Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.2012-10.11.2015 tarihleri arasında davalıya ait Rusya şantiyelerinde çalıştığını, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davaya konu alacak taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (..., Milletlerarası Özel Hukuk, ..., 2022, s.315; ..., Türk Milletlerarası Özel Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Kanun'un 2 ve 8. maddelerinin bir gereğidir. Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde sözü edilen süreler zamanaşımı süresi niteliğindedir. Somut olayda davalılar, ıslaha karşı yasal süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunmalarına rağmen cevap dilekçelerinde zamanaşımı def'inde bulunmamışlardır. Hâl böyle olunca ıslah edilen alacaklar bakımından zamanaşımı savunmasına değer verilmesi yerinde ise de dava dilekçesinde talep edilen miktarlar bakımından aynı durum söz konusu değildir. Mahkemece dava dilekçesindeki miktarlar ile sınırlı olarak davanın kısmen kabulü karar verilmesi gerekirken, tamamen reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.