başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ulusal yargı ağı bilişim sistemi uyap aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi başvurucu doğumlu olup teknik üniversitesi mimarlık fakültesi şehir planlamacılığı bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır başvurucu kamuoyunda gezi parkı eylemleri olarak bilinen protestoya katılmak amacıyla tarihinde gezi parkına gitmiştir anayasa mahkemesi türkiye hakları kurumu tarafın
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ulusal yargı ağı bilişim sistemi uyap aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi başvurucu doğumlu olup teknik üniversitesi mimarlık fakültesi şehir planlamacılığı bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır başvurucu kamuoyunda gezi parkı eylemleri olarak bilinen protestoya katılmak amacıyla tarihinde gezi parkına gitmiştir anayasa mahkemesi türkiye hakları kurumu tarafından ekim yayımlanan gezi parkı olayları raporunda yer alan bazı tespitlere özge b kararında yer vermiştir başvurucu tarihinde şiddete yönelik herhangi bir davranışta bulunmadan ve üzerinde şiddette kullanılabilecek herhangi bir cisim taşımadan protesto eylemine katılmasına rağmen olay yerinde bulunan polis memuru öncesinde herhangi bir uyarıda bulunmaksızın yakın mesafeden yüzüne sıktığı sıvı gaz nedeniyle yaralandığını iddia etmektedir olay anında orada bulunan basın mensuplarınca iddia konusu eylem kamera ve fotoğrafla kayda alınmış ve ulusal basında kırmızılı kadın başlığıyla kolluğun orantısız güç kullanması bağlamında haber yapılmıştır basına yansıyan bu görüntülerden sonra cumhuriyet başsavcılığı cumhuriyet başsavcılığı tarafından polis memuru hakkında görevi kötüye kullanma suçundan resen tahkikat başlatılmıştır aynı zamanda valiliğince valilik polis memuru hakkında idari tahkikat başlatılmış ve tarihinde görevi kötüye kullanma suçu yönünden soruşturma izni verilmesine karar verilerek bu karar cumhuriyet başsavcılığına bildirilmiştir cumhuriyet başsavcılığı cevap yazısında söz konusu eylemin soruşturma iznine tabi olmadığını ve adli soruşturmanın genel hükümlere göre hâlihazırda yürütüldüğünü valiliğe bildirmiştir öte yandan başvurucu hakkında tarihli ve sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet suçundan adli tahkikat yapıldığına ilişkin bir şikâyet başvurucu tarafından ileri sürülmemiştir valilikçe yapılan idari tahkikat kapsamında olay anına ilişkin mobese kayıtları ile haber ajanslarına ait kamera kayıtları ve polis telsiz kayıtları temin edilmiş şikâyete konu olayda sıvı gaz kullanan polis memurunun olduğu tespit edilmiştir polis memuru ameliyat olması ve akabinde üç ay süre ile sağlık raporu alması nedeniyle idari soruşturma kapsamında ifadesine başvurulamadığı da ön inceleme raporunda belirtilmiştir söz konusu ön inceleme raporunun ilgili kısmı şöyledir günü taksim gezi parkında büyükşehir belediyesi çalışmaları nedeni ile alınan emniyet tedbirleri sırasında görevlendirilen çevik kuvvet ekibinden model kullanıcısı polis memuru çok yakın mesafeden önce kamuoyunda kırmızılı kadın olarak simgeleşen polise karşı herhangi bir saldırıda ya da direnişte bulunmayan şahsa karşı gereksiz yere ve metreden az ve çok yakın mesafeden defaatle peşinden grubundan ayrılarak ve koşarak çevrede bulunan göstericilere benzer şekilde gaz kullandığı bu esnada bir gösterici ile karşılıklı olarak birbirlerine tekme attığı ve gaz kullanmaya devam ederek gezi parkının bir başka yerinde bulunan diğer çevik kuvvet ekibine kadar koşarak eylemini başvuru numarası karar tarihi devam ettirdiği olayın öncesinde polisin göstericiler karşı su kullanmadığı direniş olmadığı böylece toplumsal olaylarda görevlendirilen