3. Hukuk Dairesi 2015/3866 E. , 2016/5027 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; müvekkilinin tarımsal sulamada sayaç arızası ned…
**3. Hukuk Dairesi 2015/3866 E. , 2016/5027 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; müvekkilinin tarımsal sulamada sayaç arızası nedeniyle hakkında kıyas tüketim faturası düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 2012/11 dönemine ilişkin 9.659,80 TL tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin davalıya borcu olmadığını ileri sürerek, tahakkuk eden kıyas faturası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; yapılan tahakkukun usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir . Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacının, davalı şirkete dava konusu abonelik nedeniyle borcunun 6.632,89 TL olduğunun, fazlaya ilişkin 3.026,91 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, davalı kurum tarafından sayaç arızası nedeniyle tahakkuk ettirilen borçtan dolayı davacının sorumlu olup olmadığı, sorumluysa bedelin ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Somut olayda; davacıya ait sayacın yandığı ve yanmış olduğu dönemde tüketim kaydetmediği anlaşılmaktadır. Sayacın, müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle tüketim kaydetmediğinin tespiti halinde müşterinin sorumlu olacağı bedelin nasıl tahakkuk ettirileceği Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 19.maddesinde açıklanmıştır. Buna göre: ''Sayacın, müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle tüketim kaydetmediğinin tespiti halinde varsa müşterinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa, sayaç çalışır duruma getirildikten sonraki müşterinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması alınarak geçmiş dönem tüketimleri hesaplanır ve tahakkuk ettirilir- Tahakkuka esas süre; doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde 12 ayı, bulunmaması halinde ise 90 günü aşamaz. Perakende satış lisansı sahibi tüzel kişi tarafından yapılan tahakkuk işleminde sayacın tüketim kaydetmediği dönem birim fiyatları kullanılır ve gecikme zammı uygulanmaz. Müşterinin talep etmesi durumunda söz konusu miktar tahakkuk süresi kadar eşit taksitler halinde ödenir.'' Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde; yönetmeliğin 19.maddesine göre varsa önceki dönem yoksa sayaç çalışır hale geldikten sonraki iki dönem ortalamasının alınması öngörülmekte ise de yönetmeliğin 13. maddesine göre keşif anındaki ekili ürün ve bu ürün cinsi yönünden yapılan sulama dönem ve miktarları nazara alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak; yukarıda açıklanan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 19.maddesi açık olup, öncelikle varsa davacının aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa sayaç çalışır duruma getirildikten sonraki davacının ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması alınarak geçmiş dönem tüketimleri hesaplanıp tahakkuk ettirilmelidir. O halde mahkemece yapılacak iş; dosyanın konusunda uzman öncekinden farklı bir bilirkişi kuruluna verilerek Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 19.maddesi çerçevesinde davanın borçlu olduğu miktarın hesaplanmasının sağlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.