10. Hukuk Dairesi 2024/11520 E. , 2025/1101 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/46 E., 2024/101 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gere…
**10. Hukuk Dairesi 2024/11520 E. , 2025/1101 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/46 E., 2024/101 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı ..., 03.10.2008 tarihinde saat 17:30 sıralarında kullanmakta olduğu işverene ait ... plakalı jeep cinsi araç ile Perşembe yaylası kümbet mevkiinden yayla merkezine seyir halindeyken aracın sağ ön rot başın çıkması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkarak yolun sağında bulunan sulama göletine düşmesi sonucunda ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza sonucu ... ve 2 çocuğu ile bir yeğeni vefat etmiştir. Meydana gelen iş kazı sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermayen değeri 205.975,98 TL ve cenaze yardımı 257,24 TL müvekkil Kurum tarafından ödenmiştir. Olay nedeniyle SGK rehberlik ve teftiş başkanlığı müfettişi Hüseyin Yıldırım tarafından 13.03.2009 tarih, 106226/İNC/08 sayılı ve ... geçirdiği iş kazası konulu rapor düzenlenmiştir. Bu raporun sonuç ve kanaat kısmında açıkça anlaşılacağı üzere: olayın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan işveren hakkında 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 1. fıkrası ile ayını Kanun'un 76. maddesinin 4. fıkrası uyarınca işlem yapılması gerektiği tespit olunmuştur. Muhtemel risklerin önlenmesi için işverence herhangi bir tedbir alınmadığı da görülmüştür. Bu nedenle işveren kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunmuştur. Düzenlenen tahkikat raporu uyarınca iş kazasının meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan işveren hakkında 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 76/4 maddelerine istinaden ... ya müvekkil Kurum tarafından yapılan ödemeler toplamı olan 206.233,22 TL'nin şimdilik 20.623,32 TL'sinin rücuan tazmini için işbu davanın açılma zarureti hasıl olmuştur. Kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, peşin sermaye değer ve diğer ödemeler toplamı şimdilik 20.623,32 TL olana Kurum zararının gelirlerin tahsis ve onay, masrafların sarf ve ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini yargılama giderleri ile vekalet davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklindedir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde: "Sigortalı ... 03.10.2008 tarihinde ... plaka sayılı araçla kaza geçirmiş, kaza neticesinde ... ve 2 çocuğu ve 1 yeğeni vefat etmiştir. Müvekkilim meydana gelen olayda herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Araç her ne kadar ... Belediye Başkanlığına kayıtlı ise de meydana gelen kaza işverene ait bir iş yapılırken meydana gelmemiştir. Başka bir deyişle sigortalı işverence sağlanan taşıtla işin yapıldığı anda kaza meydana gelmemiştir. Meydana gelen olay sebebi ile SGK müfettişi ... tarafından düzenlenen raporu kabul etmiyoruz. Bu nedenle olayla ilgili olarak uzman bilirkişilerce özellikle müvekkilin sorumluluğu arasında uygun illiyet bağının olup olmadığı konusunda rapor tanzim edilmesini talep ediyoruz. Kural olarak işçinin uğradığı maddi zararın Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanması gerekmektedir. İşverenin iş kazası ve meslek hastalığından sorumlu tutulabilmesi için olayla işverenin kusuru arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. İlliyet bağının kesilmesi halinde işveren tazmin yükümlülüğünden kurtulmaktadır. İşverenin sorumluluğu için işin yürütümü ile olay arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Meydana gelen olayda müvekkil Belediye Başkanlığı sırasında bir işin yürütülmesi dolayısıyla kaza meydana gelmemiştir. Kaza sırasında araçta sigortalı ..., 2 çocuğu ve 1 yeğeni bulunmaktadır. Bu hususu mahkemenin dikkatine arz ederiz. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle fazlaya dair dilekçe ve delil sunma hakkımızı saklı tutarak davacı tarafından açılan davanın reddine , yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim." şeklindedir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece davanın kabulüne, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece özetle; "1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davanın gelirler yönünden yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği belirtilmiştir. Buna göre eldeki dava dosyası incelendiğinde, Mahkemece ilk peşin sermeye değerli gelir tutarı esas alınması gerekirken tüm peşin sermeye değerli gelir üzerinden hesaplama yapılması ile gerekçede esas alındığı belirtilen kusur oranı yerine, davacı Kurum talebi gibi karar verilmesi hatalıdır ve bozmayı gerektirir. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince gerekçeli temyiz dilekçesiyle ilgili yapılan değerlendirme de, davanın niteliği ve H.M.K. madde 104’te yazılı; “Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.” düzenlemesi gereği isabetsizdir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.