11. Hukuk Dairesi 2023/3932 E. , 2024/6111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1764 Esas, 2023/482 Karar HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü, karşı dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/171 E., 2021/398 K. Taraflar arasındaki asıl hisse devrinin tespiti ve tescili karşı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava
**11. Hukuk Dairesi 2023/3932 E. , 2024/6111 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1764 Esas, 2023/482 Karar HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü, karşı dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/171 E., 2021/398 K. Taraflar arasındaki asıl hisse devrinin tespiti ve tescili karşı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne karşı davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP Davacı - karşı davalı vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'ün davalı şirketin ortaklarıyken müvekkilinin payını davalı ...'a 19.12.2016 tarihinde devrettiğini, davalıların ticaret sicil müdürlüğünde hisse devrinin tescil ve ilanı işlemlerini yaptırmadığını, noterde hisse devri yapılmasına rağmen halen müvekkilinin şirkette ortak gözüktüğünü, davalılara bu hususun ihtar edilmesine rağmen sonuç alınamadığını, müvekkilinin ortak gözükmesi sebebiyle sorumluluğunun devam ettiğini ve şirketin borçlarından dolayı haciz işlemi ile karşı karşıya kaldığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya hisselerini noterde devrettiğinin tespitine, ticaret siciline tesciline karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin devrin iptalini istemediğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA 1-Davalı - karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davalı şirketin bütün işinin "Çadır Kebap" adlı bir kebapçı dükkanını işletmekten ibaret olduğunu, bu dükkanın ise 2016 yılından bu yana ortada olmadığını, tescile ilişkin davacının hukuki yararı bulunmadığını, diğer ortak davalı ...'e ulaşılamadığını, bütün bu olaylardan dört yıl sonra müvekkilinden olmayan kebapçı dükkanının %50'sinin tescilinin istendiğini, ortada şirket ve şirket defterlerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesinde; davacı-karşı davalının noterde elden 50.000,00 TL aldığını, ancak dükkanı başkasına yazılı olarak devredeceğinin öğrenildiğini, tescil yapılmadığına göre 50.000,00 TL'nin sebepsiz ve karşılıksız kaldığını, bu miktarın müvekkiline iadesi gerektiğini ileri sürerek 50.000,00 TL'nin 19.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı ile davalı ... arasındaki hisse devrinden haberinin olmadığını, ortada şirket ve şirket defteri bulunmadığını, yapılmış bir ortaklar genel kurul toplantısı olmadığını, dava konusu noter devrinin üzerinden 5 yıl geçtiğini, böyle bir tescil davası açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı İla Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden, limited şirket hisse devrinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 nci maddesine uygun şekilde noterde hazırlanan sözleşme ile gerçekleştiği, ortaklar kurulunun bu kararı kabul ettiği, buna rağmen ticaret sicili müdürlüğü kayıtlarına hisse devrinin düzenlenen ihtarnameye rağmen tescil edilmemesi nedeniyle açılan davanın tüm davalılar yönünden kabulü gerektiği, karşı dava yönünden; taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6102 sayılı Kanun'un 595 nci maddesinde düzenlenen limited şirket hisse devri karşılığında ödenen 50.000,00 TL'nin geri alınmasına ilişkin olduğu, 6102 sayılı Kanun'da düzenlenen bir konudan kaynaklandığı, ve ticari dava olduğu, davanın 6102 sayılı Kanun'a eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01.01.2019 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava dilekçesi kapsamı ile arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığı, davacı tarafından dava tarihinden önce usulünce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığı sabit olduğundan dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne hisse devrinin tescil ve ilanına, karşı davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen 06.10.2021 tarihli ek karar ile, davalı ... vekiline asıl ve karşı dava yönünden eksik istinaf harçlarını ikmal etmesi için gönderilen muhtıranın tebliğ edilmesine rağmen süresi içerisinde eksik harçları yatırmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararına karşı davalı - karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı - karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hukuki yararının bulunmadığını, ortada şirket olmadığını, davacının olmayan şirkete dava açtığını, şirketin defter ve kayıtlarının bulunmadığını, tümünün davacıda olduğunu, defter ve kayıtların müvekkiline göstermediğini, diğer ortağında bu devre rızası olmadığını müvekkiline sözlü olarak belirttiğini, kebapçı dükkanını kendisi çalıştırmaya devam ederek devirden 4 yıl sonra müvekkiline bu davayı açtığını, şirketin tek iştigal konusu olan kebapçı dükkanının noter devir senedinden sonra 8 ay kendisi çalıştırarak, sonrada üçüncü bir şahsa devrettiğini, diğer davalıya ulaşılamadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının halen resmi kayıtlarda %50 hissedar olarak göründüğünü, müvekkilinin hisse devir sözleşmesi yapıldıktan sonra diğer ortak davalı ...'