14. Ceza Dairesi 2014/5537 E. , 2016/4957 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösteri…
**14. Ceza Dairesi 2014/5537 E. , 2016/4957 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; İddianamedeki anlatıma göre, mağdurenin sanığın işletmekte olduğu bakkal dükkanına değişik zamanlarda alışveriş yapmak için gittiği, sanığın bir keresinde mağdurenin giysisinden tutarak kendisine doğru çekip göğüslerini ellemek istediği, bir başka gün de mağdureyi kollarından sıkmak suretiyle bedenini kendisine doğru çekmeye çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmakla, atılı suçun zincirleme şekilde işlendiği gözetilmeden yazılı şekilde tek eylemden dolayı hüküm kurulması, Suçun sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair ...Üniversitesi Tıp Fakültesince düzenlenen 31.07.2012 tarihli raporda mağdurede ne tür bir psikiyatrik bozukluk geliştiğinin belirtilmediği gözetilerek öncelikle dosyanın, istenmesi halinde de mağdurenin mevcutlu gönderilerek Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan ya da Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddelerine göre Yükseköğretim kurumları veya birimlerinde usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş bir heyetten ayrıntılı rapor alındıktan sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yapılan değişiklikler de nazara alınarak neticesine göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hakkında TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanması, Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Tüm dosya kapsamına göre; mağdurenin alışveriş yapmak amacıyla gittiği bakkal dükkanında bulunduğu sırada bakkal dükkanını işleten sanığın mağdureye karşı eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Basit cinsel istismar suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkânının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın, mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, mevcut haliyle eylemin sadece 5237 sayılı TCK’nın 103/1. maddesi kapsamındaki çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.