4. Hukuk Dairesi 2013/710 E. , 2013/19259 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 31/01/2011 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27/09/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor i
**4. Hukuk Dairesi 2013/710 E. , 2013/19259 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 31/01/2011 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27/09/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı,..... Devlet Hastanesi Acil Polikliniğinde tedavisi yapılarak taburcu edilen hastanın, aynı gün vefat etmesi nedeniyle, mirasçıları tarafından ... aleyhine tazminat davası açıldığını, dava neticesinde dava dışı mirasçılara ödeme yapıldığını, davalı doktorların kusurları ile idarenin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini belirterek, ödenen miktarın rücuen tahsilini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkeme, ........ İdare Mahkemesi’nin 2007/791 Esas sayılı dosyası üzerinden aldırılan, Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulu’nun 29/04/2009 tarihli raporunda; hastanede görev yapan ve hastaya müdahale eden doktorların kusurlarının bulunmadığının belirlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. ........ İdare Mahkemesi, hastanın beyin kanaması ve iç kanaması mevcut iken taburcu edildiğini, bu sebeple davalı idare ajanı olan hastane personelinin hastanın muayene, tetkik ve tedavisinde kusurlu davrandığını benimseyerek, istemin bir bölümünü kabul etmiş, karar derecattan geçerek kesinleşmiştir. Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulu’nun 29/04/2009 tarihli raporunda; hekimlerin uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğu, kendilerine atfı kabul kusur bulunmadığı bildirilmiştir. Eldeki rücuen tazminat dosyasında ise; bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca hüküm kurulmuştur. Ancak, anılan rapor, idare mahkemesinin olayı kabul biçimi ile çelişmektedir. Bu çelişkinin giderilmesi ve davalı doktorların, zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde kusurları bulunup bulunmadığının tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için, üniversite hastanesi bünyesinde görev yapan, beyin cerrahi, genel cerrahi ve ortopedi branşlarında uzman, üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerde BOZULMASINA 05/.../2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.