7. Hukuk Dairesi 2014/5340 E. , 2014/14722 K. Mahkemesi :Manavgat İş Mahkemesi Tarihi :09/09/2013 Numarası :2012/419-2013/265 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin t…
**7. Hukuk Dairesi 2014/5340 E. , 2014/14722 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Manavgat İş Mahkemesi Tarihi :09/09/2013 Numarası :2012/419-2013/265 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı, sigorta primlerinin eksik ücret üzerinden ödenmesi, ücretlerinin geç ödenmesi, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle 12.07.2012 tarihinde feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının 12.07.2012 tarihinden itibaren devamsızlık yapması nedeniyle iş akdinin haklı nedenle sonlandırıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Somut olayda; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazla mesai alacağının hesabında davacının bir dönem günlük çalışmasının fiilen 14,5 saat olduğu kabul edilmiş ise de Dairemizce de benimsenen HGK kararına göre 24 saatlik çalışma süresi içinde fiili çalışma süresi 14 saat olabilir. Bu nedenle davacının 24 saatin altında kalan günlük çalışma süresi için günde 14,5 saat fiili çalışma yaptığının kabul edilmesi hatalıdır. Tanık beyanlarında davalı işyerinin bulunduğu yerin tatil bölgesi olması nedeniyle yazın yapılan çalışmaların daha kısa olduğu, kışın yapılan çalışmaların daha yoğun olduğu beyan edildiği halde bilirkişi raporunda tanık beyanlarına aykırı olarak yaz çalışmaları uzun, kış çalışmaları kısa kabul edilerek hesaplama yapılması hatalıdır. Tanık beyanlarında yaz çalışmalarının daha kısa olduğunun beyan edildiği, davalı tarafça da turizm sezonu nedeniyle yazın inşaat yasağı olduğu savunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yazın inşaat yasağı olup olmadığı, hangi tarihler ve hangi saatler arasında hangi inşaat işlerinin yapılmasının yasak olduğu, bu konuda belediye tarafından alınmış bir karar olup olmadığı ilgili belediyeden sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.