9. Ceza Dairesi 2023/10993 E. , 2023/8311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/527 E., 2023/268 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize
**9. Ceza Dairesi 2023/10993 E. , 2023/8311 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/527 E., 2023/268 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2020/183 Esas, 2021/122 Karar sayılı kararı ile sanığın; a) Mağdureler ... ve ...'ya yönelik iki kez çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Mağdure ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/1531 Esas, 2021/1437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan; çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının da aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/1531 Esas, 2021/1437 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2021/27047 Esas, 2022/8478 Karar sayılı ilâmıyla; ''5271 sayılı CMK'nın 178. maddesinde 'Mahkeme başkanı veya hakim, sanığın veya katılanın gösterdiği tanık veya uzman kişinin çağrılması hakkındaki dilekçeyi reddettiğinde, sanık veya katılan o kişileri mahkemeye getirebilir. Bu kişiler duruşmada dinlenir' hükmüne yer verilmiş olup, bu kapsamda ilk derece mahkemesince olayların tek tanığı konumunda bulunan ve duruşma salonunda hazır olmalarına rağmen dinlenmeyen mağdurelerin duruşmaya getirilerek, iddiaya konu hususlarla ilgili ayrıntılı şekilde dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, anılan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan ve düzeltilerek esastan reddedilmesi...'' şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2022/527 Esas, 2023/268 Karar sayılı kararı ile sanığın; a) Mağdureler ... ve ...'ya yönelik iki kez çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Mağdure ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurelerin psikolojilerinin iddia edilen eylemler sonrası nasıl değiştiğine ilişkin rapor alınması gerektiği, mağdurelerin öğrenim gördüğü dönemde okulda müdür yardımcısı olarak görev yapan ... ile mağdurelerin babaannesi, halaları ve halalarının çocuğu olan ...'in Mahkemece dinlenilmesi gerektiği, ikrar mahiyetinde ifade veren sanığın ruh halini öğrenmek adına soruşturma aşamasında müdafii olarak görev yapan avukatın da Mahkemece dinlenilmesinde zorunluluk bulunduğu, mağdurelerin tutukluluk süresi boyunca sanığı ziyaret edip etmedikleri ve sanıkla düzenli olarak telefon görüşmesi yapıp yapmadıklarının infaz savcılığına sorulması gerektiği, dosyada mağdurelerin sonradan değişen çelişkili ve soyut ifadeleri dışında delil bulunmadığı, adli muayene raporları ve mağdureler için alınan sosyal inceleme raporlarında eylemlerin gerçekleştiğini gösteren emare ya da bulguya rastlanılmadığı, Ceza Yargılaması Hukukunda ikrarın tek başına delil mahiyeti taşımadığı, adli görüşme değerlendirme raporunda varsayıma dayalı bir rapor düzenlendiği, mağdure ...’un istismara uğradığı iddia edilmesine rağmen sosyal inceleme raporuna göre örnek öğrenci olarak gösterildiği, kaygı stres ya da patolojik bir durumun olmadığı, mağdure ...'a yönelik gerçekleştiği iddia edilen eylemlerin öğle vakti sanık evdeyken kimse görmeden yapılmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, birçok eyleme maruz kaldığını iddia eden mağdure ...’nin yedi kişinin yaşadığı bir yerde kimse görmeden bunu yaşamasının imkansız olduğu, mağdure ...'nin ifadesinde sanığın gündüz çalıştığı ve evde olmadığını beyan etmesine karşın diğer mağdure ...'un ise eylemleri öğlen evde yaşadığını iddia etmesinin çelişki yarattığı, mağdure ...’nın da beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, eylemlerin bir kısmının sabah gerçekleştiğini söylediği nazara alındığında o vakitte herkes ayaktayken bunun gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, ayrıca yaşadığı cinsel istismar