personelin hareket usul ve esaslarına dair yönergenin ve göz yaşartıcı gaz silahları ve kullanım talimatına aykırı hareket ettiği eylemin kamuoyunda tepki yaratarak olayların ivme kazanmasına neden olduğu adli soruşturma kapsamında cumhuriyet başsavcılığınca başvurucunun ifadesinin alınması için tarihinde başvurucuya çağrı kâğıdı gönderildiği başvurucunun ifadeye gelmemesi üzerine tarihinde zorla getirme kararı kapsamında kolluğa müzekkere yazıldığı görülmektedir zorla getirme kararının infaz edilemediği de tarihinde kolluk düzenlenen tutanaktan anlaşılmaktadır nihayetinde cumhuriyet başsavcılığınca başvurucunun ifadesi ancak tarihinde müşteki sıfatıyla alınabilmiştir söz konusu ifadede başvurucu barışçıl bir biçimde demokratik protesto hakkını kullanmak için olay yerine gittiğini ancak kolluk görevlilerince herhangi bir uyarı dahi yapılmadan göz yaşartıcı gaz kullanılmaya başlandığını çok yakın mesafeden yüzüne gaz sıkıldığını yüzünde ve gözlerinde yanma meydana geldiğini ve bu suretle yaralandığını olaydan sonra bir sağlık kuruluşuna gitmediğini belirtmiştir soruşturma dosyasında da başvurucu hakkında düzenlenmiş bir sağlık raporuna rastlanmamıştır polis memuru ise cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde kamera görüntülerine yansıyan ve başvurucuya sıvı gaz sıkan kişinin kendisi olmadığını belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir cumhuriyet başsavcılığınca polis memuru hakkında gerekmediği hâlde yakın mesafeden ilgili mevzuata da aykırı olacak şekilde başvurucunun yüzüne sıvı gaz sıkıldığı gerekçesiyle tarihinde görevi kötüye kullanma suçlamasıyla iddianame düzenlenmiştir asliye ceza mahkemesince tarihinde iddianame kabul edilmiş ve tarihinde görevsizlik kararı ile dosya sulh ceza mahkemesine gönderilmiştir ancak sulh ceza mahkemelerinin yasal düzenleme ile kapatılması nedeniyle dosya tarihinde asliye ceza mahkemesine mahkeme devredilmiştir mahkemece yapılan yargılamada başvurucunun katılan sıfatıyla polis memuru ise sanık sıfatıyla ifadeleri alınmıştır ayrıca olaya dair bilgisi bulunduğu değerlendirilen emniyet müdürü re komiser yardımcıları ve mknın da tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulmuştur başvurucu kovuşturma aşamasında verdiği ifadede cumhuriyet savcısına verdiği ifadeye benzer mahiyette şikâyetlerde bulunmuş ve olay nedeniyle bir saat kadar gözlerinde yanma meydana geldiğini olayın şoku ile herhangi bir sağlık kuruluşuna gitmediğini belirtmiştir kovuşturma aşamasında tarihinde verilen ara kararı uyarınca başvurucunun olay nedeniyle yaralanmasına ilişkin olarak hakkında bir sağlık raporu düzenlenmesine karar verilmiş ancak başvurucunun tarihli celse de bu ara kararından dönülmesi talebinde bulunduğu ve tarihli celsede de bu talebini yinelediği görülmüştür başvurucunun talebi doğrultusunda kendisi hakkında olay nedeniyle mahkemece herhangi bir sağlık raporu alınmamıştır ise mahkemeye yazılı savunma vermiştir bu savunmasında olay anında omzundaki sağlık problemi nedeniyle yaşadığı acıdan gaz maskesinin yeterli olmamasından ve olaya müdahale etmek için yeterince kolluk personeli bulunmamasından ötürü sağlıklı bir şekilde karar başvuru numarası karar tarihi veremediğini belirtmiştir savunmasında devamla göstericilerin delil olarak sunulan video kaydından önce fiilî saldırıda bulunduklarını göstericilere sözlü olarak birçok kez uyarıda bulunulduğunu olay yerinde su püskürten kolluk araçlarının bulunmadığını ve amirleri re ile mknın gaz kullanması yönünde tekrar eden emirler verdiğini bu nedenle orantılı şekilde gaz kullandığını ifade etmiştir mahkemece dinlenen re ifadesinde olay yerinde bulunduğunu ve şantiye alanı ile göstericiler