İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasındaki Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/755 KARAR NO : 2025/1860 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/01/2022 NUMARASI : 2018/1062 Esas - 2022/39 Karar DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasındaki Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalıdan ... Tipli, 2015 Model, 171 Makine No, 380-220-24 Enerji İle Çalışan 2020 kg ... Ambalaj Makinesi ve ... DTS Tipli 2015 Model, 175 Makine No, 380-220-24 Enerji İle Çalışan 1450 kg ... Ambalaj Makinelerinin satın alındığını, davalıdan satın alınan makinelerin müvekkili tarafından çalıştırılamayarak sorunun çözümü konusunda makine mühendisi ile anlaşıldığını, makine mühendisi uzmanın talebe konu ... Tipli ... Ambalaj makinesi ... tipli ... makinelerinin tamiri için geldiğini ancak “…makinenin çalışmadığını, problemi gidermek için makine üzerindeki ... Elektronik sistemine giriş yapılmak istendiğinde şifre olduğu için programa girilememiş ve makine çalıştırılamamıştır. Programda şifre olduğu için problemin sebebi anlaşılamamış olup problemin giderilmesi için ... yazılım şifresine ihtiyaç vardır.” denilerek makinelerin çalışamaz durumda olduğunu beyan ettiklerinden müvekkili şirketin davalıyı arayarak sorunun çözümü ile görüşüldüğünü ve davalının müvekkilini ... şirketine yönlendirdiğini, müvekkili şirketi ... şirketinin şifreyi çözme karşılığında 8.000 Euro talep ettiğini, bu durumun davalıya bildirildiğini ancak sonuç alınamadığını, bu durum karşısında müvekkilinin Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/72 değişik iş dosyası ile makinelerde olan ayıpların tespit edildiğini, bilirkişi raporunda “…problemin giderilmesi için ... yazılım şifresine ihtiyaç olduğu, tespite konu makinelerin mevcut durumu itibariyle ayıplı olduğu ve ayıbın gizli ayıp olduğu…” şeklinde rapor alındığını, müvekkili tarafından ayıbın giderilmesi için Konya 16. Noterliğinin 07.10.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile ayıbın giderilmesi ve müvekkilinin zararı talep edilmiş olsa da, davalı tarafından ihtarnameye Beşiktaş 27. Noterliğinin 31.10.2017 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin ayıplı makineler nedeniyle günlük 6000 kg üretim kaybı olmuş olup birim fiyat 1 TL den günlük 6.000 TL kazanç kaybı zarara uğradığını, davalı tarafından ayıp giderilmediğinden müvekkilinin 37.173,00 TL masraf yaparak makineleri çalışır hale getirdiğini ve zararından ayıplı mal satan davalının sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek bilirkişi tarafından hesaplanacak olan gizli ayıbın giderilmesi için müvekkilinin ödemiş olduğu servis ücreti olan ücretin daha sonra artırılmak şartı ile şimdilik 10.000 TL sinin uygulanacak en yüksek ticari faizi ile birlikte ödenmesine, müvekkilinin uğramış olduğu ve ayrıca bilirkişi tarafından 09.11.2017 tarihine kadarki daha sonra arttırmak şartı ile şimdilik 1.000 TL kazanç kaybının uygulanacak en yüksek ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, Konya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/72 Değişik iş dosyası ile yapılan 722.60 TL yargılama gideri ile Konya 16. Noterliğinin 179,97 TL ihtar masrafının faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 07/12/2021 tarihli dilekçesi ile maddi zarar talebini 37.173,20 TL, kazanç kaybı talebini 15.120,00 TL olmak üzere toplam 52.293,20 TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde faaliyet gösterdiğini ve yine bu kanun çerçevesinde müşterilerin ihtiyaç duyduğu ekipman veya taşınmazları müşterilerin talebi doğrultusunda satıcıdan alarak müşterilerine kiralamak sureti ile finansman sağladığını, kiralanan bu ekipmanların daha sonra herhangi bir neden ile müşteriden iade alındıklarında tekrar satışla konu olabileceğini, dolayısıyla şirketin ana iştigal konusunun herhangi bir garantili ekipman satışı ile bunlara destek