19. Hukuk Dairesi 2018/4067 E. , 2020/231 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen işyeri devir sözleşmesi gereğince işyerine ait elektrik, su ve tüm v…
**19. Hukuk Dairesi 2018/4067 E. , 2020/231 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen işyeri devir sözleşmesi gereğince işyerine ait elektrik, su ve tüm vergi borçlarının devir tarihinden sonra devralan davalı borçlu tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının 2003 yılından bu yana hiçbir vergi borcunu ödemediğini, ödenmesi gereken vergi borcunun davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığını, davacı tarafından ödenen bu vergi borçlarının tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sözleşme aslının sunulması halinde sözleşmeye yönelik cevap haklarının saklı tutulduğunu, davalının, davacının yanında 2003 yılından 2009 yılının 10. ayına kadar sigortalı olarak çalıştığını belirterek sözleşme altındaki imzanın inkar edilmediğini ancak sözleşmenin karşılıklı olarak ifa edilmediğini, takip konusu edilen alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, uyuşmazlığın sözleşmenin ifa edilip edilmediği noktasında toplandığı, davacının davaya konu sözleşmeyle devretmiş olduğu işyerine ait vergi borcunu düzenli olarak ödediği, bir kimsenin kendisine ait olmayan vergi borcunu uzun yıllar düzenli olarak ödemesinin ve buna karşılık vergi borcunu doğuran işletmenin halen kendi adına işletilmesine razı gelmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tarafça sözleşmenin ifa edildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2014/5101 esas 2014/8862 karar sayılı ve 07/05/2014 tarihli ilamıyla “Davacı tarafça dosyaya delil olarak sunulan ve tarafların kabulünde olan “İşyeri Devir Sözleşmesi” başlıklı 20.08.2001 tarihli belge içeriğinden davacının işyerindeki tüm mal ve demirbaş varlığını davalı tarafa devrettiği, 20.08.2001 tarihinden sonraki işyerine ait vergiler, cezai sorumluluklar ile elektrik, su vb ödemelerden davalının sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda ispat külfeti, sözleşmenin ifa edilmediğini başka bir ifade ile işyeri devrinin gerçekleşmediğini iddia eden davalı tarafta olup, mahkemece davalıya iddiasını ispat etme olanağı tanınarak bu yönde davalı delilleri sorulup varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.