arasında güvenlik amaçlı set oluşturduklarını bu sete münferiden fiilî saldırıda bulunan göstericiler olsa da toplu bir saldırının olmadığını ve bu nedenle gaz kullanılmasının gerekli olmadığını belirtmiştir re ayrıca polis memuru gaz sıkma emri vermediğini verecek olsa bile hiyerarşi kuralı gereği bu emri önce grup amirine vereceğini doğrudan memura emir veremeyeceğini ifade etmiştir tanık ise ifadesinde olay yerine ekibi ile takviye olarak gittiklerini diğer ekipte görevli olduğunu küçük gruplar hâlindeki göstericilerin polis tarafından oluşturulan seti yarmaya çalıştıklarını gaz sıkma talimatını renin verdiğini olayın anlık gelişmesi nedeniyle gaz sıkma mesafesinin ayarlanamadığını belirtmiştir tanık mk ifadesinde olay yerine gittiklerinde göstericilerin iş makinelerine mani olmaya çalıştıklarını bu nedenle güvenlik amacıyla göstericiler ile iş makineleri arasında bir set oluşturduklarını daha sonra takviye ekip olarak amiri olduğu ekibin geldiğini kendi grubunda gaz kullanma görevlisi olduğunu gaz sıkılması yönünde herhangi bir talimatının olmadığını gaz sıkma anını görmediğini belirtmiştir mahkemece olaya dair görüntü kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmıştır bilirkişinin olay anına ilişkin video ve fotoğraf kayıtları üzerinden yaptığı inceleme sonucunda üniforması üzerinden numarası belirlenemeyen bir polis memurunun başvurucu da dâhil olmak üzere birçok kişiye karşı rastgele sıvı gaz sıktığı yönünde tespitlerde bulunduğu anlaşılmaktadır mahkemece yapılan yargılama sonucunda tarihinde başvurucuya karşı gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle polis memuru hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş ve alt sınırdan da uzaklaşılarak neticeten ay hapis cezası verilmiştir mahkeme olay yerindeki diğer göstericilere yönelik eylemi nedeniyle hakkında görevi kötüye kullanma suçundan ayrıca mahkûmiyet hükmü kurmuş ve neticeten ay hapis cezasına hükmetmiştir mahkeme yasal şartları oluştuğu gerekçesiyle söz konusu mahkûmiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına hagb karar vermiştir ayrıca mahkeme hagb kararını her iki suçtan ayrı ayrı olmak üzere üç yüzer ağaç dikme ve ay süreyle bu ağaçların bakımını yapma yönünde bir denetime de bağlamıştır kararın ilgili kısımları şöyledir müşteki ceyda sungura başvurucu ve etrafta bulunan açık kimliği tespit edilemeyen diğer bir kısım şahıslara herhangi bir uyarı yapılmadan sanık polis memuru tarafından biber gazı sıkıldığı sanığın söz konusu biber gazını kullanırken toplumsal olaylarda görevlendirilen personelin hareket usul ve esaslarına dair yönerge ile göz yaşartıcı gaz silahları ve kullanım talimatına aykırı hareket ettiği dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarında yer alan fotoğraf ve video görüntülerinden açıkça tespit edildiği üzere sanık polis memuru müşteki ceyda sungura bir metreden daha az mesafeye kadar yaklaşarak yüzünü hedef almak sureti ile biber gazı sıktığı başvuru numarası karar tarihi mahkememizce sanığın adli görevi kapsamında yaptığı müdahalelerde görev sınırının aşılması suretiyle müşteki ceyda ile birlikte kimliği tespit edilemeyen kişiye daha etkili eylemde bulunduğu müşteki ceyda bakımından eylemin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte kasten yaralama eylemi olduğundan müşteki ceydada maruz kaldığı etkili eylem neticesinde herhangi bir iz veya yaralanma bulgusu kalmadığından bu nedenle müşteki ceyda bakımından görev sınırının aşılması nedeniyle tck md yollamasıyla kasten yaralama suçuna ilişkin hükümlerin uygulanarak tck maddeleri kapsamında eylemin değerlendirilmesi gerektiği tck md kapsamında maddelerden biber yargıtayın yerleşik içtihatları