sağlamak olmadığını, satılan ekipmanların son kiracıdan mevcut hali ile alınıp herhangi bir revizyon veya tamirat yapılmadan mevcut hali ile ikinci el olarak satışa çıkartıldığını ve alıcıların ekipmanları yine mevcut hali ile inceleyip ona göre talip olduklarını, müvekkilinin davaya konu makineleri kira bedelleri ödenmediği için müşterisinden iade aldığını ve mevcut hali ile satışa çıkarttığını, davacı tarafın da ikinci el niteliğindeki makinelere talip olarak gerekli incelemeyi yaparak satın aldığını, davacının makinelerde şifre olduğu iddiası ile çalışmadığını beyan ettiğini, müvekkili şirketin herhangi bir garanti yükümlülüğü olmadığı halde iyi niyet göstergesi olarak satıcı firma ile görüşmeler gerçekleştirdiğini ancak sonuç alınamadığını, müvekkilinin ekipmanları müşterisinden iade aldığında şifreli olduğunu bilmediğini ve bilmesinin de beklenemeyeceğini beyan ederek davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Maddi Tazminat yönünden: Davacı tarafından dosyaya sunulan ve dava dışı ... şirketi tarafından düzenlenen 09.11.2017 tarihli ve 744293 no.lu proforma (açık) faturada 2 adet yazılım ve kontrol bedelinin KDV dahil 36.922,20 TL olduğu belirtilmiştir. Anılan faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, sonuç olarak makinelerin çalışabilmesi için gerekli olan yazılım şifresi için yapılan harcamanın KDV hariç 31.290,00 TL olduğu bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir. Davacı şirket tarafından makinelerin çalıştırılması için anılan masraf dışında, bir masraf yapılmadığı, dolayısıyla makinelerdeki arızanın tamamen elektronik program hatası olduğu anlaşılmaktadır. Makinelerdeki ayıbın giderilmesi için herhangi bir parça değişimi yapılmamış, sadece program yüklenmiştir. Dolayısıyla her makine için 7.000,00 Euro olmak üzere 14.000,00 Euro karşılığı 36.922,20 TL’lik bir bedel, makinenin üreticisi olan şirket tarafından yapılan işlem için istenen bedel, makine değerine kıyaslandığında piyasa rayiçlerine uygun bulunmuştur. Davacı şirket tarafından ayrıca 251,00 TL servis ücreti ödenmiştir. Dolayısıyla davacı şirketin maddi zararı KDV dahil 37.173,20 TL’dir. Kazanç Kaybı Yönünden: Davacı şirket, günlük 6.000,00 TL kazanç kaybı olduğunu belirtmiştir. Ancak dosyada dava konusu makinelerin üretim kapasitesini gösteren herhangi bir belge olmayıp makine üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen 05.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda da makinelerin üretim kapasiteleri belirtilmemiştir. Makinelerin üreticisi olan ... şirketinin internet sitesinde yapılan incelemede, dava konusu ... tipi makinelerin artık üretilmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle makinelerin üretim kapasitesi bakımından benzer makinelerin üretim kapasiteleri esas alınmıştır. Dava konusu makinelerin en yüksek üretim kapasiteleri 200 adet/dakika olup buna göre günde en fazla 5 saat tam kapasite ile çalışmaları halinde en yüksek 60.000 adet ... ambalajı yapabildikleri tespit edilmiştir. Dava konusu makineler ... yapma makinesi olmayıp ambalajlama makinesi olduğundan, davacı şirketin günlük ... üretim ve satış kapasitesine bağlı olarak çalışmaları ve ambalajlama yapmaları söz konusu olacaktır. Dava konusu makinelerin, üretilen beher ... parçasında oluşturduğu katma değerin ortalama 0,10 TL olduğu dikkate alındığında, günlük 6.000,00 TL en yüksek kazanç kaybı oluşması mümkündür. Ancak ticari işletmelerin ortalama % 70 kapasite ile çalıştıkları dikkate alındığında, günlük kazanç kaybının 4.200,00 TL olabileceği kabul edilmiştir. Davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderilen noter ihtarnamesi 31.10.2017 tarihlidir. Makinelerdeki ayıbın giderilme tarihi ise dava dışı ... şirketi tarafından düzenlenen fatura tarihi olan 09.11.2017’dir. Buna göre davacı şirketin üretim yapamadığı sürenin 9 gün olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı şirketin