Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/3935 E. , 2024/3681 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3935 Karar No : 2024/3681 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Valiliği 2- ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Manisa İli, Alaşehir İlçesi,
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/3935 E. , 2024/3681 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3935 Karar No : 2024/3681 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Valiliği 2- ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Manisa İli, Alaşehir İlçesi, Halk Eğitim Merkezinde ücretli usta öğretici olarak görev yapan davacının, ücretli usta öğreticilik ile ilgili tarafına görev verilmemesi sebebinin sorularak gereğinin yapılması istemli başvurusu tesis edilen ... tarih ve E:...sayılı Alaşehir Halk Eğitim Müdürlüğü işlemi ile bu işlemin dayanağı olan ... tarih ve E:... sayılı Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü işleminin ve bu işlemin Alaşehir İlçesi Özel Öğretim Bürosuna bildirilmesine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dava konusu edilen Alaşehir Kaymakamlığı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün... tarih ve ...sayılı işlemi incelendiğinde; davacının 03/10/2019 tarihli kendisine neden ücretli usta öğreticilik görevi verilmediği yönündeki başvurusu üzerine davacının ücretli usta öğretici olarak görevlendirilmemesinin dayanağı olan Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işlemin davacıya bildirilmesine dair bir yazı olduğu; dava konusu edilen Alaşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlem incelendiğinde ise; bu yazının da davacının ücretli usta öğretici olarak görevlendirilmemesinin dayanağı olan Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün... tarih ve ...sayılı işlemin Alaşehir Özel Öğretim Kurumuna bildirilmesine dair iç yazışma niteliğinde olduğu; bu durumda, söz konusu dava konusu işlemler davacı tarafından her ne kadar ücretli usta öğretici olarak görevlendirilmeme işlemleri olarak nitelendirilmekte ise de, söz konusu işlemlerin görevlendirmeme işlemi olmayıp, görevlendirmeme işleminin davacıya ve ilgili idareye bildirilmesine dair yazılar olduğu anlaşıldğından, bahsi geçen dava konusu işlemlerin davacının ücretli usta öğretici olarak görevlendirilmemesi sonucunu doğuracak nitelikte olmadığı, bir başka deyişle idarî işlemin dava konusu edilebilme unsurlarından olan, doğrudan doğruya hukukî sonuçlar doğurması unsurunu, ihtiva etmemesi nedenleriyle, bahsedilen dava konusu işlemlerinin "kesin ve yürütülebilir" olma niteliğini haiz olmadığı; kesin ve yürütülebilir niteliği bulunmayan işlemlerin ise esasının incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle, Alaşehir Kaymakamlığı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün ... tarih ve ...sayılı işlemi ile Alaşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemlerin incelenmeksizin reddine; Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı işleminin incelenmesinden; davacının ifadesinde ikrar ettiği yukarıda yer verilen mesajlar ve soruşturma raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının öğrencisi olan çocuğa yazdığı mesajların öğretmen-öğrenci ilişkisini aşacak mahiyette olduğu dikkate alındığında, davacının bu mesajları yazmakla görevi süresince kendisinden beklenen Devlet memurlarının tutum, davranış ve vakarına uygun davranma sorumluluğunu yerine getirmediği anlaşıldığından soruşturma raporu doğrultusunda bundan sonraki süreçte kendisine ücretli usta öğreticilik görevi verilmemesinin ilgili yerlere bildirilmesine dair dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında tesis edilen işlemlerin ve kararların alınmasına sebep olan ceza dava dosyasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, dolayısıyla suçun işlendiği yönünde delillerin sabit olmadığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFLARIN SAVUNMASI: 1- Manisa Valiliği tarafından; işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. 2- Alaşehir Kaymakamlığı tarafından; savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Manisa İli, Alaşehir ilçesi Halk Eğitim Merkezinde halk oyunları ücretli usta öğretici olarak görev yapan davacının, Alaşehir İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencisi velisinin şikayeti üzerine davacı hakkında yürütülen inceleme neticesinde düzenlenen raporda; davacı hakkındaki şikayet dilekçesinde geçen eylemlerin sübuta erdiğinden idari yönden eğitim kurumlarında usta öğretici (kurs eğitmeni-geçici ders ücretli) olarak görev yapmasının uygun bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapordaki görüş doğrultusunda gereğinin yapılması Manisa Valiliği'ne bildirilmiş, davacı tarafından 03/10/2019 tarihli dilekçe ile tarafına ücretli usta öğreticilik görevi verilmemesi sebebini sorulmuştur. Bu dilekçeye istinaden Alaşehir Kaymakamlığı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı cevabi yazısı ile Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve...sayılı yazısı doğrultusunda başvurusunun değerlendirmeye alınmadığını bildirilmiş ve bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. Maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın “Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri” Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür” hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasa hükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79.madde ile başlayan Dördüncü Kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür” denilmiştir. Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının, işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunun değişik maddelerinde yer verilmiştir. Diğer taraftan; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde, “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur. Bu mahkemeler: A) (Mülga: 18/10/2012-6356/81 md.) B) İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara da bakarlar. İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerde görevlendirilecek mahkeme tarafından, temsilci üyeler alınmaksızın, bu kanundaki esas ve usullere göre bakılır. Fiili ve hukuki imkânsızlıklar dolayısıyla iş mahkemesinin toplu olarak görevini yapamadığı hallerde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/39 md.) Birden fazla iş mahkemesi bulunan yerlerde, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan davaların görüleceği iş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir.” denilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari yargının görev alanının idari işlem ve eylemler ile kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklardan doğan davalara bakmakla sınırlı olduğu, belirtildikten sonra "Dilekçeler Üzerinde İlk İnceleme" başlıklı 14. maddesinde, dilekçelerin; a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları, yönlerinden sırasıyla inceleneceği, 15. maddesinin (a) bendinde de, adli yargının görevli olduğu konularda davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta; davacının, davalı idare ile aralarında özel hukuk ilişkisine dayalı olarak hizmet sözleşmesi ile halk eğitim merkezi müdürlüğünde ücretli usta öğretici olarak görev yaptığı ve hakkında yürütülen soruşturma raporuna istinaden görevine son verildiği görülmektedir. Davacının, 5510 ve 4857 sayılı Kanunlar uyarınca mahalli mülki amirin tasarrufu ile çalıştığı, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen ihbar ve kıdem tazminatları ile diğer taleplerin iş kanunundan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davanın görev yönünden reddi gerekirken, ...tarih ve ... sayılı işlem yönünden davanın reddi, ...tarih ve ... sayılı işlem ile... tarih ve ... sayılı işlem yönünden dava konusu işlemlerin incelenmeksizin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İzmir Bölge İdare Mahkemesi ...dari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 19/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.