8. Hukuk Dairesi 2022/3486 E. , 2024/633 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davacının davasının reddine, müdahilin davasının kabulüne Kadriye Çoşkunçelebi, ... Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiriz davasından dolayı İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'nun davasının reddine, m…
**8. Hukuk Dairesi 2022/3486 E. , 2024/633 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davacının davasının reddine, müdahilin davasının kabulüne Kadriye Çoşkunçelebi, ... Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiriz davasından dolayı İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'nun davasının reddine, müdahil ...'nun davasının kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ..., ..., Kadriye Çoşkunçelebi ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında,...Köyü çalışma alanında bulunan 136 ada 24 parsel ... 10841,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tutanağın beyanlar hanesinde, taşınmaz üzerindeki iki katlı kargir evin ...'na ait olduğu belirtilerek, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, iştiraken ... mirasçıları ... Çoşkunçelebi, ölü ... Çoşkunçelebi ve Fatma Coşkunçelebi adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında müdahil ..., tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Hukuk Dairesinin 01.07.2019 tarihli ve 2016/1501 Esas, 2019/4954 Karar ... ilamıyla; " Şubat 1958 tarih, 69 ila 76 sıra numaralı tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa kroki ve haritası ile birlikte mahalli Tapu Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından ayrı ayrı sorulup getirtilmesi; tapu kaydı ile tedavüllerinin kadastro sırasında revizyon görüp görmediğinin merciinden sorularak varsa revizyon gördüğü taşınmazlara ait kesinleşme durumunu gösterir şekilde onaylı kadastro tutanak örnekleri ve tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtlarının istenmesi; yine ... Ağa’nın tüm mirasçılarını gösterir veraset ilamı ya da nüfus kayıt örneğinin temin edilmesi; bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılması; yapılacak keşifte, davalı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının yöntemince uygulanarak tapu kayıtlarının kapsamının kesin olarak belirlenmesi, tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsadığının anlaşılması halinde, davacının satın aldığını iddia ettiği paylar yönünden, davacı yararına 3402 ... Yasa'nın 13/ B-b maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması, tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığının anlaşılması halinde, yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın kimden geldiği, tarafların kök murisi ... Ağa’dan gelip gelmediği, taşınmazın kime ait olduğu, kim tarafından, ne zamandan beri, ne şekilde ve ne sıfatla kullanıldığı, taşınmaz ... Ağa’dan geliyorsa, murisin terekesinin yöntemince taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse taşınmazın kime isabet ettiği hususlarında ayrıntılı bilgi alınması, davacının paylarını satın aldığı iddia edilen ... ve ...’un, ... Ağa mirasçıları olup olmadığının belirlenmesi, davaya müdahil olmak için talepte bulunan ve müdahale harcını 28.07.2011 gününde mahkeme veznesine yatıran Nazım Turan Osmançelebioğlu’nun müdahale talebi hakkında da olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " davalı ve müdahilin dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uygulanamadığı, taşınmazın İbrahim Coşkunçelebi'den intikal ettiği ve taksim edilmediği, müdahilin tapu kaydı yanında miras yoluyla gelen hakka da dayandığı" gerekçesiyle, davacı ...'nun davasının reddine, müdahil ...'nun davasının kabulüne, çekişmeli 136 ada 24 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın payları oranında ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ..., ..., Kadriye Çoşkunçelebi ve ... tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davalı ve müdahil tarafın dayandığı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uygulanamadığı, taşınmazın müşterek muris ... oğlu İbrahim Coşkunçelebi'den intikal ettiği ve taksim edilmediği kabul edilmek suretiyle müdahil Nazım Turan Osmançelebioğlu'nun davasının kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dosya kapsamına göre, dayanak tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza ait olduğu belirlenememiş ise de, hem davalı taraf hem de müdahil ... aynı tapu kayıtlarına dayandığına göre, artık söz konusu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza ait olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığının ve buna bağlı olarak dayanak tapu kayıtlarının taşınmaza ait olduğunun (uyduğunun) kabulü gerekir. Ne var ki; müdahil ..., 26.08.2009 ve 29.09.2015 tarihli keşiflerde tanık sıfatıyla dinlenmiş olup, 26.08.2009 tarihli keşif beyanında, dava konusu taşınmazın kök muris ...' e ait iken ölümüyle çocukları ..., ..., ...ve ...'ye kaldığını, İbrahim'Coşkunçelebi' ye düşen 1/4 payın kendi mirasçıları arasında yapılan taksimde tespit maliki olan davalıların murisi ...'ye kaldığını, ... ve ...' a düşen 1/4'er payları ise ... mirasçılarından ...'nun satın aldığını, ...' nin 1/4 payını da yine ... mirasçılarından ... ve ... Osmançelebioğlu' nun satın aldığını ve zilyetliği bu şekilde sürdürdüklerini belirtmiş; 29.09.2015 tarihli keşif beyanında ise, dava konusu yerin öncesinde tespit maliki olan davalıların murisi ... Coşkunçelebi' ye ait olduğunu, ancak üzerindeki evi yaklaşık 30 - 40 sene önce mirasçılarından Zeki'nin yaptığını ve onun kullandığını ifade etmiş ve ayrıca tapu kayıtlarındaki satışlardan bahsetmiştir. Bu itibarla; müdahil Nazım Turan Osmançelebioğlu' nun, tanık sıfatıyla dinlendiği 26.08.2009 tarihli keşifte bizzat, dava konusu taşınmazın, kök muris ...'e ait iken, mirasçıları arasında haricen yapılan taksim ve satışlarla ... Coşkunçelebi mirasçılarına geçtiğinden ve her iki keşif beyanında da dava konusu taşınmazın ... Coşkunçelebi mirasçılarının zilyetliğinde olduğunu belirtmiş olması karşısında, müdahil, bu beyanları ile bağlı olduğu gibi, 3402 ... Kadastro Kanunu' nun " Tapuda kayıtlı taşınmaz malların malikleri veya bunların mirasçıları arasında, .... taksim edildikleri belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile sabit olduğu takdirde bu mallar taksim gereğince zilyetleri adına tespit olunur. " yönündeki hükmü ve mirasçılar arasında tapu dışı pay satışının hukuken mümkün olduğu gözetildiğinde, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarında kök muris ve kayıt maliki ... mirasçıları arasında yapılan devirlerin de hukuki bir değerinin kalmadığının kabulü gerekmektedir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, müdahil ...'nun davasının reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucunda kabul kararı verilmiş olması doğru görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davalılar ..., ..., Kadriye Çoşkunçelebi ve ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 ... HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.