Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5787 E. , 2024/4322 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5787 Karar No : 2024/4322 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1) ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2) .. Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Davacı tarafından, 1. Klinik Psikoloji doktora diploması verilmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul Arel Üniversitesi'nin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile, 2. Dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın .. tarih ve
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5787 E. , 2024/4322 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5787 Karar No : 2024/4322 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1) ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2) .. Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Davacı tarafından, 1. Klinik Psikoloji doktora diploması verilmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul Arel Üniversitesi'nin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile, 2. Dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın .. tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, 10/08/2017 tarihinde İstanbul Arel Üniversitesi'nin Klinik Psikoloji Doktora Programı'na kayıt yaptırdığı, Klinik Psikoloji alanına ait dersler gördüğü, Klinik Psikoloji alanında tez çalışması yaparak, savunmasını başarıyla geçtiği, doktora anabilim dalı eğitimini Psikoloji-Klinik Psikololi Doktora Anabilim Dalında alarak başarıyla mezun olduğu, hukuka aykırı olarak Psikoloji Doktora diplomasının düzenlendiği, haklı beklenti, hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI: ... BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Usule ilişkin olarak, süre aşımı ve kesin hüküm yönünden davanın reddedilmesi gerektiği; esasa ilişkin olarak, Anayasa'nın 131. maddesine göre üniversitelerin öğretimini planlamak, düzenlemek ve denetlemek yetkisinin İdarelerinde olduğunu, İstanbul Arel Üniversitesi Rektörlüğü'nün, üniversiteleri lisansüstü eğitim enstitüsü bünyesinde Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 05/05/2011 tarihli Genel Kurul Kararı ile açılması uygun görülen psikoloji doktora programına ilişkin 18/07/2018 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında alınan kararda, klinik psikolojisi diploması verilmesinin şartları daha açık bir şekilde belirlenerek bu isim altında izin alınmadığı sürece klinik psikoloji diplomasının verilmeyeceğinin hüküm altına alındığı, 12/08/2020 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında da adı geçen üniversiteye psikoloji doktora programı açılmasına izin verildiği dikkate alınarak mezuniyeti hak edenlere sadece psikoloji olarak diploma düzenlenebileceğinin bildirilmesinin uygun görüldüğü, İstanbul Arel Üniversitesi Rektörlüğü'nce İdarelerinden yasal izin alınmaksızın açılan programda, davacının talep ettiği şekilde diploma düzenlenemeyeceğinin açık olduğu, davacının kazanılmış hakkının bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. ... ÜNİVERSİTESİ'NİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Usule ilişkin olarak davanın görev, kesin hüküm ve süre yönünden reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak 13/05/2011 tarihli Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı kararıyla bünyelerinde Psikoloji Programı'nın açılmasının uygun görüldüğü, böylelikle psikoloji doktora programının açıldığı, anılan program içinde klinik psikolojinin de bilim dalı olarak yer aldığı, 06/05/2014 tarihli Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yazısına istinaden diplomalarda anabilim dalı adı yanında bilim dalı adına da yer verildiği, ancak dava konusu 18/07/2018 tarihli kararla klinik psikoloji olarak tescil edilebilecek diplomaların yalnızca klinik psikoloji programı mezunlarına özgü olabileceğine karar verildiği, taraflarınca program isminin 'Klinik Psikoloji Doktora Programı' olarak değiştirilmesi talebiyle yapılan başvurunun Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından reddedildiği, dolayısıyla yalnızca psikoloji doktora programı akademik isminin kullanılmak zorunda kalındığı, davacının kayıtlı olduğu programının isminin 2011 yılından bu yana psikoloji doktora programı olduğu, dava konusu işlemin iptali edilmesi halinde dahi