gereği silah olarak kabul edildiği ayrıca kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmakla birden fazla fıkra hükümlerin uygulanması nedeniyle tck maddesi kapsamında bir kişinin kasten yaralanması suçundan alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği vicdani kanaatine ulaşılmıştır ayrıca gaz sıkılmasından önce o yerdeki masum insanların uzaklaşması için yeterli çağrı ve uyarının yapılmadığı gaz sıkılmadan önce su sıkılması ve kalkan kullanmak suretiyle kalabalığın uzaklaştırılması ve dağıtılması yönünde yeterli önlemlerin alınmadığı bu girişimler olmadan gaz sıkıldığını sanığında kabul ettiği sanığın amirlerinin kez gaz sıkması yönünde talimatı üzerine cihazın tutukluk yapması stres ve panik olmaları ağrılar yoğun çalışmaları nedeniyle oluşan yorgunluk ve bitkinlik gibi başka faktörlerinde etkisiyle ölçülü şekilde gaz sıkamadığını savunduğu kanunsuz suç teşkil eden emirlerin dinlenmeyeceği gibi diğer faktörlerinde sanığın sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı olaydan önce meydana gelen başka sataşmalarında eylemi mazur göstermeyeceği bu yöndeki sanık savunmalarına itibar edilmediği çünkü müşteki ve mağdurlarının bariyerleri yıkanlar yıkım makinelerini engellemeye çalışanlar kalkan hattına yüklenen saldırılarda bulunanlar içinde görülmediği gibi sanığında böyle bir iddiada bulunmadığı sanığın kontrolsüz bir şekilde yakın mesafeden birden fazla kişiye bir hat halinde kendini kaybetmiş şekilde uzun bir mesafede gaz sıkmaması gerektiğinin ilgili mevzuat yönergeler ve gördüğü kurslar itibariyle bilincinde olduğu tevilli olarak suçunu kısmi olarak kabullendiği ancak mazeretler göstermeye çalıştığı kanaatine varılmışı sanığın amirlerine ve kendileri gelen o yerin boşaltılmasına yönelik direktifler nedeniyle atılı suçun sanıkça işlendiği ayrıca amirlerinde emri altındaki personeli hiyerarşik teşkilat çerçevesinde aralarında sağlanacak koordinasyonla hareket ettirmedikleri gaz sıkma emir ve talimatlarının ne şekilde kim tarafından verileceği konusunda çelişkili beyanlara yansıyan karmaşanın anlaşmazlığın bulunduğu amirlerin kontrol ve insiyatiflerini tam olarak kullanamadıkları personelin yorgunluk ve sağlık değerlendirilmediği yönündeki iddiaların araştırılması bakımından en azından ihmalleri suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan haklarında gereğinin takdir ve ifası bakımından suç duyurusunda bulunması gerektiği sonucuna varılarak bu yönde karar verilmiştir sanığın kısmi ikrarı sabıkasız geçmişi duruşmadaki tutumuna göre yeniden suç işlemeyeceği hususunda oluşan kanaat itibariyle ycgknın gün ve sayılı kararında belirtildiği üzere cmknın maddesindeki zarar kavramının yalnız basit bir araştırma ile belirlenebilecek maddi somut ve belirlenebilir nitelikteki zararı kapsaması ve sanığa yükletilen zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle yaralama ve görevi kötüye kullanma suçundan dolayı maddi nitelikte bir zararın oluşmaması karşısında cmknın md kapsamında yapılan değerlendirmeyle atılı suçlardan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir cmk md gereği bir yıldan fazla olmamak üzere mahkememizce belirlenmiş süre için işlenen suçla ilgili bir yükümlülük belirlenmiş sanığın ıslahını sağlayabilecek şekilde katılanın mağdurların anayasal temel hak ve özgürlüklerine yaşam hakkına yapılan saldırı boyutu göz önünde bulundurularak mantıklı şekilde tarafları tatmin edebilecek ve denetime elverişli sanığında ıslahını sağlayabilecek şekilde bir yükümlülük yüklenmesi de uygun görülmüştür başvuru numarası karar tarihi başvurucu söz konusu hagb kararına itiraz etmiştir inceleyen ağır ceza mahkemesi tarihli kararında hagb kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek bu itirazı reddetmiştir ret kararı başvurucuya tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur mahkeme gerekçeli kararında ayrıca karar kesinleştiğinde tanıklığına müracaat edilen polis amirleri hakkında görevi kötüye kullanma suçundan cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına da hükmetmiştir bu karar kapsamında mahkeme tarihinde cumhuriyet başsavcılığına re ve mk hakkında suç duyurusunda bulunmuştur ayrıca başvurucu da tarihinde cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak polis memuru amirleri ve gaz kullanma talimatı veren kişiler hakkında da şikâyetçi olmuştur cumhuriyet başsavcılığınca bu şikâyete dair ayrıca soruşturma yürütülmüştür cumhuriyet başsavcılığı tarafından mahkemenin yaptığı suç duyurusu üzerine adli soruşturma açılmış ve açılan bu soruşturma başvurucunun amirleri hakkında şikâyetçi olduğu soruşturmayla tarihinde birleştirilmiştir bu soruşturma kapsamında cumhuriyet başsavcılığınca mk hakkında delil yetersizliği gerekçesiyle tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir re ve hakkında ise görevi kötüye kullanma ve zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suçlarından aynı tarihte iddianame düzenlenmiştir söz konusu iddianamenin asliye ceza mahkemesince kabul edilmesiyle başlayan kamu davası kovuşturma aşamasında derdesttir anayasa mahkemesince ayrıca başvurucuya karşı gerçekleştirdiği belirtilen eylemi nedeniyle polis memuru hakkında idari bir ceza verilip verilmediği bakanlığı emniyet genel müdürlüğünden tarihinde sorulmuştur tarihinde verdiği cevap yazısında polis memuru hakkında görev sırasında veya dışında yasaklanan tutum ve davranışlarda bulunmak yasak fiilini işlediğinden bahisle ilk olarak kınama cezası verildiği ancak olumlu sicili nedeniyle bir alt ceza olan uyarma disiplin cezasıyla cezalandırıldığı belirtilmiştir iv hukuk a ulusal hukuk tarihli ve sayılı polis vazife ve salâhiyet kanununun zor ve silah kullanma kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir polis görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir başvuru numarası karar tarihi zor kullanma yetkisi kapsamında direnmenin mahiyetine ve derecesine göre ve direnenleri etkisiz hale getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedenî kuvvet maddî güç ve kanunî şartları gerçekleştiğinde silah kullanılabilir fıkrada yer alan a bedenî kuvvet polisin direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde doğrudan doğruya kullandığı bedenî gücü b maddî güç polisin direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde bedenî kuvvetin dışında kullandığı kelepçe cop basınçlı boyalı su göz yaşartıcı gazlar veya tozlar fizikî engeller polis köpekleri ve atları ile sair hizmet araçlarını ifade eder zor kullanmadan önce ilgililere direnmeye devam etmeleri halinde doğrudan doğruya zor kullanılacağı ihtarı yapılır ancak direnmenin mahiyeti ve derecesi göz önünde bulundurularak ihtar yapılmadan da zor kullanılabilir polis zor kullanma yetkisi kapsamında direnmeyi etkisiz kılmak amacıyla kullanacağı araç ve gereç ile kullanacağı zorun derecesini kendisi takdir ve tayin eder ancak toplu kuvvet olarak müdahale edilen durumlarda zor kullanmanın derecesi ile kullanılacak araç ve gereçler müdahale eden kuvvetin amiri tarafından tayin ve tespit edilir tarihli ve sayılı türk ceza kanununun kasten yaralama kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir madde kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde mağdurun şikayeti üzerine dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur kasten yaralama suçunun d kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle e silahla