10. Hukuk Dairesi 2025/12131 E. , 2026/361 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1311 E., 2024/1738 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/6 E., 2024/14 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye M…
10. Hukuk Dairesi 2025/12131 E. , 2026/361 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1311 E., 2024/1738 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/6 E., 2024/14 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 24.04.2013 tarihinde davalılar nezdinde tünel kalıp ustası olarak 3000 TL maaşla çalışmaya başladığını, müvekkilinin 06.07.2013 tarihinde ... Mahallesinde bulunan inşaatta çalışırken kalıp işi bittikten sonra iskelesini yukarı taşımak için vinç halatına bağlamak istediği sırada başka bir kule vincinin tam bu sırada müvekkilinin halatına çarpması sonucu 9 metre yükseklikten düşerek ağır yaralandığı, acilen ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım servisinde 3 ay tedavi gördüğünü, ailesinin ...'da ikamet etmesi nedeniyle ......Devlet Hastanesine sevk edildiğini ve 04.01.2014 tarihine kadar da bu hastanede yatarak tedavi gördüğünü, taburcu olduktan sonra da 2016 yılı Eylül ayına kadar kontrollerinin devam ettiğini, uzun süre tedavi görmesine rağmen iyileşemediğini, yürüme bozukluğu, epilepsi ve akciğerlerinde meydana gelen hasar nedeniyle nefes darlığı gibi birçok kalıcı hasar oluştuğunu, işverenlerin 4857 sayılı İş Kanun'un 77. maddesi uyarınca iş güvenliğini sağlamak ve her türlü önlemi almak zorunda olduklarını, iş kazasının işverenin kusuru sonucu meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin büyük acı çektiğini, hayat kalitesinin düştüğünü ve iş bulma imkanın kısıtlandığını, işverenlerin oluşan bu maddi ve manevi zarardan sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL geçici, 100 TL kalıcı iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat ile 200,000 TL manevi tazminatın 06/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ...İnşaat Gıda Nakliyat Ticaret Taahhüt Limited Şirketi vekili 02.01.2017 tarihli cevap dilekçesinde, öncelikle manevi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bu nedenle manevi tazminat yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak da dava dilekçesinde belirtilen aylık 3000 TL ücreti kabul etmediklerini, davacının bordroda gösterilen ve SGK'ya bildirilen ücret karşılığında çalıştığını, iş kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/6 Esas sayılı dosyadaki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, olayın meydana gelmesinde inşaatın yüklenicisi olan ve kule vinçleri kurarak kullanıma bırakan davalı Yüksek Proje İnşaat Anonim Şirketinin kusurlu olduğunu, davacının tedavi süresince müvekkilinin maddi ve manevi olarak üzerine düşen görevleri yaptığını, talep edilen manevi tazminat tutarının çok yüksek olup zenginleşme amacı taşıdığını belirterek müvekkili hakkındaki davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca iş güvenliğinden diğer davalının sorumlu olduğunu, bu beyanları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirket tarafından da her türlü işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alındığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, davacının meydana geldiğini iddia ettiği sağlık sorunlarının varlığının ve kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştırılması gerektiğini, davacının iddia ettiği ücretin gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket yetkililerinin kaza sonrası davacı ile ve ailesi ile yakından ilgilendiğini, talep edilen maddi tazminat talebinin çok yüksek olduğunu savunarak davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini ve davanın Groupama Sigorta Anonim Şirketine ihbarını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma kararı kapsamında emsal ücret araştırmaları birlikte değerlendirilmeden tespit edilen ücret ve bu ücrete göre maddi tazminat alacaklarının da hatalı hesaplandığını, davacının yaşının 22 olmasının, davacının düşük ücretle çalışması anlamına gelmemesi gerektiğini, davalı yanca sunulan bordrolarda dahi davacının çalıştığı iş kolunun tehlike sınıfının çok tehlikeli olarak belirtildiğini, davacının, dava dilekçesinde bildirilen ücret ile çalıştığını, Ankara Sanayi Odası tarafından bildirilen ücretin, dosya mündericatına ve davacının çalıştığı iş koluna göre uygun olduğunu, ayrıca tüm itirazlarına rağmen tazminat hesabı TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılmadığını, manevi tazminat miktarının hatalı olduğunu beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...İnş. Gıda Nak. Tic. Taah. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusurunun hatalı değerlendirildiğini, davacının kusurunun eksik değerlendirildiğini, davacının maluliyet tespitinin hatalı olduğunu, maddi tazminat hesaplamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dosya içeriğinde davacının hesaplanan 2.175,00 TL/net ücret aldığına yönelik hiçbir kayıt bulunmadığını, davacının, dosyada mevcut bordro ve kayıtlardan anlaşılacağı üzere, asgari ücretle çalıştığını, her ne kadar özellikle Devrimci Yapı İşler Sendikası emsal ücreti baz alınarak hesaplama yapılmış ise de, davacının sendikalı olmaması sebebiyle bahse konu sendikadan gelen yazı cevabına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, TÜİK verilerinin dikkate alınmaması gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu iş kazasının gerçekleşmesinde müvekkili şirketin kusuru bulunmayıp, bilirkişi raporundaki kusur tayininin öncelikle bu yönüyle hatalı olduğundan, raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı işçinin maluliyet oranı eksik inceleme yapılarak, hatalı şekilde tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı işçinin ücreti ile ilgili yapılan değerlendirme hatalı olup, fahiş belirlenen ücret nedeniyle müvekkil haksız şekilde maddi tazminat ödeme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/6 Esas ve 2015/432 Karar sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda iş kazasının gerçekleşmesinde diğer vinci kullanan ...’ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacı ...’ın iş kazasındaki kusur oranı bilirkişi raporunda %5 olarak tespit edildiğini ve yerel mahkemece bu doğrultuda hüküm kurulmuş olup kusur oranının bu ölçüde düşük tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Seydişehir firma vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Firma vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Taraf vekillerinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı lehine 200.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 150.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine ve kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi 16.12.2021 tarihli kaldırma ilamı öncesinde Mahkemece tesis edilen 25.02.2020 tarihli kararında davacı kazalının ücretinin emsal ücrete ilişkin yazı cevapları esas alındığında asgari ücretin 2.69 katı olduğu tespiti ile hesaplama yapan rapora itibarla davacı vekilinin 18.09.2019 tarihli talebi gibi davacı lehine 736.571,04 TL maddi tazminata karar verildiği, anılan karara karşı davacı vekilince maddi tazminat yönünden istinaf isteminde bulunulmadığı, kaldırma ilamında emsal ücretin tespitine dair araştırmanın eksik yapıldığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderildiği, Mahkemece yeniden aldırılan hesap raporunda davacı ücretinin TÜİK verilerine göre asgari ücretin 1.46 katı olduğu tespiti ile hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla 383.285,61 TL davacı lehine maddi tazminata hükmolunduğu anlaşılmakla ve Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. C) Davalılar vekillerinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; davalı ... vekilince davacı kazalının Kurum Sağlık Kurulu ile Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile belirlenen sürekli iş göremezlik oranı olan %33 oranına 11.09.2019 tarihli hesap raporunun tebliği üzerine itiraz edildiği, diğer davalı ...İnşaat Gıda Nakliye Ticaret Taahhüt Firması vekilince rapora itiraz edilmediği, takip eden 24.10.2019 tarihli celsede her iki davalı vekilinin sürekli iş göremezlik oranına ilişkin beyanlarını ileri sürüldüğü ancak Mahkemece davalı ... Firması yönünden anılan itirazın değerlendirilmeksizin davacının sürekli iş göremezlik oranının %33 oranı olduğu kabulü ile hesaplama yapan ve Kurumca davacı kazalıya istirahat süresince ödenen geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin mahsup yapılmayan bilirkişi raporuna itibarla hüküm tesis ettiği anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 18. maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19. maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Öte yandan, SGK gelirlerinin (geçici iş göremezlik ödeneği ve ilk peşin sermaye değerli gelir) tenzilinde kamu düzeni ilkesi kapsamında uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı TBK'nun 55. maddesi kapsamında rücu edilebilir olan kısmının hesaplanan tazminat alacağından tenzil edilerek davacının netice tazminat alacaklarının belirlenmesi gerektiği açıktır. Somut olayda, Mahkemece davalı vekilince Kurumca belirlenen sürekli iş göremezlik oranına itiraz edildiği gözetilmeden yukarıda açıklanan prosedür işletilmeksizin hüküm tesisi hatalıdır. Ayrıca davacıya Kurumca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin hesaplanan maddi tazminattan yukarıda değinilen TBK 55.madde hükmüne aykırı olarak mahsubunun yapılmaması yine hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, süresinde itirazını ileri süren davalı ... Firması yönünden sürekli iş göremezlik oranına ilişkin yukarıda açıklanan prosedür işletilmek suretiyle davacının sürekli iş göremezlik oranını tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirleyip kesinleştirmek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacının temyiz isteminin reddedildiği gözetilerek 12.01.2023 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden TÜİK verisine göre belirlenen ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak ve davacının maddi zarar tutarını bilirkişiye hesaplattırmak raporda TBK 55. maddesi gereğince Kurumca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya tabi tutarının tazminattan mahsubu ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetecek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalılar vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.