Üniversitelerince tesis edilebilecek bir işlem olmadığı, bağlı yetki kurallarına riayet edilerek işlem tesis edildiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanmadan Üniversitelerinin diploma tesciline yetkisinin bulunmadığı, davacının kazanılmış hakkından söz edilemeyeceği ileri sürülerek yürütmenin durdurulması talebinin ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; davacının Klinik Psikoloji doktora diploması verilmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul Arel Üniversitesi'nin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile, dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek, işin esası incelendi. Bilindiği üzere, normlar hiyerarşisine göre, anayasal ve yasal düzenlemelerden sonra gelen idari düzenlemeler bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Anılan sistemde bir üst norm bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşımakta, bir alt norm ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçlamak istediğini somut olarak ortaya koymaktadır. Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da idare hukukunun en temel ilkelerindendir.Mevzuat belirleme tekniği açısından da, idarenin Yasayla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında da, takdir yetkisine sahip olduğu, ancak bu takdir yetkisinin kamu yararı ve düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır. Psikologlar, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kabul edilen yurtiçi psikoloji lisans programları ile denkliği Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kabul edilen yurtdışı psikoloji lisans programlarından lisans derecesi ile mezun olan kişiler olup, psikolog unvanı kullanma hakkı taşımaktadırlar. Psikologlar, bireyin bireysel ve toplumsal tutum, davranış, düşünme ve duygu durumlarını inceleyen, davranışın ve zihinsel süreçlerin bilimsel tanım ve açıklamalarını temel alan kişiler olup,klinik psikologlar ise; psikoloji veya psikolojik danışma ve rehberlik lisans eğitimi üzerine klinik ortamlarda gerekli pratik uygulamaları içeren klinik psikoloji yüksek lisansı veya diğer lisans eğitimleri üzerine psikoloji veya klinik psikoloji yüksek lisansına ilaveten klinik psikoloji doktorası yapan sağlık meslek mensubu olup, nesnel ve yansıtmalı ölçüm araçları, gözlem ve görüşme teknikleri kullanarak psikolojik değerlendirme ile uluslararası teşhis ve sınıflama sistemlerinde hastalık olarak tanımlanmayan ve Sağlık Bakanlığının da uygun bulduğu durumlarda psikoterapi işlemlerini yapan ve hastalık durumlarında ise ancak ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak psikoterapi uygulamalarını gerçekleştiren kişilerdir. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nun 18/07/2018 tarih ve 35 sayılı kararı yönünden ,davalı idarece bazı üniversitelerin Psikoloji/Uygulamalı Psikoloji alanlarındaki lisansüstü programlarında, spesifik uygulama alanı belirtilmeksizin verilen hatalı diplomalara ilişkin sorunları önlemek, kamu yararını sağlamak amacıyla, kendisine verilen yasal yetkiler çerçevesinde düzenleme yapıldığı anlaşıldığından yapılan düzenlemede mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Davaya konu birel işlemin işlemin iptali istemine gelince; Anayasanın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri olarak 'hukuki güvenlik' ve 'belirlilik' ilkeleri yer almakta olup, anılan ilkeler hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. Kazanılmış hak, özel hukuk ve kamu hukuku alanlarında genel olarak bir hak sağlamaya elverişli nesnel yasa kurallarının bireylere uygulanması ile onlar için doğan öznel hakkın korunması olup kişinin bulunduğu statüden doğan, kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel niteliğe dönüşmüş haktır. Hukuk güvenliğinin, kamu düzeninin ve istikrarın korunması kazanılmış hakların koruması ilkesine bağlılıkla olanaklı olup, kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan uygulamaların hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceği kuşkusuzdur. Olayda; davalı idareden izin alınmadan açılan yüksek lisans programına kaydı yapılan davacının herhangi bir hatasının ya da hilesinin bulunmadığı, söz konusu programın açılması ve denetiminin yapılması işlemlerinin tamamen davalı üniversite ile davalı idare arasında olduğu açık olup davacının hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleri gereğince yapılan