eylemlerini mağdure ...'nin gördüğünü beyan etmişse de ...'nin böyle bir anlatımda bulunmadığı, tanıkların bilgi ve görgüye dayalı beyanlarının olmadığı, sanık hakkında üst sınırdan hüküm kurulması ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmamasına rağmen takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamış olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında mağdure ...'ya yönelik eyleminden dolayı alt sınırdan hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; ''Sanığın aşamalarda alınan savunmalarının çelişkili olması ve savunmalarını değiştirmesi ,Sanığın soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına alınan ilk ifadelerinde kısmen ikrarda bulunması hususu, Mağdur çocukların soruşturma aşamasında alınan beyanlarının çelişkisiz olması, Mağdurlar soruşturma aşamasındaki ifadelerinin tanıklar ..., ..., ... ve ...'a anlattıkları ile uyumlu olması, Bilhassa sanığın ... ile son kez ilişkiye girmek için 100 TL teklif ettiği hususunu mağdurun tanıklara da aynı şekilde anlatmış olması,Mağdurların olayı okulda rehber öğretmenlerine anlatmaları üzerine soruşturmaya başlanması, Rehber öğretmen ... mahkememizde alınan beyanlarında mağdurların ilk beyanlarını ifade etmiş ve mağdurların çim ifadeleri ile uyumlu olması hususları da gözetildiğinde; Sanığın suçtan kurtulmaya yönelik ve hayatın olağan akışına aykırı savunmalarına itibar edilmemiştir. Mağdur çocuklar ve hatta tanıklar üzerinde ifadelerini değiştirmeleri için baskı uygulanmıştır. Bu durum ilk celse alınan tanık ... ın ifadesine de yansımıştır. Mağdurların annesi tanıklardan ifadelerini çekmelerini istemiş ve biz ifademizi çektik sizde çekin demiştir. Yine 20/06/2023 tarihli Mağdurların Mahkememizce AGO da dinlenmesi sonucu düzenlenen adli görüşme değerlendirme raporunda; 'mağdur çocukların polise verdiği ilk ifadelerinin daha geçerli olabileceği, şu anda ezberlenmiş cümlelerle konuşuyor olduğu kanaati oluştuğu, ifade değişikliği hususunda yönlendirilmiş olabileceği düşünülmektedir' şeklindeki rapor ve tüm dosya kapsamında toplanan deliller de birlikte değerlendirildiğinde , mağdur çocukların ve mağdur ... in sanığı suçtan kurtarmaya yönelik Mahkememizde alınan beyanlarına itibar edilmemiştir. Sanığın birden fazla kez kızları ... ve ...'ye yönelik organ sokmak suretiyle cinsel istismar ve ...'ya yönelik cinsel istismar suçunu işlediği vicdani kanaatine varılmakla sanığın mağdurlar ... ve ...'ya yönelik eylemleri sebebiyle TCK 103/2, 103/3-c, 43 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 30 yıl hapis cezası, mağdur ... yönünden ise 103/1, 103/3-c ve 43 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılması...'' şeklindeki kabul ile atılı suçtan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Mağdureler ... ... ve ... ...'a Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak; olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurelerin aşamalarda değişen çelişkili beyanları, savunma, 11.01.2020 tarihli cinsel muayene raporlarında mağdurelerin anal muayenesinde fiili livata eylemini destekleyecek kesin bir patolojiye rastlanmadığı ve kızlık zarlarının duhule müsait olmadığının belirtilmesi ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın mağdurelere organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğu hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemlerinin zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir. B. Sanık Hakkında Mağdure ...'a Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın inkara dayalı savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdure ...'un aşamalarda değişen çelişkili beyanları dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2022/527 Esas, 2023/268 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın Üyeler ... ile ...'nun karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf mağdureler ... ve ... yönünden suç vasfına, mağdure ... yönünden ise suçun sübutuna ilişkindir. Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/07/2020 tarih ve 2020/498 Soruşturma- 2020/2372 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı suçundan cezalandırılması istemiyle Türk Ceza Kanunu 103/1.b 103/2, 103/3.c, 43/1 (mağdurlar ... ve ... ... hakkında ayrı ayrı olmak üzere toplamda iki kez), 103/1.a md. 103/1-1. Cümle, 103/3.c, 43/1 (mağdur ... ... bakımından bir kez), 53, 63. Maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açıldığı,Mahkemece atılı suçlardan sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince verilen mahkumiyet hükümleri yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mağdurların ÇİM'de alınan samimi beyanları,adli muayene raporları,tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre ; mağdurların babası olan sanığın zincirleme şekilde mağdurlar ... ve ... ...'u anal yoldan organ sokmak, cinsel organını mağdurların vajinalarına sürtmek, göğüslerine ve vajinalarına dokunmak şekilde istismar ettiği, sanığın son eyleminin mağdur beyanlarına göre 2019 yılı Aralık ayında olduğu, yine sanığın zincirleme şekilde küçük kızı olan mağdur ...'u vajinasını, göğüslerini, kalçalarını okşamak, dudağından öpmek şeklinde istismar ettiği, sanığın eylemlerinin uzun yıllardır devam ettiği, sanık her ne kadar suçlamayı yargılama aşamasında inkar etmişse de soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı tarafından alınan ifadesinde ve Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusunda mağdur ...'un beyanlarının doğru olduğunu, mağdur ile bir çok kez cinsel ilişkiye girdiğini; ... ...'a karşı ise okşamak şeklinde eylemlerinin olduğunu beyan ettiği, mağdur ... tanık anlatımlarında geçen mağdur ...' a ''sana 100 TL vereyim son bir kez daha yapalım bir daha yapmayacağız'' dediğini kabul ettiği, yine mağdurların annesi olan müşteki her ne kadar yargılama aşamasında beyanlarından geri dönmüş ise de soruşturma aşamasında alınan ifadesinde sanığın mağdurların tamamına şehvet duyguları içeren el hareketleri yaptığını, mağdurların göğüsleri ve kalçalarını okşadığını, dudaklarını öptüğünü gördüğünü beyan ettiği, mağdurların adli muayene raporlarında anal yada vajinal yoldan cinsel ilişkiye girildiğine yönelik herhangi bir saptamada bulunulamamış ise de anal yoldan cinsel ilişkinin kayganlaştırıcı bir madde ile gerçekleştirilmesi halinde ya da ilişkinin üzerinden zaman geçmiş olması halinde cinsel ilişkinin tespit edilemeyebileceğinin belirtildiği,mağdurların soruşturma aşamasında alınan beyanlarının zaman, yer ve ayrıntı içeren samimi beyanlar olduğu, örnek olarak SİR raporunda belirtildiği üzere mağdur ...’ın “babam sabah ezanından sora gelirdi,ezan sesi duymaktan korkuyorum”şeklindeki bilişsel ve ruhsal tepkinin tespit edilmesi, mağdurların bazı okul arkadaşları ve okul rehber öğretmenleri olan tanıkların anlatımları ve mağdurların annesinin soruşturma aşamasında alınan beyanlarının mağdur iddialarını destekler nitelikte olduğu, yine 20/06/2023 tarihli mağdurların AGO da dinlenmesi sonucu düzenlenen adli görüşme değerlendirme raporunda;"mağdur çocukların polise verdiği ilk ifadelerinin daha geçerli olabileceği, şu anda ezberlenmiş cümlelerle konuşuyor olduğu kanaati oluştuğu, ifade değişikliği hususunda yönlendirilmiş olabileceği düşünülmektedir"şeklindeki raporun düzenlenmiş olması, sanığın cep telefonu üzerinde yapılan incelemede silinmiş halde çok sayıda müstehcen içerikli görüntünün tespit edilmesi ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde atılı suç nedeni kurulan mahkumiyet hükümlerinin yerinde olduğu kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozmaya yönelik görüşüne katılmıyoruz. 12.12.2023