8. Ceza Dairesi 2022/5870 E. , 2023/324 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi…
**8. Ceza Dairesi 2022/5870 E. , 2023/324 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.10.2014 tarihli iddianamesi ile taksirle yangına neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 171 ... maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. 2. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2014/741 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yangına neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun) 170 incı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 18.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir 3.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2014/741 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/9174 Esas, 2021/5329 Karar sayılı kararı ile " ... Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçunun ön ödeme kapsamına alındığı anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması...'' ve ''...basit yargılama usulünün Mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması gerekliliği ..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2021/452 Esas, 2022/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yangına neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 170 incı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, mahkumiyete yeter delil olmadığına, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmiş olmasının yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın, seralardan çıkan pislikleri kuyuda yakarken poyrazın da etkisi ile katılana ait narenciye bahçesindeki 861 adet ... ağacı ile 31,600 m2 alanda döşe damlama sisteminin taksirle yangınına sebebiyet verdiği iddiasına ilişkindir. 2. 26.09.2014 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında, alevlerin narenciye bahçesine sıçradığı tespit edilmiştir. 3. 16.12.2014 tarihli yangın bilirkişi raporunda; yangının sanığın bilgisizliği ve dikkatsizliği nedeniyle sanığa ait serada kontrollü yanma sırasında rüzgarın etkisiyle katılanın arazisine sıçrayarak oluştuğu ve 861 adet ağacın yandığı tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Tebliğname yönünden: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.04.2022 tarihli, 2019/580 Esas, 2022/273 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75 ... maddesinin sanık lehine olduğu ve lehe aleyhe kanun değerlendirilmesinin kül hâlinde uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanun'un 75 ... maddesi gereğince ön ödemeye esas miktarın hapis cezasının ... karşılığının hesaplanmasının 30 TL üzerinden hesaplanmasının gerektiği hususu da nazara alındığında, mahkeme tarafından yapılan ön ödeme ihtarında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, Tebliğnamede belirtilen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 2. Sanık müdafiinin temyizi yönünden: a. Sanık müdafii, mahkumiyete yeter delil olmadığına yönelik temyiz talebinde bulunmuş ise de yangın raporunda yangının sanığın bilgisizliği ve dikkatsizliği nedeniyle çıkmış olduğunun tespit edilmesi ve tanık A.Y.'nin, sanığın, sürekli sera atıklarını biriktirip yaktığını, olay günü de rüzgarın etkisi ile katılanın arazisine yangının sıçradığını beyan etmiş olduğundan sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. b. Sanık müdafii, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesinin yasaya aykırı olduğuna yönelik temyiz talebinde bulunmuş ise de yangın raporunda, sanığın taksirle çıkardığı yangının katılanın arazisine sıçraması sonucu katılana ait 861 adet ağacın yandığı tespit edilmiş olup; 5237 sayılı Kanun'un ''Cezanın belirlenmesi'' başlıklı 61 ... maddesinin ilgili bölümü şöyledir; ''(1) Hakim, somut olayda; ...e) Meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığını, ...Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınır arasında ... cezayı belirler.'' maddesine göre çok sayıda ağacın zarar görmesi karşısında; alt sınırdan uzaklaşarak cezanın belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. c. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2021/452 Esas, 2022/265 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2023 tarihinde karar verildi.