düzenlemeden olumsuz olarak etkilenmemesi gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı dava konusu kararında; kamu yararına, mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmışsa da somut olay bağlamında, davacının kayıt olduğu doktora programına devam etmesi, doktora yeterlik sınavlarına girmesi hususları dikkate alındığında haklı beklenti şartlarının davacı açısından oluştuğu tartışmasızdır. Ayrıca Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararında; mağduriyet oluşturmamak üzere kararın çıktığı tarihten önce "Uygulamalı Psikoloji" üst alanının yanı sıra "Klinik Psikoloji" eğitimi alarak diplomasında alt alanı yazılmış olan diplomaların tescil edilmesine karar verilmişken, psikoloji alanında oluşan mağduriyetlerin giderilmesi için herhangi bir düzenleme yapılmadığı hususu da dikkate alındığında, davalı idarece davacının mezun olduğu yükseköğretim programının eğitim seviyesi, ders niteliği, bilgi, beceri ve yeterlik düzeyi gibi unsurların araştırılarak Klinik Psikoloji diploması alması için aranılan şartları taşıyıp taşımadığı yönünde herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın, kazanılmış hak ilkesi gözetilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; dava konusu Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı işleminin iptali isteminin reddine; davacı tarafından, Klinik Psikoloji doktora diploması verilmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul Arel Üniversitesi'nin .. tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 05/09/2024 tarihinde, davacı vekili Av. ...'nın ve davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı vekili Av....'in geldiği, davalı İstanbul Arel Üniversitesi vekili Av....'ın mesleki mazereti kabul edilmeyerek, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : İstanbul Arel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji Klinik Psikoloji Bölümü Doktora Programı'na 10/08/2017 tarihinde kayıt yaptıran ve 01/06/2021 tarihinde mezun olan davacı tarafından, Klinik Psikoloji doktora diploması verilmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul Arel Üniversitesi'nin 09/08/2022 tarih ve 226340 sayılı işlemi ile dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 18/07/2018 tarih ve 35 sayılı kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usule yönelik iddiası kabul edilmeyerek işin esası incelendi: ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: Anayasamızın 'Yükseköğretim kurumları' başlıklı 130. maddesinde; "Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur. Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir. ..Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir." hükmü, 'Yükseköğretim üst kuruluşları' başlıklı 131. maddesinin 1. fıkrasında; "Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur." hükmü yer almıştır. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un ek 13. maddesinin (a) fıkrasında; "Klinik psikolog; psikoloji veya psikolojik danışma ve rehberlik lisans eğitimi üzerine klinik ortamlarda gerekli pratik uygulamaları içeren klinik psikoloji yüksek lisansı veya diğer lisans eğitimleri üzerine psikoloji veya klinik psikoloji yüksek lisansına ilaveten klinik psikoloji doktorası yapan sağlık meslek mensubudur. Klinik psikolog, nesnel ve yansıtmalı ölçüm araçları, gözlem ve görüşme teknikleri kullanarak psikolojik değerlendirme ile uluslararası teşhis ve sınıflama sistemlerinde hastalık olarak tanımlanmayan ve Sağlık Bakanlığının da uygun bulduğu durumlarda psikoterapi işlemleri yapar. Hastalık durumlarında ise ancak ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak psikoterapi uygulamalarını gerçekleştirir. Psikoloji lisans eğitimi üzerine ilgili mevzuatına göre Sağlık Bakanlığınca uygun görülen psikolojinin tıbbi uygulamalarıyla ilgili sertifikalı eğitim almış ve yeterliliğini belgelemiş psikologlar sertifika alanlarındaki tıbbi uygulamalarda görev alabilirler. Uzman tabibin teşhis ve yönlendirmesiyle ya da bağımsız olarak yapılabilecek mesleki uygulamalar, bu bentteki prensipler çerçevesinde Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü düzenlenmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 'Amaç' başlıklı 1. maddesinde; "Bu kanunun amacı; yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim-öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemektir." hükmü, 'Yükseköğretim Kurulunun görevleri' başlıklı 7. maddesinin (a) fıkrasında; "Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim - öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak" hususu, (b) fıkrasında; "Yükseköğretim kurumları arasında bu Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak" hususu ile (d) fıkrasının 2. alt bendinde; "...Yükseköğretim kurumları içinde bölüm, anabilim ve anasanat dalları ile uygulama ve araştırma merkezi açılması, birleştirilmesi veya kapatılması; konservatuvar, meslek yüksekokulu veya destek, hazırlık okul veya birimleri kurulması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek öneriler üzerine karar vermek" hususu Yükseköğretim Kurulu'nun görevleri arasında sayılmıştır. 20/04/2016 tarih ve 29690 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 'Doktora diploması' başlıklı 23. maddesinin 3. fıkrasında; "Doktora diploması üzerinde enstitü anabilim/anasanat dalındaki programın Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış adı bulunur. Mezuniyet tarihi tezin sınav jüri komisyonu tarafından imzalı nüshasının teslim edildiği tarihtir." düzenlemesi yer almıştır. 03/03/1983 tarih ve 17976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisans Üstü Eğitim-Öğretim Enstitülerinin Teşkilât ve İşleyiş Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; "...Lisansüstü eğitim-öğretime rektörün önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulu karar verir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararı yönünden: Anılan kararda; "Yükseköğretim Kurumlarımız ile Türkiye Psikiyatri Derneği'nin, Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 10.01.2018 tarihli toplantısında aldığı kararı kamu yararı açısından sakınca doğrulacağı belirtilerek, yeniden incelenmesi konusundaki yazısı incelendi. Yapılan inceleme neticesinde; 2547 sayılı Kanun'un 2880 sayılı Kanun'la değişik 43/b maddesi uyarınca, Üniversitelerarası Kurul'un görüşü de dikkate alınarak; Uygulamalı Psikoloji alanından yüksek lisans/doktora diploması almış tüm mezunların Klinik Psikolog olarak tescil edilemeyeceği, "Uygulamalı Psikoloji" kavramının daha kapsayıcı bir üst alan adı olduğu, bu üst alan adı altında klinik psikolojisi, endüstri-örgüt psikolojisi, okul psikolojisi, adli psikoloji gibi farklı uzmanlık alt alanları toplu olarak yer aldığı, söz konusu alanlarının oldukça farklı ilgi alanlarına sahip olmakla beraber, ortak yönlerinin hepsinin ilgili oldukları alanda (klinik, endüstri, okul gibi) "uygulamaya yönelik bilgi ve beceriler" kazandırdığını, -Uygulamalı Psikoloji alt alanlarından sadece "Klinik Psikolojisi" alt alanında Yüksek Lisans ve Doktora Programları açıldığı bu nedenle mezunların diplomasında "Uygulamalı Psikoloji" üst alanının yanı sıra "Klinik Psikolojisi" alt alanı yazılmış olduğu, bazı üniversitelerimizin Psikoloji bölümlerinde ise Uygulamalı Psikoloji ibaresinin tek başına yer alarak spesifik uygulama alanı belirtilmeksizin diploma verildiği, önceki yıllarda ve halen bazı yükseköğretim kurumlarınca verilen diplomalarda yapılan bu hatalı diploma isimlendirmesinin düzeltilmesinin uygulanabilirliğinin bulunmadığını, -Psikoloji ve Klinik Psikoloji yüksek lisans ve doktora tekliflerinin Yükseköğretim Kurulunca her bir programın öğretim üyesi niteliği dikkate alınarak değerlendirildiği, lisansüstü programlar açılırken asgari öğretim üyesi şartı olarak açılması talep edilen yüksek lisans programı için doktorası veya doçentliği bu alandan olmak üzere ikisi en az doçent unvanına sahip toplam üç öğretim üyesi; doktora programı için ise en az biri profesör ikisi doçent veya ikisi profesör olmak üzere toplam altı öğretim üyesi şartı arandığını, -Psikoloji bölümünün altında; Adli Psikoloji-Deneysel Psikoloji-Endüstri ve Örgüt Psikolojisi-Gelişim Psikolojisi-Klinik Psikoloji-Psikoloji-Sağlık Psikolojisi-Sosyal Psikoloji-Uygulamalı Psikoloji-Örgütsel Psikoloji-Psikometri-Sosyoloji anabilim dallarının yer aldığını; -Psikoloji bölümü altında olmayıp psikoloji ile ilgili anabilim dallarının ise; Bağımlılık Psikolojisi, Bilişsel Nöropsikoloji, Çalışma Psikolojisi ve İnsan Kaynakları, Din Psikolojisi, Egsersiz ve Spor Psikolojisi, Eğitim Psikolojisi, Endüstri Örgüt Psikolojisi, Endüstri Psikolojisi, Endüstriyel ve Örgütsel Psikoloji, Evlilik ve Aile Psikolojisi, Genel Psikoloji, İnsan Psikolojisi ve İletişim, Sporda Psikososyal Alanlar, Yönetim ve Çalışma Psikolojisi programlarından oluştuğunu, -1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun Ek Madde 13-(Ek:6/4/2011- 6225/9 md.) "a) Klinik Psikolog; psikoloji veya psikolojik danışma ve rehberlik lisans eğitimi üzerine klinik ortamlarda gerekli pratik uygulamaları içeren klinik psikoloji yüksek lisansı veya diğer lisans eğitimleri üzerine psikoloji veya klinik psikoloji yüksek lisansına ilaveten klinik psikoloji doktorası yapan sağlık mensubudur" hükmü yer aldığını, Bu çerçevede; Yukarıdaki kanun, açıklamalar ve bilgiler ışığında; 10.01.2018 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında alınan karar yeniden değerlendirilerek, söz konusu kararın aşağıdaki şekilde değiştirilmesine ve a) Üniversitelerin psikoloji alanında yapılan yüksek lisans ve doktora programlarından sadece Yükseköğretim Kurulu'nun izni ile açılmış Klinik Psikoloji Programı mezunlarının diplomalarının, 1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunu Ek Madde 13-(Ek:6/4/2011- 6225/9 md.) ve Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliğimiz uyarınca Klinik Psikoloji olarak tescil edilmesine, b) Uygulamalı Psikoloji alanından yüksek lisans/doktora diploması almış tüm mezunların Klinik Psikolog olarak tescil edilmemesine ancak mağduriyet oluşturmamak üzere bu kararın çıktığı tarihten önce "Uygulamalı Psikoloji" üst alanının yanı sıra "Klinik Psikoloji" eğitimi alarak diplomasında alt alanı yazılmış olan diplomaların tescil edilmesine, c) Yükseköğretim kurumlarının düzenleyeceği diplomalarda sadece Yükseköğretim Kurulu'nun izin verdiği program isminin yer almasına ve yanında ayrıca izin verilen alan dışında bir uzmanlık alanı varmış gibi gösteren diploma isimlendirmesinin yapılmamasına, d) Adli Psikoloji, Deneysel Psikoloji, Endüstri ve Örgüt Psikolojisi, Gelişim Psikolojisi, Psikoloji, Sağlık Psikolojisi, Sosyal Psikoloji, Uygulamalı Psikoloji, Örgütsel Psikoloji, Psikometri, Sosyoloji, Bağımlılık Psikolojisi, Bilişsel Nöropsikoloji, Çalışma Psikolojisi ve İnsan Kaynakları, Din Psikolojisi, Egsersiz ve Spor Psikolojisi, Eğitim Psikolojisi, Endüstri Örgüt Psikolojisi, Endüstri Psikolojisi, Endüstriyel ve Örgütsel Psikoloji, Evlilik ve Aile Psikolojisi, Genel Psikoloji, İnsan Psikolojisi ve İletişim, Sporda Psikososyal Alanlar, Yönetim ve Çalışma Psikolojisi alanlarından mezun olanların diplomalarının klinik psikoloji adı altında tescil edilmesinin uygun olmadığına" karar verilmiştir. Psikologlar, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kabul edilen yurtiçi psikoloji lisans programları ile denkliği Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kabul edilen yurtdışı psikoloji lisans programlarından lisans derecesi ile mezun olan kişiler olup, psikolog unvanı kullanma hakkı taşımaktadırlar. Psikologlar, bireyin bireysel ve toplumsal tutum, davranış, düşünme ve duygu durumlarını inceleyen, davranışın ve zihinsel süreçlerin bilimsel tanım ve açıklamalarını temel alan kişilerdir. Klinik psikologlar ise; psikoloji veya psikolojik danışma ve rehberlik lisans eğitimi üzerine klinik ortamlarda gerekli pratik uygulamaları içeren klinik psikoloji yüksek lisansı veya diğer lisans eğitimleri üzerine psikoloji veya klinik psikoloji yüksek lisansına ilaveten klinik psikoloji doktorası yapan sağlık meslek mensubu olup, nesnel ve yansıtmalı ölçüm araçları, gözlem ve görüşme teknikleri kullanarak psikolojik değerlendirme ile uluslararası teşhis ve sınıflama sistemlerinde hastalık olarak tanımlanmayan ve Sağlık Bakanlığının da uygun bulduğu durumlarda psikoterapi işlemlerini yapan ve hastalık durumlarında ise ancak ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak psikoterapi uygulamalarını gerçekleştiren kişilerdir. İdarelerin düzenleyici işlem yapma yetkisi yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, yönetmelik gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebilir. Davalı idare tarafından, bazı üniversitelerin Psikoloji/Uygulamalı Psikoloji alanlarındaki lisansüstü programlarında, spesifik uygulama alanı belirtilmeksizin verilen hatalı diplomalara ilişkin sorunları önlemek, kamu yararını sağlamak amacıyla, kendisine verilen yasal yetkiler çerçevesinde düzenleme yapıldığı ve yapılan düzenlemede mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Dava konusu İstanbul Arel