toplam 37.800,00 TL brüt kazanç kaybı olduğu hesaplanmıştır. Davacının brüt kazanç kaybından da ortalama maliyet giderlerinin düşülmesi gerekmektedir. Üretim aşamasında elektrik, işçilik vs. giderlerin ortalama %60 düzeyinde oluşması piyasa şartlarına uygun olduğu değerlendirilerek 37.800,00x%60 = 22.680,00 TL işçilik vs giderler düşüldükten sonra, 37.800-22.680 = 15.120 TL kazanç kaybı bulunmuştur. Sonuç olarak, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 37.173,20 TL maddi tazminat ile 15.120,00 TL kazanç kaybı bedeli toplamı 52.293,20 TL’nin 11.902,57 TL’sinin dava tarihi olan 16/02/2018 tarihinden itibaren işleyen, 40.390,63 TL’sinin ıslah tarihi olan 13/12/2021 tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararında her ne kadar ayıbın niteliğine yönelik bir uyuşmazlık bulunmadığı değerlendirilmişse de cevap dilekçesinde açık ayıp itirazında bulunduklarını davacının gizli ayıp iddialarının yargılama boyunca reddedilmiş halde olduğunu, davacının ayıp ihbarını süresinde yapmadığı gözetildiğinde, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket finansal kiralama şirketi olup, faaliyet konusu dışında bir işlem yapamayacağını, müşteriden iade alınan makinelerin ikinci el olarak davacı şirkete satılmış olduğundan, müvekkili şirketin makine yazılımlarına müdahale etmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağını mevcut hali ile incelemeye açık olarak satışa çıkarılan ikinci el malları müşterinin kontrol ederek aldığını, kaldı ki alıcı firmanın bu işle iştigal etmekte olup, talip olduğu ekipmanların niteliklerini müvekkili şirketten daha iyi bildiğini, gerekli incelemeleri yaparak aldığı ekipman için daha sonra ayıplı mal satıldığı iddiasının açıkça kötüniyetli bir iddia olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının iddia ettiği zararından müvekkili şirketin sorumlu olmasının da beklenemeyeceğini, mahkeme kararının bu açıdan da hatalı olduğunu, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/ 1062 E. 2022/ 39 K. ve 19.01.2022 tarihli kararının ortadan kaldırılması ile davanın tümden reddine karar verilmesi yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılanın ayıplı olduğu iddiasıyla uğranılan zararın ve kazanç kaybının tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafça satın alınan makinelerin ayıplı olması nedeniyle ayıbın giderilmesi için masraf yaptığı, servis ücreti ödediği ve makinelerin yeniden çalıştırılmasına kadar kazanç kaybına uğradığı iddiasıyla eldeki dava açılmıştır.Davacı ile davalı arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup, davalının davacı hakkında ilk olarak 02.08.2017 tarihli 2 adet ... ambalaj makinesinin 304.440 TL bedelle satışına ilişkin proforma fatura düzenlediği, dosyada mevcut mal iade/depo çıkış formu ile davalı tarafça makinelerin bulunduğu depoya 08.08.2017 tarihli talimat yazılarak makinelerin teslim edilmesinden sonra 08.08.2017 tarihli fatura düzenlediği görülmekle taraflar arasında satış işleminin gerçekleştiği, davacının 15.09.2017 tarihinde dava dışı elektronik otomasyon şirketine yaptırdığı teknik inceleme sonunda, makine üzerindeki ... elektronik sisteme giriş yapılmak istenildiğinde şifre olduğu için programa girilemediği tespitinin yapıldığı görülmüştür.Dosya kapsamından davalı ile dava dışı ... İnş. Turizm Üretim Pazarlama San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında 17.06.2015 tarihinde 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde sözleşme imzalandığı, 2 adet ... makinesinin aylık 4.938,82 Euro ödeme şartı ile 37 taksitte dava dışı şirkete kiralandığı, dava dışı şirketin ödemede temerrüde düşmesi nedeniyle davalının finansal kira sözleşmesini feshettiği ve makinelerin 09.11.2016 tarihinde Gebze 2. İcra Müdürlüğünün ... talimat dosyası ile haciz tutanağı ile depoya kaldırıldığı, depoda bulunan bu makinelerin davacıya satıldığı anlaşılmıştır.Eldeki uyuşmazlıkta, Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/72 Değişik iş sayılı delil tespiti dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu ... ambalaj makinelerini çalıştırmak için makine üzerindeki ... elektronik sistemine giriş yapılmak istendiğinde şifre istediği ve şifre bilinmediğinden programa giriş yapılamadığı, bu nedenle makinelerin çalıştırılamadığı, problemin giderilmesi için ... yazılım şifresine ihtiyaç olduğu, makinelerin mekanik, elektronik, hidrolik vb. sistemlerinde herhangi bir arıza olmadığı belirtilmiştir.Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 219. maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından sorumlu olur. Gizli ayıp başka bir anlatımla kullanımla ortaya çıkan bir ayıp söz konusu olduğundan ayıp ihbar süreleri bakımından TBK’nın 223. madde hükmü dikkate alınacaktır. Eksik ifa ise sözleşmede kararlaştırılmış olan ya da dürüstlük kuralı gereğince yapılması gereken işlerin bir kısmının hiç yapılmamış olması hâlidir. Hem eksik ifa hem de ayıplı ifa, esasen tarafların hukuki ilişki ile yükümlendikleri edimlerini, gerek kanun gerekse sözleşme ile öngörülen şartlara uygun veya gereği gibi ifa etmemeleri anlamına gelmekte olup, sonuç itibarıyla her iki durumda da sözleşmeye aykırı mal teslimi olduğu tartışmasızdır.Genellikle niteliklerdeki eksiklik ayıbı ifade ettiği halde daha çok miktar, parça, kısımların tam olmaması eksik ifa olarak adlandırılır. Eksik ifanın söz konusu olduğu hallerde ayıp ihbarına gerek yoktur. Somut olayda, zararın, makineler için gerekli olan şifrelerin bilinmemesinden kaynaklandığı gözetildiğinde davalının, satıma konu makinelerin şifrelerini davacıya bildirmemiş olmasına göre ayıplı ifa değil, eksik ifa söz konusudur. TBK'nın 112. maddesi gereği borç hiç veya gereği gibi ifa edilmez ise borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her makine için makinenin üreticisi olan şirket tarafından yapılan 7.000 Euro olmak üzere 14.000 Euro karşılığı 36.922,20 TL’lik program yükleme bedelinin makine değerine kıyaslandığında piyasa rayiçlerine uygun olduğu, davacı şirket tarafından ayrıca 251,00 TL servis ücreti ödendiği gözetildiğinde davacının maddi zararının KDV dahil 37.173,20 TL olduğu, dava konusu makinelerin üretilen beher ... parçasında oluşturduğu katma değerin ortalama 0,10 TL olmasına göre günlük 6.000 TL en yüksek kazanç kaybı oluşması mümkün ise de ticari işletmelerin ortalama % 70 kapasite ile çalıştıkları dikkate alındığında günlük kazanç kaybının 4.200 TL olabileceği, davacı şirketin üretim yapamadığı sürenin 9 gün olduğu, buna göre davacının 37.800 TL brüt kazanç kaybı olduğu, brüt kazanç kaybından da ortalama maliyet giderlerinin düşülmesi gerekmekle üretim aşamasında elektrik, işçilik vs. giderlerin ortalama %60 düzeyinde oluşmasının piyasa şartlarına uygun olduğu değerlendirilerek işçilik vs giderler düşüldükten sonra kazanç kaybının 15.120 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Somut olayda davalı tarafça satıma konu makinelerin çalışması için gerekli olan şifrelerin davacıya bildirilmemiş olması nedeniyle eksik ifanın söz konusu olduğu anlaşılmakla davalı, davacının, program yükleme işlemi için yaptığı masraf ve ödediği servis ücretinden oluşan maddi zararından ve makinelerin yeniden çalıştırılmasına kadar uğradığı kazanç kaybından sorumludur. Bilirkişi raporundaki zarar tespiti ile kazanç kaybına ilişkin hesaplamalar somut olaya uygun ve makul olup, mahkemece makinelerin şifrelerinin bilinmemesi nedeniyle davacı tarafça programa giriş yapılamaması ayıplı ifa olarak değerlendirilmiş ise de bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olmuştur. Bu nedenle davalının aksi yöndeki tüm istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 689,78 TL harcın, alınması gerekli olan 2.759,08 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.069,30 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025