işlenmesi halinde şikayet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır sayılı kanunun zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması kenar başlıklı maddesi şöyledir başvuru numarası karar tarihi zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin görevini yaptığı sırada kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır sayılı kanunun görevi kötüye kullanma kenar başlıklı maddesinin numaralı fıkrası şöyledir kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır tarihli ve sayılı ceza muhakemesi hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kenar başlıklı maddesinin ve numaralı fıkraları şöyledir sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için a sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması b mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması c suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir sanığın kabul etmemesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilir denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir başvuru numarası karar tarihi tarihli ve sayılı resmî gazetede yayımlanan tarihinden önceki ismiyle emniyet örgütü disiplin tüzüğünün uyarma kenar başlıklı maddesi kınama kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı bir alt ceza verilmesi kenar başlıklı maddesinin tarihinden önceki hâli ve ek maddenin ilgili kısmı şöyledir madde uyarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar şunlardır silahını araç ve gerecini giysi ve kuşamını pis tutmak çalıştığı yerin temizliğine özen göstermemek zorunlu bir neden olmaksızın günlük sakal tıraşı olmamak madde kınama cezasını gerektiren eylem işlem tutum ve davranışlar şunlardır değişik k görev sırasında veya dışında yasaklanan tutum ve davranışlarda bulunmak madde kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu tüzükte gösterilen cezanın bir alt derece aşağısı uygulanabilir ek madde emniyet teşkilatı memurlarından devlet memurluğundan ya da meslekten çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olanlar hakkında uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından başlayarak beş yıl diğer cezaların uygulanmasından başlayarak on yıl geçtikten sonra ilgili atamaya yetkili amire başvurarak verilmiş olan disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir yukarıda yazılı süreler içerisindeki davranışları bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse isteğinin yerine getirilmesine karar verilerek bu karar özlük dosyasına işlenir b uluslararası hukuk uluslararası belgeler anayasa mahkemesi kolluk görevlileri tarafından toplumsal olaylara müdahale sırasında kullanılan biber gazı ile ilgili olarak özlem kır b no başvurusunda ilgili uluslararası belgelere yer vermiştir uluslararası mevzuat avrupa hakları sözleşme yasağı kenar başlıklı maddesi şöyledir hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz başvuru numarası karar tarihi tarihli ve sayılı resmî yayımlanarak yürürlüğe giren tarihli birleşmiş milletler bm medeni ve siyasi haklar sözleşmesinin maddesi şöyledir hiç kimse işkenceye ya da zalimane insanlık dışı ya da küçük düşürücü muamele ya da cezalandırmaya maruz bırakılamaz özellikle hiç kimse kendi özgür rızası olmadan tıbbi ya da bilimsel deneylere tabi tutulamaz avrupa hakları mahkemesi avrupa hakları mahkemesi sözleşmenin maddesi ile ilgili içtihatlarında kötü muamele yasağının demokratik toplumların en temel değeri olduğunu vurgulamıştır terörle ya da organize suçla mücadele gibi en zor şartlarda dahi sözleşmenin mağdurların davranışlarından bağımsız olarak işkence insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlerden men ettiği belirtilmiştir kötü muamele yasağının sözleşmenin