8. Ceza Dairesi 2024/14232 E. , 2024/4532 K. MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2021/253 Esas, 2021/346 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli ve 2021/253 Esas, 2021/346 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (523…
**8. Ceza Dairesi 2024/14232 E. , 2024/4532 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2021/253 Esas, 2021/346 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli ve 2021/253 Esas, 2021/346 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 05.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/151217 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/151217 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun inceleme konusu yapılmayan 06.06.2018 tarihinde işlediği kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkumiyetine ilişkin Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/909 Esas, 2018/696 sayılı Kararının bozulmasına ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 10.11.2021 tarihli ve 2019/9 Esas, 2021/1006 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, İnceleme konusu Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 2021/253 Esas, 2021/346 sayılı Kararına konu dosyada, suça sürüklenen çocuğun 12.06.2015 tarihindeki kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçu nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/19344 nolu soruşturma dosyası kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesini takiben, suça sürüklenen çocuğun denetim serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle hakkında açılan kamu davasında yukarıda izah edilen şekilde mahkumiyetine karar verildiği, ancak bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu ve süresinin gösterilmediği, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereğince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.09.2021 tarihli ve 2019/8201 Esas ve 2021/8593 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlal oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 12.06.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2015 tarihli ve 2015/19344 soruşturma, 2015/395 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheli müdafiine 21.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, B. Eskişehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce suça sürüklenen çocuğun yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2016 tarihli ve 2015/19344 Soruşturma, 2016/2060 Esas, 2016/253 sayılı İddianamesi ile Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesininn 15.06.2016 tarihli ve 2016/262 esas, 2016/835 sayılı Kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 24.06.2016 tarihinde kesinleştiği, D. Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 02.08.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine; Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.10.2021 tarihli ve 2021/253 Esas, 2021/346 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 05.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.06.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun, itiraz süresi ve merciinin gösterilmediği, şüpheliye karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle tedbirin infazına başlanamayacağı, müdürlükçe yapılan infaza ilişkin işlemler hukuki sonuç doğurmayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemesince açılan kamu davasında, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli ve 2021/253 Esas, 2021/346 Karar sayılı 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi. ...