10. Hukuk Dairesi 2012/18568 E. , 2013/11250 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi KARAR Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalı işveren avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Da…
**10. Hukuk Dairesi 2012/18568 E. , 2013/11250 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi KARAR Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalı işveren avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelir nedeniyle uğranılan kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesidir. Meslek hastalığı, 506 sayılı Kanunun 11. maddesinde açıkça ifade edildiği gibi; işin niteliğine göre tekrarlanan sebepler veya işin yürütüm şartlarına göre ortaya çıkan hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir. Kusur incelemesi yapılırken, meslek hastalığının bu özelliği dikkate alınarak ve öteden beri uygulanan şekliyle yeraltı maden işyerlerinde çalışan sigortalılar bakımından 32 yıl formülü esas alınmak suretiyle belirleme yapılmalıdır. Hükme esas alınan rapor, uygulamada 32 yıl formülü olarak adlandırılan esaslara aykırı düşmektedir. Bilindiği üzere, sigortalının işyerlerinde 32 yıldan daha kısa bîr süre çalışması halinde, kaçınılmaz maluliyet oranı; çalışılan yıl sayısı: 32, yıl ortalaması ile çarpılarak kaçınılmaz maluliyet oranı belirlenmelidir. Sigortalının 18 yaşından sonra çalışmaya başlaması halinde ise; her yıl için 32 yıldan 3 yıl indirilerek kaçınılmaz maluliyet belirlenmeli, artık yaşlar için orantılama yoluyla indirime gidilmelidir. Ayrıca, 506 sayılı Yasanın 18/2. maddesinde yer alan; "meslek hastalığı; sigortalı olarak çalıştığı ve böyle bir hastalığa sebep olacak işten veya işyerinden ayrıklıktan sonra meydana çıkmış ise sigortalının bu Kanunla sağlanan yardımlardan yararlanabilmesi için; eski işinden veya işyerinden fiilen ayrılması ile hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için; yönetmelikte belirtiler süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması gerekir." hükmü değerlendirilmelidir. Dosya kapsamına göre ise, sigortalının 1.10.1996 ile 23.12.1998 tarihleri arasında cezaevinde bulunduğunun gözetilmemiş olması ve işyerinden 20.8.2001 tarihinde ayrıldıktan uzun bir süre sonra, 2.10.2007 tarihli raporla meslek hastalığının saptanmış olması karşısında, aradan geçen zaman içinde "bilateral sensorinöral işitme kaybı" hastalığının ilerleyip ilerlemediğinin, şayet ilerleme gösteriyorsa, işten ayrıldığı tarihteki sürekli iş göremezlik oranının saptanması gerektiği üzerinde durulmaksızın yetersiz rapora dayalı olarak karar verilmesi, usul ve yasaya aykın olup, bozma nedenidir. O halde; davacı ve davalı işveren avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.05.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.