ün müvekkilini arayarak kendisinin %50 ortak olarak hiçbir yerde imzası bulunmadığını, rızasının olmadığını, davacının dükkanı başka bir şirkete devir görüşmelerine devam ettiğini bildirdiğini, davacının herkesi aldattığını, karşı dava yönünden de davalının noterde 50.000,00 TL aldığını, tescil yapılmadığından 50.000,00 TL'nin sebepsiz ve karşılıksız kalması nedeniyle müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, ortada şirket ve şirket kayıtları bulunmadığını, bilirkişi incelemesi dahi yapılmadan hüküm kurulduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince karşı davaya yönelik harç ikmali için çıkarılan muhtıra ve bu muhtıranın usulüne uygun olarak tebliği üzerine muhtırada bildirilen kesin sürede karşı davaya ilişkin istinaf harçları ikmal edilmediğinden verilen ek karar isabetli ise de, asıl dava yönünden muhtırada belirtilen istinaf harcı hatalı olarak tespit edildiğinden muhtıraya sonuç bağlanamayacağından, asıl davaya ilişkin verilen ek karar usul ve yasaya aykırı olup, davalı ... vekilinin asıl davaya ilişkin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle ek kararın asıl dava yönünden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 598 inci maddesinin birinci fıkrasında, esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulabileceği düzenlendikten sonra, 598 inci maddesinin ikinci fıkrasında başvurunun 30 gün içinde yapılmaması halinde ayrılan ortağın, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabileceği, bunun üzerine sicil müdürünün şirkete, iktisap edenin adının bildirilmesi için süre vereceğinin düzenlendiği, davacının hisse devri davalı şirket ortaklar kurulunca kabul edildiği halde davalı şirket müdürü tarafından devrin tescili için ticaret sicil müdürlüğüne başvuruda bulunulmadığı, bu durum üzerine 6102 sayılı Kanun'un 598 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvurunun 30 gün içinde yapılmadığını gören davacı ortağın ticaret siciline adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için başvuru imkanı bulunduğu, davacı tarafından ticaret siciline yapılan bir başvuru bulunmadığı, doğrudan devrin ticaret siciline tesciline ilişkin dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu, İlk Derece Mahkesince davacının hisse devrinin tesciline ilişkin dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek tescil talebi yönünden açılan asıl davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, anılan talep yönünden davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu, öte yandan, davacıcı, dava dilekçesinde tescil talebinin yanı sıra davalı şirketteki hisselerini davalı ...'a noterde devrettiğinin tespitini talep ettiği, devir tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesi uyarınca; limited şirketlerde hisse devrinin gerçekleşmesi için ilk olarak, hisse devir sözleşmesinin yazılı olması ve imzaların noter tarafından tasdik edilmesi, ikinci olarak, devir işleminin ortaklar kurulu kararıyla kabul edilmesi gerekeceği, somut olayda işlemler gerçekleştiğine göre, davacının hisse devrinin tespiti talebi yönünden, hukuki yararın var olduğu kabul edilerek tespite karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin karşı dava yönünden ek karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı-karşı davacı vekilinin asıl dava yönünden ek karara yönelik istinaf talebinin kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına tescil talebinin hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı şirkette bulunan 500 payını davalı ...'a 04.12.2018 tarihli hisse devir sözleşmesi ve hisse devrinin davalı şirket ortaklar kurulunca 19.02.2016 tarihli kararıyla kabul edilerek devrettiğinin tespitine, karşı davaya ilişkin verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı - karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı - karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hisse devir sözleşmesi tarihinin 04.12.2018 olarak kararda yazıldığını, 19.02.2016 olarak düzeltilmesinin talep ettiklerini, davalı - karşı davacının süresinde istinaf talebinde bulunmadığını, süresinde istinaf harçlarını yatırmadığını, davalının istinaf itirazları dışında inceleme yapıldığını, müvekkilinin tescil konusunda defalarca ticaret siciline şifahen başvurduğunu, ayrıca 02.03.2021 tarihinde yazılı olarak da başvurduğunu ve olumsuz cevap aldığını, bu hususun temyiz aşamasında gözetilmesi gerektiğini, davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava; limited şirket hisse devrinin tespiti ve ticaret siciline tescili, karşı dava; hisse devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 598 inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle şirket hissesi devir tarihinin ilamda yanlış yazılması maddi hataya dayalı olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı - karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.