maddesinde belirtilen toplum hayatını tehdit eden kamusal tehlike hâlinde dahi hiçbir istisnaya yer vermediği içtihatlarında hatırlatılmıştır birçok karar arasından bkz b no b no sözleşmenin maddesinin inandırıcı kötü muamele iddialarının etkin biçimde soruşturma yükümlülüğü getirdiğine dikkat çekmektedir in içtihadında tanımlanan etkinlik için minimum standartlar soruşturmanın bağımsız tarafsız kamu denetimine açık olmasını yetkili makamların titizlikle ve çabuklukla çalışmasını gerektirmektedir mammadov b no benzer yöndeki karar için bkz çelik ve b no devletin pozitif yükümlülüklerinin kapsamının sözleşmenin maddesine aykırı muamelelerde bulunanların devlet görevlisi olmasına veya şiddetin özel kişiler tarafından uygulanmış olmasına göre farklılık gösterdiğini kabul etmektedir b no insan hakları ihlalleri ile ilgili iddialarda soruşturma yükümlülüğünün mutlaka iddiayı kabul etme anlamına gelmediğini ancak iddiaların ciddiye alınması ve adil bir sonucu garanti eden bir usulle soruşturulması gerektiğini birçok kararında dile getirmiştir saçılık ve b no bir devlet görevlisinin işkence veya kötü muameleyle suçlandığı durumlarda etkili başvurunun amaçları çerçevesinde cezai işlemlerin ve hüküm verme sürecinin zamanaşımına uğramamasının genel af veya affın mümkün kılınmamasının büyük önem taşıdığına işaret etmiştir ayrıca soruşturması veya davası süren görevlinin görevinin askıya alınmasının hüküm alırsa meslekten men edilmesinin önemine dikkat çekmiştir abdülsamet b no hukuka aykırı öldürme eylemlerine ilişkin türkiyede yürürlükte bulunan ulusal hukukun mahkemelere hagb kararı vermelerine olanak sağladığını ancak mahkemelerin takdir yetkilerini ilgili eylemlere hiçbir şekilde müsamaha edilmeyeceğini göstermek için kullanmaktan ziyade ciddi bir suç teşkil eden eylemin sonuçlarını hafifletmek başvuru numarası karar tarihi ya da ortadan kaldırmak için kullandıklarını belirtmektedir kasap ve diğerleri b no hâkimlerin takdir haklarını kullanmalarına ilişkin benzer yöndeki eleştiriler için bkz b no ayrıca hagb kararı verilmesiyle faillerin cezadan tamamen muaf kaldığını çünkü hagb kararının uygulanması sonucunda failin denetimli serbestlik tedbirlerine uyması koşuluyla verilen kararın içerdiği ceza da dâhil olmak üzere tüm hukuki sonuçlarıyla ortadan kalktığını ifade etmektedir kasap ve aynı şekilde negatif yükümlülükler kapsamında kamu görevlilerinin güç kullanması sonucu ortaya çıkan kötü muamele iddialarını içeren bazı başvurularda b no b no b no b no yapılan yargılama sonucunda verilen mahkûmiyete ilişkin hagb kararı verilmesinin maddesini usul yönünden ihlal ettiği gerekçesiyle kabul edilemez bir önlem olarak belirtmiştir ancak devletin pozitif yükümlülüklerinin kapsamının sözleşmenin maddesine aykırı muamelelerde bulunanların devlet memuru olması veya şiddetin özel kişiler tarafından uygulanmış olmasına göre farklılık gösterdiğini de kabul etmektedir öte yandan üçüncü kişiler arasında gerçekleşen kasten yaralama olayına ilişkin mevcut davaya özgü koşulları dikkate alarak ceza davası sonucunda verilen mahkûmiyet hükmünün yeterli caydırıcı etkiye sahip olduğunu ve hagb kararının maddesine aykırı muamelelere karşı bireylerin korunmasının amaçlandığı caydırıcı yasal önlemleri etkisiz kılmadığını belirterek devletin maddesi gereğince üstüne düşen pozitif yükümlülükleri yerine getirdiğini de dile getirmiştir kk b no çiloğlu ve b no kararında kolluk görevlileri tarafından toplumsal bir olaya yapılan müdahale sırasında göz yaşartıcı gaz kullanımı ile ilgili çeşitli tespitlerde bulunmuştur anılan kararda başvurucular toplantıya yapılan müdahale sırasında kolluk görevlileri tarafından kendilerine karşı