11. Hukuk Dairesi 2022/6646 E. , 2022/7822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.06.2020 tarih ve 2020/7 E. - 2020/312 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.06.2022 tarih ve 2020/1052 E. - 2022/830 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından temyiz ed
**11. Hukuk Dairesi 2022/6646 E. , 2022/7822 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.06.2020 tarih ve 2020/7 E. - 2020/312 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.06.2022 tarih ve 2020/1052 E. - 2022/830 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen temyiz dilekçesinin reddine dair 15.09.2022 tarihli ek kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Dava, 72.887.78 TL alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda 72.854,97 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu ile ilgili Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen 15.09.2022 tarihli ek kararla, dava değerinin 72.887,78 TL olması nedeniyle temyiz talebine konu mahkeme hükmünün kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, bu ek karara karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Dosyadaki yazılara, ek kararın dayandığı gerektirici sebeplere temyiz olunan miktarın 6100 sayılı HMK 362/1 – a maddesinde öngörülen kesinlik sınırları içerisinde bulunmasına göre ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile HMK 370/1 maddesi gereğince ek kararın ONANMASINA, Bölge Adliye Mahkemesi ek kararına ilişkin temyiz talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığından HMK'nun 368. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 329/2. maddesi uyarınca temyiz eden davalı ...’ın takdiren 1.000,00 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, para cezasının mahal mahkemesince yerine getirilmesine, HMK 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacı ile dava dışı Aran Elekt. Ltd. Şt arasında akdedilen, davalının da kefil olduğu genel kredi sözleşmesi limiti 3.000.000,00 TL olup, bu sözleşmeye istinaden alacaklı banka tarafından davalı ve dava dışı borçlular aleyhinde 72.887,78 TL ödenmeyen borç yönünden icra takibi başlatılmış, davalının itirazı üzerine davacı banka tarafından fazlaya ve gayri nakdi alacaklara ilişkin talep hakları saklı tutulmak kaydı ile bu miktar üzerinden itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı beyanlarında kefaletin geçerli olmadığını savunmuştur. Davalının savunmasına göre, kefaletin geçersiz olması durumunda 3.000.000,00 TL limitli sözleşme yönünden davalı sorumlu tutulamayacak, kefaletin geçerli olması durumunda ise davalı 3.000.000,00 TL limit dahilinde sorumlu tutulabilecektir. Davacı eldeki davada fazlaya ilişkin ve gayri nakdi alacaklara ilişkin haklarını da saklı tutmak suretiyle kısmi dava açmış olup, HMK 361/2 maddesinde kısmi davada kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirlenecek olmasına, davacının sözleşme ilişkisinden doğan fazlaya ilişkin ve gayri nakdi alacaklara ilişkin haklarının henüz belirlenmemiş bulunmasına göre, kesinlik sınırının tesbitinde salt icra dosyasında istenen 72.887,78 TL'nin esas alınması isabetli değildir. Diğer taraftan davalı kefaletin geçerli olmadığını savunduğundan, kesinlik sınırının belirlenmesinde genel kredi sözleşmesi limiti olan 3.000.000,00 TL'nin esas alınması gerekmektedir. Açıklanan nedenle sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğuna ilişkin görüşüne katılmak mümkün değildir. Kabule göre de; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğu, davalının temyiz isteminin Bölge Adliye Mahkemesince bu nedenle ek karar ile red edilmesine rağmen davalının ek karar temyiz etmesi nedeniyle kötü niyetli olduğu gerekçesiyle aleyhinde HMK 368 maddesi gereğince disiplin para cezasına hükmedilmiş olup, madde de öngörülen kötüniyet hakkın suistimali niteliğinde ve bir hakkın amacına aykırı biçimde, yani hak sahibine yararlı ölçüyü aşarak ya da hiç yarar sağlamadığı halde başkalarına zararlı olacak biçimde kullanılmasıdır. Her somut olayda kötüniyetin varlığı kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesi kararının miktar itibariyle kesin olmadığı yönünde istinaf Daire Başkanınca ek karara muhalif kalınmış, Dairece yapılan temyiz incelemesinde de onama kararı oyçokluğu ile verilmiştir. Bu halde davalının temyiz de kötü niyetli olduğunun kabulü mümkün değildir. Davalı aleyhinde disiplin para cezasına hükmedilmesi de isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.