Üniversitesi'nin ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden: Uyuşmazlıkta, .. tarih ve ... sayılı Yükseköğretim Genel Kurul kararıyla, davacının mezun olduğu İstanbul Arel Üniversitesi'nde Psikoloji Doktora Programı açılmasına izin verildiği, ... tarih ve ... sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı kararında, adı geçen üniversiteye psikoloji doktora programı açılmasına karar verildiğinden bahisle mezuniyeti hak edenlere sadece psikoloji olarak diploma düzenlenebileceği hususuna yer verildiği, İstanbul Arel Üniversitesi tarafından, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü bünyesindeki Psikoloji doktora Programı adının Klinik Psikoloji Doktora Programı olarak değiştirilmesi yönündeki getirilen... tarih ve ... sayılı teklifin ise, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısıyla reddedildiği anlaşılmaktadır. İdarenin ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri haklı beklenti olarak tanımlanmakta birlikte, bir beklentinin hukuken korunabilmesi için beklentinin korunmasına engel bir kamu yararının bulunmaması yanında beklentinin yasaya veya yasal altyapısı olan bir mevzuata ya da istikrarlı hale gelmiş yargısal içtihada dayanması gerekir. Kişi yararıyla kamu yararının karşı karşıya geldiği durumlarda ise ancak önemli bir kamu yararı bulunmuyorsa beklentinin korunmasından söz edilebilir. Somut olayda olduğu gibi bir kurumun (üniversitenin) yetkisiz olduğu ve yasalarla açıkça başka bir kurumun (YÖK) yetkisine bırakılan bir alanda (doktora programı açma) karar alması halinde beklentinin haklılığından söz edilemeyeceği, öte yandan yetkisiz bölüm açma veya adını değiştirme işlemine dayalı olarak hak elde edilmesinin kamu düzenini bozucu etkisinin, kamu yararını zedeleyeceği açıktır. Dairemizin E:2021/7789 sayılı dosyasında verilen ara kararı üzerine davalı Yükseköğretim Kurulu'ndan alınan ... tarih ve ... sayılı cevabi yazıda; 2004 yılından itibaren tüm lisansüstü programlar için Yükseköğretim Kurulu'nun izninin gerektiği, söz konusu tarihten önce yükseköğretim kurumları tarafından açılan lisansüstü programların Yükseköğretim Bilgi Sistemi'ne girişinin ilgili üniversiteler tarafından yapıldığı hususuna yer verilmiştir. Bu durumda; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca yükseköğretim kurumlarından mezun olan öğrencilere verilecek diplomalarda, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'ndan izin alınan program adına yer verileceği hususu tartışmasız olup davacının eğitim aldığı doktora programının davalı idarece onaylanmış adının psikoloji doktora programı olduğu, bu program çerçevesinde verilen belli derslerin klinik psikoloji alanında verilmesinin diplomada bu hususun belirtilmesini gerektirmeyeceği, aksi durumun kabulünün hem yasal mevzuata hem de kamu yararına aykırılık oluşturacağı anlaşıldığından, tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ...tarih ve ... sayılı kararı yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliği ile, 2. İstanbul Arel Üniversitesi'nin ...tarih ve ... sayılı işlemi yönünden, DAVANIN REDDİNE oyçokluğu ile, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ..-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/09/2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava; İstanbul Arel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji Klinik Psikoloji Bölümü Doktora Programı'na 10/08/2017 tarihinde kayıt yaptıran ve 01/06/2021 tarihinde mezun olan davacı tarafından, Klinik Psikoloji doktora diploması verilmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul Arel Üniversitesi'nin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 18/07/2018 tarih ve 35 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. Anayasamızın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri olarak 'hukuki güvenlik' ve 'belirlilik' ilkeleri yer almakta olup, anılan ilkeler hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. İdarelerin düzenleyici işlemler yapabilme yetkisi Anayasamızın 124. maddesine dayanan anayasal bir yetki olması nedeniyle idareler tarafından, mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesini teminen düzenleyici işlemler yapılabileceği açık olmakla birlikte; idarelerin, düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, eski hukuki durum çerçevesinde, hak kayıplarını önleyici düzenleme yapmaları, bu