kullanılan gaz nedeniyle solunum güçlüğü yaşadıklarını kendilerinde göz yaşarması gibi bazı rahatsızlıklar meydana geldiğini belirterek sözleşmenin maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir öncelikle başvurucuların şikâyete konu ettiği gazın tarihli kimyasal silahların geliştirilmesi üretimi stoklanması ve kullanımının yasaklanması ve bunların ile göre toksik bir gaz olmayıp üye ülkelerde gösterileri kontrol etmek ve taşkınlık meydana gelmesi hâlinde ise gösteriyi dağıtmak üzere kullanılan bir gaz olduğunu tespit etmiştir ayrıca bu gazın kullanımının solunum güçlüğüne mide bulantısı ve kusmaya solunum yollarında gözlerde ve gözyaşı kanallarında tahrişe spazm göğüs ağrısı dermatit ve alerji gibi bazı diğer rahatsızlıklara yol açabileceğini de kabul etmektedir ancak başvurucuların bir kısmı tarafından sunulan adli raporlardan bu gaza maruz kalınmasından kaynaklanan olumsuz bir etkinin tespit edilemediğine ve başvuruculardan yalnızca birinin muayene sırasında doktora boğazındaki yanmadan bahsettiğine dikkat çekmiştir göre şüphesiz bu gaza maruz kalınması nedeniyle çeşitli rahatsızlıklar meydana gelebilir ancak başvurucular serbest bırakılmalarının ardından gaza bağlı olarak ortaya çıkması muhtemel rahatsızlıklarını teşhis ettirmek için bir uzman doktora başvurma ihtiyacı da hissetmemişlerdir bu nedenlerle anılan kararda sözleşmenin maddesinin ihlal edilmediği sonucuna varmıştır başvuru numarası karar tarihi oya b no kararında da kolluk görevlileri tarafından toplumsal bir olaya müdahale sırasında biber gazı kullanılması kapsamında sözleşmenin maddesinin ihlal edildiği iddiasını incelemiştir söz konusu olayda protesto eylemi gerçekleştiren başvurucunun da içinde bulunduğu bir kalabalığa kolluk görevlileri biber gazı kullanarak müdahalede bulunmuş ve başvurucuyu gözaltına almışlardır kısa süre birkaç saat sonra serbest bırakılan başvurucu olaydan dört gün sonra ilgili cumhuriyet başsavcılığına kolluk görevlilerinin kullandığı gaz nedeniyle kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştur şikâyete konu gazın göre toksik bir gaz olmadığını avrupa ülkelerinde toplumsal olaylarda kullanılabildiğini belirttikten sonra gazın kullanımı sonrasında insanda meydana gelen solunum güçlüğü mide bulantısı gözlerde tahriş ve kaşınma göğüs ağrıları dermatit ya da alerji sorunlarına dair bazı tespitlerde bulunmuştur ancak gaza maruz kaldıktan sonra meydana gelebilecek tehlikeli etkileri ortaya koymak amacıyla başvurucunun hiçbir sağlık raporu sunmamasına vurgu yapmıştır ayrıca başvurucunun kolluk görevlilerince yakalandıktan çok kısa bir süre sonra serbest bırakılmasına rağmen maruz kaldığını iddia ettiği gazın kullanımına bağlı yaralanması nedeniyle herhangi bir doktor muayenesine müracaat etmemesi hususuna da dikkat çekmiş ve sözleşmenin maddesinin ihlal edilmediği sonucuna varmıştır aytaş ve b no kararında kolluk görevlilerince biber gazı kullanılarak dağıtılan bir protesto eyleminde göstericilerin kötü muameleye maruz kaldıkları şikâyetlerini incelemiştir bu kararda başvurucuların gözaltına alındıkları ve serbest bırakıldıkları anda iki kez adli tabip tarafından muayene edildiğine ve bir kısım başvurucu hakkında düzenlenen raporlarda herhangi bir yaralanma tespiti yapılmadığına dikkat çekmiştir b no kararına da atıf yaparak haklarında yaralanma tespiti yapılmayan başvurucuların serbest bırakıldıktan sonra tekrar bir doktor muayenesi yaptırmaya ihtiyaç duymadıklarını belirtmiştir belirtilen nedenlerle haklarında yaralanma tespiti içeren sağlık raporu bulunmayan bir kısım başvurucu açısından iddiaları açıkça dayanaktan yoksun bulmuş ve başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir v