Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/9627 E. , 2024/18133 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9627 Karar No : 2024/18133 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Güney Deniz Saha Komutanlığın
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/9627 E. , 2024/18133 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9627 Karar No : 2024/18133 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Güney Deniz Saha Komutanlığında veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; davacının 04.08.2008 tarihinden itibaren Güney Deniz Saha Komutanlığının Genel Sekreterlik Protokol ve İletişim Kısmında atamalı olarak görevlendirildiği, bu görevin gerek Güney Deniz Saha Komutanlığı genelinde, gerekse Güney Deniz Saha Komutanlığı Karargahı özelinde kritik görevlerden birisi olduğu, yine davacının erkek kardeşinin Asya Katılım Bankasında 01.01.2014 tarihinden sonra aktif ve açılan muhtelif sayıda hesabının ve kredi kartının bulunduğu, Emniyet Genel Müdürlüğünün yazısında, anılan şahsın 2013-2016 yılları arasında FETÖ/PDY'ye müzahir ...Kargo Lojistik ve Dağıtım Hizmetleri A.Ş'de SGK kaydının (kurye) bulunduğu, Milli Eğitim Bakanlığından elde edilen bilgiler çerçevesinde, davacının çocuklarının FETÖ/PDY örgütüne müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan okullarda 2008-2016 yılları arasında eğitim/öğretim kaydı bulunduğu tespitleri olduğu, terör örgütleri veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile hakkında kamu görevinden çıkarma kararı verilen personel arasındaki bağın "sübut" derecesinde ortaya konulmasının aranmadığı göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu işlem öncesinde ifa ettiği kamu görevinin, doğrudan ülkenin güvenliğinde, asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olduğu hususu, çalıştığı birimin kritik görevlerden birisi olması, yakınları hakkındaki tespitler ile hakkında yapılan idari soruşturma sonucunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu değerlendirilen davacının, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35.maddesi uyarınca ve idarenin genel takdir yetkisi çerçevesinde kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; FETÖ/PDY ile herhangi bir irtibatının bulunmadığı, kritik görevde bulunduğu iddiasının doğru olmadığı, kaldı ki bulunduğu kadroya 2008 yılında atandığı ve belirtilen tarihte FETÖ'nün nüfuzunun bulunmadığı, kardeşinin örgüte müzahir ... Kargoda kurye olarak çalışmasının cezaların şahsiliği ilkesi gereğince hükme esas alınamayacağı, henüz ilköğretim çağında bulunan çocuğunun kapatılan bir okulda eğitim kaydının bulunmasının örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği, örgütle irtibatına ilişkin hiçbir somut ve nesnel bir bağı ortaya konulmaksızın kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; ...9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır." hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(a) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Güney Deniz Saha Komutanlığında veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca Milli Savunma Bakanlığının 25/12/2019 tarih ve 2019/19 sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında herhangi bir adli soruşturma veya kovuşturmanın bulunmadığı görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Mahkeme kararında; davacının 04/08/2008 tarihinden itibaren Güney Deniz Saha Komutanlığının Genel Sekreterlik Protokol ve İletişim Kısmında görev yaptığı ve bulunduğu görevin kritik görevlerden olduğu, erkek kardeşinin 2013-2016 yılları arasında örgüte müzahir ...Kargo Lojistik Hizmetleri A.Ş' de kurye olarak çalışma kaydının ve Bank Asya'da hesabının bulunduğu ve davacının çocuklarının örgüte müzahir eğitim kurumunda kaydının bulunduğu tespitlerine yer verilerek söz konusu tespitlerin davacının örgütle irtibatlı/iltisaklı olduğunu gösterdiği ve idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirmesinde bulunulmuştur. Bu tespitlerle ilgili olarak davacı tarafından, tüm dosya kapsamındaki beyanlarında ve idari soruşturmada özetle; FETÖ/PDY ile herhangi bir irtibatının bulunmadığı, 29/12/1997 tarihinden itibaren Deniz Kuvvetleri Komutanlığında farklı görevlerde bulunduktan sonra 2008 yılından itibaren de İzmir Narlıdere Güney Deniz Saha Komutanlığında görev yaptığı, çocuğunun TEOG sınavına hazırlanması, okulun eğitim kalitesinin yüksek olması, kardeş indirimi almak, okulun tam gün eğitim vermesi ve evine ve iş yerine yakın olması nedenleriyle çocuğunu örgüte müzahir eğitim kurumuna gönderdiği, kardeşinin örgüte müzahir şirkette çalışma kaydının bulunmasının da suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince kendisi aleyhine örgütle irtibatına delil olarak hükme esas alınamayacağı ileri sürülmüştür. Davacı hakkında davalı idarece idari soruşturma yapılmış ve yukarıda belirtilen tespitlere yer verilmek suretiyle düzenlenen 21/06/2018 tarihli soruşturma raporunun sonuç kısmında "mevcut bilgi/belgeler ışığında şüpheli görülen hususların personelin göreve devam etmesine engel teşkil etmediği, ancak ilave bir bilgi edinilmesi halinde tekrar incelenmesinin uygun olacağı" değerlendirilmiştir. Disiplin amiri Deniz Albay E.A tarafından düzenlenen 31/05/2018 tarihli kanaat raporunda da davacı hakkında "Genel davranış ve yaşam tarzında FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisine yönelik herhangi bir tespitim yoktur. Görev bilinci ve iş ahlakı yönünden başarılı bir personeldir" değerlendirmesi yapılmıştır. Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik veya üye olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etme suçlarından herhangi bir soruşturma veya kovuşturma kaydı bulunmamaktadır. Davacının çocuklarının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumları arasında yer alan Özel Fatih İlkokulunda ve Özel Yamanlar Ortaokulunda kaydının bulunduğu hususu, başka delillerle desteklenmediğinden, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyecektir. Davacının kardeşi M.T'ın 2013-2016 yılları arasında örgüte müzahir şirkette kurye olarak çalışma kaydının ve Banka Asya'da hesabının bulunduğu tespitine yer verilmiş ise de; doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir. Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen hususlar dışında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür. Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.