(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/14280 E. , 2011/15633 K. "" ... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.7.2010 tarih ve 379-426 sayılı hükmün Dairenin 10.5.2011 tarih ve 1713-7658 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, aralarında hiçbir hukuki ilişki olmadığı halde yanlışlı…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/14280 E. , 2011/15633 K.** **"İçtihat Metni"** ... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.7.2010 tarih ve 379-426 sayılı hükmün Dairenin 10.5.2011 tarih ve 1713-7658 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, aralarında hiçbir hukuki ilişki olmadığı halde yanlışlıkla davalının banka hesabına 36.000 TL havale yaptığını, davalıyı hiç tanımadığını, kendisine durumu bildirdiğinde iade edeceğini belirttiği halde iade etmediğini, tahsili için başlattığı icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazinatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine dair verilen hüküm davacının temyizi üzerine dairemizce onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 1–Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre sair karar düzeltme talebinin reddi gerekir. 2-Dava, alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davacı, davalının banka hesabına yaptığı havalenin sehven yapıldığını, iade edilmemesi üzerine tahsili için icra takibinde bulunduğunu, davalı yapılan havalenin çek bedeline karşılık olduğunu savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. İsbat yükü alacaklı olan davacıya ait olup iddiasını yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Miktar itibariyle olayda tanıkda dinlenemez. Ne varki davacı delil listesinde yemin deliline de dayanmıştır. Öyle olunca mahkemece davacının davalıya yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl 2011/14280-15633 olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Mahkeme kararı bu gerekçe ile bozulması gerekirken, bu husus zuhulen gözden kaçırılmış olduğundan, Dairemizin 10.5.2011 tarih 2011/1713-7658 sayılı onama kararının kaldırılmasına hükmün yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Birinci bentte yazılan nedenle sair karar düzeltme nedenlerinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 10.5.2011 tarih 2011/1713-7658 sayılı onama kararının kaldırılmasına yukarıda açıklanan gerekçe ile hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.