sayede hukuk devleti olmanın gereği olarak üstün kamu yararı ihlal edilmeden, kişilerin hukuki güvenliğinin korunması, idari istikrarın da sağlanması gerektiği açıktır. Uyuşmazlıkta, Yükseköğretim Kurulu'ndan izin alınmadan açılan doktora programına kaydı yapılan davacının herhangi bir hatasının ya da hilesinin bulunmadığı, söz konusu programın açılması ve denetiminin yapılması işlemlerinin tamamen davalı üniversite ile davalı idare arasında olduğu açık olup davacının hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleri gereğince yapılan düzenlemeden olumsuz olarak etkilenmemesi gerekmektedir. Haklı beklenti kavramı, devletin tüm organlarının üstünde hukukun mutlak egemenliğinin bulunması, yasa koyucunun da her zaman Anayasa ve hukukun üstün kuralları ile kendisini bağlı sayması olarak tanımlanan hukuki güvenlik ilkesinin de bir uzantısıdır. Nitekim, Anayasa Mahkemesi'nin 15/11/2017 tarih ve E:2016/133, K:2017/132 sayılı kararında, "haklı beklenti ilkesi" açıklanarak; kişilere belirli haklar sağlayan hukuk kurallarının muhataplarında bir beklentiye yol açmasının mümkün olduğu, hak beklentisinin, bir kişinin mevcut kurallar uyarınca bir hakkı elde etme beklentisini ifade ettiği, bir kuralda öngörülen koşulları taşıyan kişilerin o kuralın ilişkin olduğu hakkı hukuken ve fiilen elde etmelerinin, kendileri yönünden kazanılmış hak oluşturmakla birlikte henüz bu hakkı kazanmamış kişilerin de söz konusu hakkı elde etme noktasında bir beklenti içinde olmalarının olağan olduğu, kişilerin hukuka güveni, hukuk devleti yönünden önemli olup kişilerin bu güveninin yine hukuk tarafından korunmasının asıl olduğu ve bu korumanın, hukukî güvenlik ilkesi olarak adlandırıldığı, hukuk güvenliği ilkesinin, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılacağı, kişilerin mevcut kurallar çerçevesindeki tüm beklentilerinin mutlak suretle hukuken korunmasının ise kuralların değişmezliğine yol açabileceği gibi kuralların değiştirilmesini anlamsız kılabilecek sonuçlara da yol açabileceği, bir kuralda yapılan değişikliğin kişilerin elde etmeyi bekledikleri haklara etkisinin saptanmasında, söz konusu kuralın değiştirilme gerekçelerinin de gözetilmesinin zorunlu olduğu, bu anlamda değiştirilen kuralın, beklenen hakların yanı sıra kazanılmış haklar yönünden dahi etkili olabileceği, kamu düzeni, genel sağlık gibi haklı nedenlerle daha önce elde edilmiş bir hakkın kullanımı yönünden getirilen ek koşulların mevcut hak sahipleri yönünden gözetilebilmesinin de mümkün olduğu, o hâlde her beklentinin hukuken korunmasının söz konusu olmadığı, haklı beklentinin tespitinde kişilerin bu hakkı elde etmeye ne kadar yakın olduklarının ve kural değişikliğinin bu hakkın elde edilmesine etkilerinin, kural değişikliğine neden olan gerekçelerin gözetilmesi gerektiği, bu kapsamda kuralda gerçekleşen değişiklik sonucu ilgililerin bu haktan mahrum kalıp kalmadıkları ya da söz konusu değişikliğin bu hakkı elde etmeleri yönünden zorlaştırıcı bir etkisinin olup olmadığının da dikkate alınacağı belirtilmiştir. Yükseköğretim Kurulu'nun 18/07/2018 tarih ve 35 sayılı kararında; kamu yararına, mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı açık olmakla birlikte somut olay bağlamında, davacının kayıt olduğu doktora programına devam etmesi hususu dikkate alındığında haklı beklenti şartlarının davacı açısından oluştuğu tartışmasızdır. Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nun 18/07/2018 tarih ve 35 sayılı kararında; mağduriyet oluşturmamak üzere kararın çıktığı tarihten önce "Uygulamalı Psikoloji" üst alanının yanı sıra "Klinik Psikoloji" eğitimi alarak diplomasında alt alanı yazılmış olan diplomaların tescil edilmesine karar verilmişken, Psikoloji alanında oluşan mağduriyetlerin giderilmesi için herhangi bir düzenleme yapılmadığı hususu da dikkate alındığında, davalı idarece davacının mezun olduğu yükseköğretim programının eğitim seviyesi, ders niteliği, bilgi, beceri ve yeterlik düzeyi gibi unsurların araştırılarak, Klinik Psikoloji doktora diploması alması için aranılan şartları taşıyıp taşımadığı yönünde herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın, haklı beklentisi gözetilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından, İstanbul Arel Üniversitesi'nin 09/08/2022 tarih ve 226340 sayılı işleminin iptali gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.