4. Hukuk Dairesi 2011/12989 E. , 2011/11233 K. MAHKEMESİ : Babaeski Asliye (Ticaret Mah. Sıf.) Hukuk Mahkemesi Davacı ... Transport Nak. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/02/2008 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar…
**4. Hukuk Dairesi 2011/12989 E. , 2011/11233 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Babaeski Asliye (Ticaret Mah. Sıf.) Hukuk Mahkemesi Davacı ... Transport Nak. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/02/2008 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 92. maddesine dayalı tespit istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, 34 ... ve 34 ... plakalı tır ve dorsesinin 24.06.2006 gününde meydana gelen trafik kazasında tamamen yandığını, kaza sırasında aracın, ... nolu tır karnesi muhteviyatı eşyayı taşımakta olduğunu, Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğünün 07.05.2007 günlü yazılarına göre söz konusu tır karnesine ilişkin takibatın kapatılabilmesi için eşyanın telef olduğunun idarenin de taraf olduğu bir dava ile kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek tır karnesi ile muhteviyatı eşyanın meydana gelen trafik kazasında yanarak telef olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece toplanan deliller uyarınca istemin kabulüne karar verilmiştir. Dava, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 92. maddesi uyarınca açılmış olup, söz konusu kanun maddesi “1. Transit eşya taşıyan seyir halindeki bir taşıtın beklenmeyen haller veya mücbir sebeplerle yoluna devam edemediği durumlarda, bu husus gecikmeksizin en yakın gümrük idaresine bildirilir. Transit eşyanın, söz konusu taşıttan diğer bir taşıta aktarılması gümrük idarelerinin gözetimi altında yapılarak, bu durum bir tutanakla belgelendirilir. 2. Türkiye Gümrük Bölgesi içinde transit halindeki eşyanın beklenmeyen haller veya mücbir sebeplerle telef veya kaybının kanıtlanması halinde, gümrük vergileri aranmaz. Ancak; a)Suçüstü şeklindeki hırsızlıklar, hazırlık tahkikatı üzerine Cumhuriyet Savcılığınca verilen belge ile, b)Hasar, telef veya kayıp herkesçe bilinen ve duyulan başka olaylar yüzünden olmuşsa, o yerin en büyük mülki idare amiri tarafından verilecek belge ile, c)Trafik kazaları, trafik kaza raporuna göre ve en yakın gümrük idaresi tarafından yapılan tespit sonucunda gümrük idare amirinin vereceği karar ile, kanıtlanır.” biçiminde düzenlenmiştir. Bu kanunun uygulanmasını göstermek için çıkartılmış bulunan gümrük yönetmeliğinin 487. maddesi de kabul edilebilir kayıplar başlığı altında “(1) Kanunun 186. maddesinin uygulanmasında, gümrük idareleri, ilgili kişinin isteği üzerine, ortaya çıkan kayıpların sadece eşyanın mahiyetinden kaynaklandığı ve ilgili kişinin ihmalinden ya da hileli işlerinden kaynaklanmadığının gösterilebildiği durumlarda, kayıp miktarını dikkate alır. (2)Birinci fıkradaki ihmal ya da hileli işler deyimi; nakliye, depolama, elleçleme, söz konusu eşyanın işlenmesi veya değerlendirilmesine ilişkin mevzuat hükümlerinin uygulanmasındaki bir savsaklama anlamına gelir. (3)Gümrük idareleri, eşyanın mahiyeti gereği uğradığı önlenmesi imkansız kaybın başka bir açıklaması olmadığına kanaat getirmesi halinde yükümlünün ispat zorunluluğunu kaldırabilir. (4)Gümrük idarelerinin izninden kaynaklanmayan hallerde, eşyanın telef olması veya kaybı mahkeme kararı ile kanıtlanır. Ancak; a)Suçüstü şeklindeki hırsızlıklar, hazırlık tahkikatı üzerine Cumhuriyet Savcılığınca verilen belge ile, b)Hasar, telef veya kayıp herkesçe bilinen ve duyulan başka olaylar yüzünden olmuşsa o yerin en büyük mülki idare amiri tarafından verilecek belge ile kanıtlanır.” biçiminde bir düzenleme getirmiştir. Söz konusu kanuni düzenlemede telef veya kaybın kanıtlanmasında mahkemelere bir görev verilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmelik hükmünde ise gümrük idarelerinin izninden kaynaklanmayan ve istisna olarak sayılan haller arasında bulunmayan telef ve kayıp hallerinin mahkeme kararı ile kanıtlanabileceği düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde “Mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.” biçiminde yasal düzenleme bulunmakta olup yönetmelik hükmü ile mahkemelere görev yüklenemez. Ayrıca yukarıda açıklanan yasa ve yönetmelik hükümlerine göre dava konusu edilen telef veya kayıp hali herkesçe bilinen bir trafik kazası sonucu oluşan yangında meydana geldiği iddia olunduğuna göre durumun görevli idari makama başvuru ile idari bir işlem ile belgelendirileceği düzenlenmiş bulunması karşısında adli yargıda dava açılarak böyle bir tespit isteminde bulunulamayacağından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş bulunması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı olan nedenlerle BOZULMASINA 27/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.