008/240 - 2011/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dile…
**11. Hukuk Dairesi 2011/14829 E. , 2012/21256 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/06/2011 tarih ve 2008/240 - 2011/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 1994 ve 1995 yıllarında Meysu A.Ş. ile akdettiği izin sözleşmeleriyle inhisari lisans hakkı sahibi bulunduğu TPE nezdinde tanınmış marka statüsünde bulunan “meySu” markasının tanınmışlığından ve itibarından yararlanmak isteyen davalı şirketin müvekkilinin mey ibaresini içeren seri markaları ile aynı veya benzer olan “mey tekirdağ sakızlı” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, söz konusu başvuruya TPE nezdinde yönelttikleri itirazların reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK’nun red kararının iptalini, davalının “mey tekirdağ sakızlı” ibareli markasının hükümsüzlüğüne ve TPE sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, kurum işlem ve kararlarının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, “mey” ibaresinin, başta “mey m şekil” markası olmak üzere, müvekkili şirkete ait tescilli birçok markanın esaslı unsuru olduğunu, “mey” ibaresinin davalı şirketin ticaret ünvanı olduğunu ve TTK hükümlerine uygun olarak kullanıldığını, “mey” ibaresinin davalı şirketin reklam politikaları ve promosyonları ile ayırt edicilik vasfı kazandığını, davacı markaları ile müvekkilinin unvan ve markasının iltibas yaratacak biçimde benzer olmadığını, taraf markalarında yer alan emtiaların farklı raflarda satılacağını, tüketici kesimlerinin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu “mey tekirdağ sakızlı” ibareli marka ile davacı markalarının emtia listesindeki malların aynı veya aynı tür olmadığı, marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı ve bu nedenle 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi anlamında iltibas bulunmadığı, dava konusu “mey tekirdağ sakızlı” ibareli markanın emtia listesindeki 33. sınıf tüm malların, itiraza mesnet MEYYEPAMEYSU ve davaya mesnet MEYSÜT markalarının kapsadığı “biralar...” ile benzer olduğu, ancak; marka işaretleri benzer olmadığından 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunmadığı, “şekil+meysu” markasının tanınmış marka olduğu, ancak; markalar benzer olmadığından dava konusu markanın KHK’nin 8/4 hükmünden kaynaklanan red ve hükümsüzlük sebebi bulunmadığı yönündeki bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli nitelikte görüldüğü gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.